Hava Durumu

Bir Can'ın büyük başarısı

Yazının Giriş Tarihi: 16.06.2026 07:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.06.2026 07:58

Bu haftaki köşe yazımda; kendisiyle ve annesiyle yaptığım röportajdan çok mutlu olduğum, rol model olma yolunda büyük bir adım atmış, umutsuzluğunu umuda çevirmiş çok özel birini konuk edeceğim. Karadeniz’imizin güzel şehri Giresun’daki ailesinin kadim şehrimiz Bursa’ya göç etmesiyle gelecekten beklentilerini büyütmüş, eğitim hayatındaki doğru dokunuşların yaşam yolculuğunu nasıl olumlu yönde değiştirdiğine bizzat şahit olduğum birisi… Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencisi, serebral palsi (SP) hastası, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) Türkiye 256’ncısı genç kardeşimiz Salim Can Demir’in her bir satırı çarpıcı olan hikâyesini sizlerle paylaşacağım.

Röportajın detaylarına geçmeden önce Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu’ndan kısaca bahsetmek istiyorum. Bursa’mızın önemli özel eğitim kurumlarından Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu, Osmangazi’de faaliyet gösteriyor. Müdürlüğünü Mehmet Ali Erdur üstlenmiş durumda. Zihinsel engelli bireylerin kişisel gelişimlerine sosyal, kültürel ve mesleki alanlarda katkı sağlayan bu okul, nitelikli ara eleman vasfına ve iş ahlakına sahip bireyler yetiştirerek iş ve meslek alanlarında istihdam edilmesini kolaylaştırıp topluma kazandırmak vizyonuyla eğitim ve öğretime devam ediyor. Burada zihinsel engelli bireylerin; özel eğitim programlarıyla, bireysel özelliklerine uygun ortamlarda yetiştirilerek sosyal uyum sağlayan, üretken, bağımsız yaşayabilen ve iş yaşamına hazırlanan bireyler olmalarını sağlamak misyonuyla hareket ediliyor. Bu güzide eğitim kurumumuzda giyim ve üretim teknolojisi, mobilya ve iç mekân tasarımı, seramik ve cam teknolojisi ile matbaa ve el sanatları atölyelerinde çok önemli mesleki eğitim veriliyor.

Gelelim Salim Can Demir ve 4 çocuk annesi Elmas Demir ile yaptığımız röportajımızın ayrıntılarına… Önce anne ile koyu bir sohbete başladık. Heyecanı ve gururu adeta sesine yaşayan Elmas Demir, oğlunu hikayesini şu sözlerle özetledi:

“Salim Can’ın doğuştan gelen engelini 3 yaşında anladık. İkizi normal gelişim gösterirken Salim Can’ın aynı gelişimi göstermediğini fark ettik ve bu durum bizi oldukça üzdü. Daha önce ailemizde ve çevremizde bu engele sahip bir birey yoktu. Dört buçuk yaşında ilk ameliyatını yaptırdık. Fizik tedavi sürecinin de desteğiyle ilk adımlarını atmaya başladı. Bu gelişim, bizi oldukça mutlu etti. Baştaki umutsuzluğumuzu yavaş yavaş umuda döndüren bir adım oldu. Tedavi süreci devam ederken okul hayatına başlayan oğlum ve biz maalesef ciddi zorluklar yaşadık. Bu başta bizim hevesimizi kırsa da oğlumuzun geleceği için direndik ve zorlukları aşmak için çabaladık. Başlarda oğlumun ayağa kalkıp rahat hareket etmesi, bizim için yeterli bir gelecek hayaliydi. Okumaya hevesi vardı ama aile olarak ‘Nasıl desteğe devam edebiliriz? Gücümüz yeter mi?’ derken, öğretmenlerimizin de destekleriyle Salim Can ilk hayalimizi aldığı başarıyla başka bir boyuta taşıdı. Bugün çok ama çok gururluyum. Onun başarısı, ailemiz içinde çok büyük moral kaynağı oldu. Ailemizin ilk memuru olacak olması ayrı bir heyecan veriyor bize. Okulu bitirdikten sonra memur olarak atanması, ailesini kurması en büyük hayalimiz. Bu başarıda katkısı olan ve emeği geçen tüm öğretmenlerimize çok teşekkür ediyorum.”

Ailesine, öğretmenine, okuluna, Bursa’ya büyük bir gurur yaşatan Salim Can’ın söylediklerine de hep birlikte kulak verelim:

“18 yaşındayım, 11. sınıf öğrencisiyim. Engelli olduğumu 5 yaşımda anladım ve doğuştan gelen bu durumla yaşamak beni çok zorlamadı. İlk ve orta okulu kaynaştırma öğrencisi olarak okudum. Bu süreçte arkadaşlarımın bazı olumsuzluklarıyla karşılaşsam da ‘Ben hastayım.’ diyerek bu durumu geçiştiriyordum. Okul hayatım boyunca derslerimi aksatmasam da özel bir çaba göstermiyordum. Sağlık durumumla ilgili ameliyat ve sürekli fizik tedavilerim devam ederken bir taraftan da Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) raporuyla rehabilitasyon hizmeti alıyordum. Liseyi herhangi bir anadolu lisesinde okuma düşüncesi varken RAM raporumu yenilemeye gittiğimiz Osmangazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nin sekizinci sınıfta yönlendirme ve tavsiyesiyle Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu’na kayıt yaptırdık. Okulun içeriğini bilmiyordum. Garipsediğim süreçler ve kabullenmem biraz zaman alsa da sonrasında çok iyi arkadaşlarım oldu. Okula başladığım andan itibaren çok hevesli olmasam da hocalarımın kapasitemi keşfetmeleriyle birlikte beni motive etmeye ve EKPSS’nin geleceğim için en önemli süreç olabileceğini bana anlattılar. Bu süreçte öğretmenlerim Ali Sezer Diler, Tunahan Çambel, Şükrüye Başkaya ve Aslı Doğan Genç çok büyük destek verdi. Özellikle 10. sınıfta Aslı Doğan Genç Hocam, EKPSS’yi kazanabileceğime beni inandırdı ve sürekli olarak okul dışında da çalışmam için beni destekleyip yönlendirdi ve çok sıkı bir şekilde takip etti. Ekstra çalışmalar da yaptık. EKPSS günü çok heyecanlıydım. Sınav salonuna rahat ulaştım, sorulara bakmaya başladığımda biraz rahatladım. Bana kolay geldi sorular ama yine de sınav bittikten sonra aileme net bir şey söylemedim. Sınav sonucunu sabırsızlıkla bekledim. Sonucu öğrendiğimde de ‘Tam olmuş.’ dedim. EKPSS sonucunu Aslı Hocam ile gönderdim ve bu mutluluğu birlikte paylaştık. Benim engelime sahip ya da diğer engel gruplarındaki arkadaşlarıma, kardeşlerime tavsiyem şudur: Asla vazgeçmeyin! Umutsuzluğa düştüğünüz zaman sizi olumlu yönde motive edip yanınızda olanların söylediklerini dikkate alın. Asla olumsuzluklarla beslenmeyin. Asla pes etmeyin, tam aksine daha fazla çabalayın. Aldığım bu sonuçla sadece ben sevinmedim. Ailem, yakınlarım, arkadaşlarım, öğretmenlerim, okulum da bu sevince ortak oldu. Bu başarıların insanın kendisinin dışında başkalarını da mutlu edebileceğini unutmamak gerekir. Başkalarına yol gösterici olabilirler. Hedefim, okulumu bitirdikten sonra memur olarak atanmak ve aileme destek olup bir ev almak. Bana destek veren öğretmenlerime ve aileme çok teşekkür ediyorum.”

Bir insanın yaşam yolculuğuna girenlerin onu nasıl olumlu ya da olumsuz etkilediği, hayat hikayelerinde hep karşılaştığımız bir durum. Salim Can Demir’e hayat yolunda eşlik eden doğru insanlar, onun hayal etmediği bir başarıyı birlikte yazmayı vesile olmuş. Hiç kuşku yok ki aile ve okul desteği, engelli bireyler üzerinde çok büyük etkiye sahip. Rol model alınması gereken hikâyenin baş kahramanı Salim Can’ı büyük azmi ve örnek başarısından dolayı kutluyorum. Desteğini esirgemeyen ailesine ve onu doğru bir şekilde kararlılıkla yönlendiren başarılı öğretmenlerini de yürekten tebrik ediyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.