Bu hafta 10 yıl sonra gelen çifte Avrupa Şampiyonluğunu masaya yatıracağız. Görme Engelliler Kadın ve Erkek Goalball Milli Takımlarımız, Finlandiya'nın Lahti şehrinde 5 Ekim’de sona eren Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon olma başarısını elde etti.
Şampiyonluğun detaylarına geçmeden bu satırlarda sıkça bahsettiğim goalball branşını bir kez daha kısaca hatırlatayım istedim... İkinci Dünya Savaşı sonunda kör olan Alman gazilerin rehabilitasyonu için ortaya çıkartılmış bir oyun bu. Engelli sporları ana spor branşlarının engel grubuna göre uyarlanması ve düzenlenmesiyle ortaya çıkmıştır. Futboldan ampüte futbol, voleyboldan oturarak voleybol ve basketboldan tekerlekli sandalye basketbol gibi…
Engele özgü tek branş olan goalball, görme engellilerin ana spor branşıdır. Goalball oyunu, yenilikler eklenerek günümüzde görme engellilerin oynadığı en önemli olimpik spor branşı haline geldi. Oyun, voleybol sahası ölçülerindeki alanda oynanır. 9 metre eninde, 130 santim yüksekliğindeki kale ve bin 250 gram ağırlığındaki 7 numara zilli top temel malzemelerdir.
Hiç görmeyen ya da az gören oyunculardan oluşan 3'er kişilik takımlar sahadaki yerlerini alır. Gözleri, göz pedi ve ışık geçirmez maskeyle kapatılan goalball oyuncularının bölgelerini ve yönlerini bulmaları için yerler, uygun iple kabartılır. Oyun içerisinde hücumda sadece elle top atışına izin verirken savunmada tüm vücut kullanılabilir. 12 dakikalık 2 devre halinde oynanan oyun, maçın her hangi bir zaman diliminde 10 farka ulaşan takım lehine teknik sonuçla tamamlanır.
Şimdi gelelim güncel konumuz olan Avrupa Şampiyonasına... Kadın Goalball Milli Takımımız, 3 paralimpik şampiyonlukları göz önünde bulundurulunca ‘kesin favori’ olarak şampiyonada yerini aldı. Millilerimiz; Büyük Britanya, Finlandiya, Almanya, Polonya, Macaristan ile birlikte A grubunda yer aldı.
Grup maçlarının tümünü ezici üstünlükle kazanan kızlarımız, çeyrek finalde Fransa'yı ve yarı finalde de ev sahibi Finlandiya'yı rahat şekilde yenerek finale yükseldi. Finalde bebek katili, soykırımcı ülkeyi sahadan silerek dördüncü kez Avrupa Şampiyonluğu’nu kazanmaları tarihe not düşülecek bir unsurdu. Aynı ülkeyi olimpiyat finalinde de yenen kızlarımız bu galibiyeti de Gazze’deki masum kardeşlerimize armağan ederek ayrıca ses getiren bir davranışa imza attı. Dünyanın bir numaralı kadın goalball oyuncusu olan Kaptanımız Sevda Altınoluk, otoriteleri şaşırtmadı ve yine ‘gol kraliçesi’ olarak ayrı bir gurur yaşattı ülkemize.
Erkek Milli Takımımız da Finlandiya, Büyük Britanya, Litvanya ve Polonya ile birlikte D grubunda yer aldı. Grup maçlarında karşı takımlara şans tanımayan millilerimiz, tek tek rakiplerini yendi ve grubu lider tamamladı. Çeyrek finalde Karadağ'ı ve yarı finalde Almanya'yı parkeye gömüp finalin yolunu tuttular. Final rakibimiz ise son olimpiyat finalisti, son Avrupa Şampiyonu Ukrayna oldu. Favori iki takımın finalde olması beklenen bir durum olsa da otoriteler; uzun süren galibiyet serisi, sürekli kürsüde yer alması nedenleriyle psikolojik üstünlüğü Ukrayna tarafında görüyordu. Rakibimizin bir adım önde görülmesinin millilerimiz ve kafilemiz için hiçbir değeri yoktu. Nitekim öyle de oldu. Olağanüstü mücadeleleri ile Ukrayna'yı parkeye gömen millilerimiz 10 yıl sonra tekrar Avrupa Şampiyonluğunu kazanarak Finlandiya'da ikinci kez gururla İstiklal Marşımızı okuttular.
Hem erkek, hem de kadın takımımız Avrupa'nın en büyüğü olurken oynadıkları bütün maçları kazanmanın haklı gururunu da yaşattılar. Konuyla ilgili Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Ayhan Yıldırım, “Çifte zaferi bize yaşatan sporcularımızı, teknik ekibimizi kutluyorum. Büyük bir özveriyle, yoğun çalışma temposunda hazırlandığımız Avrupa Şampiyonası'nda verdikleri sözleri yerine getirdiler. Federasyon olarak gençleşmeye çok önem veriyoruz. Hız verdiğimiz gençlere yönelik çalışmalarımız A milli takımlarda da sonuç verdiğini görmek bizleri mutlu ediyor. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek. Gelecek, gençlerimizin elinde. Devletimizin bize verdiği imkanları en doğru şekilde görme engelli sporu için kullanıyoruz. Bu başarıların; başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Sayın Hamza Yerlikaya ve Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır'ın destekleri sayesinde olduğunu ifade etmek isterim. Kendilerine sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca maddi-manevi destek veren herkese teşekkür ediyorum. 10 yıl sonra gelen çifte Avrupa Şampiyonluğu camiamızın, kulüplerimizin tüm ortak paydaşlarımızın zaferidir. Emek ve destek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum. Ayrıca şunu da ifade etmeliyim: Kızlarımızın final maçı, bizim ve ülkemiz için ayrı bir önem taşıyordu. Çok şükür rakibimizi yendik. Ben, İsrail'i nefretle kınıyorum. Gazze'de soykırım yaşanıyor ve bizler buna sessiz kalmayız.” diye konuştu.
Muhteşem zaferleri bize yaşatan Kadın ve Erkek Milli Takım kafilelerimizi yürekten kutluyorum. Böyle bir çırpıda anlatılacak başarı değil bu elbette. Çok büyük başarı, hem de çok! Millilerimiz, sahada verdikleri mücadelenin yanında, masum insanların sesi olarak duruşlarını gösterdiler.
10 yıl sonra gelen çifte zaferin arka planında çok ilginç hikayelerin olduğunu biliyorum. Belki zamanla bu hikayeleri de sizlerle paylaşabilirim. Tüm görme engelli spor camiasına hayırlı olsun. Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Ayhan Yıldırım ve ekibine de nice zaferler diliyorum.