Ali GENÇ

Ali GENÇ

aligenc@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
EKPSS atamaları mutlu etti mi?
12 Ocak 2020 Pazar, 09:18

Engelli bireylerin sabırsızlıkla beklediği 19-23 Aralık tarihlerinde yayınlanan 2019-EKPSS/Kura ile Engelli Kamu Personeli Yerleştirme Tercih Kılavuzu'nda belirtilen kurallara göre kılavuzda yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyi kadrolarına ve kura ile engelli memur yerleştirme sonuçları açıklandı.
Kadrolara yerleşenler büyük mutluluk yaşarken yerleşemeyen birçok engeli birey, feryat figan sosyal medyadan seslerini duyurmak için harekete geçti. Değerli okuyucularım, önce mevcut durumu özetleyip yerleşemeyen kardeşlerimizin haklı mı, haksız mı olduklarına gelin birlikte karar verelim...
TÜİK'in en güncel verilerine göre işsizlik oranı yüzde13,4. Bugün 4 milyon 396 bin kişi işsiz. Genç işsizlik yüzde 25,3 oranında. Yani 4 gençten biri işsiz... Genç kadınlarda işsizlik yüzde 31,8. 3 genç kadından biri işsiz. Okumayan ve işsiz genç oranı yüzde 26, genç kadınlar yüzde 34,3... Kayıt dışı yüzde 34,9 yani 3 çalışandan biri sosyal güvenlik kapsamı dışında. Son verilere göre işsiz Sayısı 4,4 milyon... İşsiz sayılmayan ancak 'İş olsa hemen çalışırım' diyen 2 milyon 175 bin kişi de dâhil edilince gerçek işsiz sayısı yaklaşık 6,6 milyon kişiye tekabül ediyor. Geniş anlamda işsizlik yüzde 20 denilebilir!
Daha önceki yazılarımda da istihdamın engelliler üzerindeki olumlu etkilerini defalarca dile getirdim. Ana temayı tekrar anımsatayım: Yaptığı iş doğrultusunda üreten, kendisine yeten, ailesine ve çevresine yük olmadan yaşamını devam ettirerek tüm sorunları en aza indirgeyip, mutlu mesut yaşayan bireyler olurlar...
İş demek aş demektir, aş demek eş demektir, eş demek yuva demektir. Bu kardeşlerimizin devlet güvencesinde, çalışan birey olmaları, bunu en üst perdeden dile getirmeleri en doğal hakları. Keşke tüm engelli bireyler, devlet kadrolarında işlerini yapabilse. Bugün herkes neden atanamadığını sorguluyor ve torpilin hâlâ devrede olduğu iddiası ile 'Ankara'da dayı' klişesini dile getiriyor.
Memur kadrolarında yer almak için, devlet eliyle açılan bir sınav uygulamasının olduğunu unutmamak gerekir. Sınav varsa sonucunda en yüksek puanı alanın, o kadroyu tercih edip atanması normal olanıdır. Kadroların açıklanmasından sonra araştırmacı bir yazar olarak, sayısız whatsapp gruplarını, sosyal medya hesaplarını, STK'ların yaptıkları açıklamaları, yazışmaları takip edip inceledim. Tek ses olarak hak arayışında olma, bu çabayı sarf etme, bunun için organize olma çabası bile güzel. İşte bu açıklamalardan birisini kısa olarak sizlerle paylaşmak istiyorum:
Arkadaşlar sesimizi duyurmalıyız. Bakın geçmiş yıllarda 3 ayrı atama ve sayıları da yüksek iken, 2018 sınavıyla sadece iki atamayla toplam 3400 kişi alındı, bunların çoğu imam-hatip, özel nitelikler oldu ve boş kadrolarla karşı karşıya kaldık Alım sayısı az oldu 3. atama hakkımızdır! Biliyorum ki sağlık, öğretmen ve farklı alanlardan kadro bekleyen var. Ayrıca emek verip çalışmış (kim hangi şartlarda ne kadar süre, nasıl çalıştı bilemeyiz)... O yüzden cahil kafalardan, 'Yüksek al, atan' klişesini es geçip hakkımızı arayalım. Tekrardan sınava girip o stresi yaşamak ve beklemek yerine hakkımızı arayalım. Sınırda kalan arkadaşlarımız var. Memurlukta 80, özel niteliklerde 77 ile 2 yıllık emek sonrası kıl payı kaçmasın. Hakkımız olan 3. atamayı isteyelim. Geçmiş yıllarda birlik olunup atama yaptırılmıştı. Puanlar 68'e kadar düşmüştü ve şimdi biz 2018 mağdurlarıyız. Bu moral ve psikoloji ile kimileri için zorlu şart altında tekrar sınava girmek mi! En azından ön lisans-lisans 70-75 üzeri, lise 80 üzeri arkadaşlara sesleniyorum: İzleyici olacak mısınız?
Gelin birlik olalım. Atanan, sınava ilk kez girecek tüm engellileri en azından bir tweet desteğini istiyoruz. Gelin birlik olup sosyal medyada özellikle Twitter'da, haber kanallarında gündem oluşturalım. CİMER'e yazalım, Federasyon'u itekleyelim. Hatta gerekirse toplanalım, sesimizi duyuralım. 2018 sınavının hakkı olan mart atamasını ve tüm engelliler için kotanın yüzde 5 olmasını isteyelim!
Bu kardeşimizin dile getirdiği hak arayışını desteklediğimi belirtmek istiyorum.