Hava Durumu

Vicdan pazarlamasına hayır!

Yazının Giriş Tarihi: 25.05.2026 08:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.05.2026 08:06

Toplum olarak yardımlaşmayı severiz. Zor günlerde bir araya gelmeyi, soframızı paylaşmayı, ihtiyaç sahibine el uzatmayı önemseriz. Özellikle Kurban Bayramı gibi manevi yönü güçlü dönemlerde dayanışma duygusu daha da görünür hale gelir. Ancak konu engellilere yönelik yardım ve bağış çalışmalarına geldiğinde, iyi niyetle yapılan birçok davranışın aslında yanlış bir anlayışı beslediğini de görmek gerekiyor.

Ülkemizde engellilere yönelik yardım faaliyetlerinin önemli bir kısmı hâlâ ‘acıma’ duygusu üzerinden şekilleniyor. Oysa engelli bireyler toplumun merhamet nesnesi değil, eşit haklara sahip bireyleridir. Bir tekerlekli sandalye dağıtımını kameralar eşliğinde yapmak, yardım edilen insanları uzun uzun teşhir etmek ya da yapılan desteği bir reklam malzemesine dönüştürmek, yardımdan çok vicdan gösterisine dönüşüyor. İnsan onurunu korumayan hiçbir yardımın gerçek anlamda değer taşıdığını düşünmüyorum.

Bir başka önemli yanlış ise engelli bireylerin yalnızca belli günlerde hatırlanmasıdır. 3 Aralık’ta, Engelliler Haftası'nda, birkaç paylaşım yapmak, bayramlarda, birkaç koli dağıtmak ya da birkaç saatlik farkındalık etkinliği düzenlemek, sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor. Çünkü asıl mesele; erişilebilir şehirler kurabilmek, eğitimde fırsat eşitliği sağlayabilmek, istihdam alanlarını genişletebilmek ve sosyal yaşamın her alanında engelleri kaldırabilmektir.

Ne yazık ki bazı yardım kampanyalarında engelli bireylerin başarısı bile yanlış anlatılıyor. “Azmine hayran kaldık”, “Engeline rağmen başardı” gibi ifadeler çoğu zaman farkında olmadan ayrımcı bir dil oluşturuyor. Çünkü mesele; bireyin engeli değil, toplumun koyduğu engellerdir. Bir insanın eğitim alabilmesi, işe girebilmesi ya da sosyal hayata katılabilmesi kahramanlık hikâyesi değil, en temel hakkıdır.

Öte yandan bütün bu eleştiriler, yardımlaşmanın önemini azaltmıyor. Tam tersine; gerçek dayanışmanın nasıl olması gerektiğini yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Kurban Bayramının özü de zaten paylaşmak, dayanışmak ve birbirinin yükünü hafifletmektir. Bir çocuğun eğitimine destek olmak, bir işitme cihazına katkı sunmak, erişilebilir projelere destek vermek ya da bir engelli bireyin istihdama katılmasına vesile olmak; yalnızca maddi yardım değil, toplumsal dönüşüm anlamına gelir.

Bu bayramda yardım ederken yalnızca vicdanımızı rahatlatmayı değil, insanların hayatına gerçekten dokunmayı hedeflemeliyiz. Gösterişten uzak, insan onurunu koruyan, sürdürülebilir ve bilinçli dayanışma anlayışı; toplumumuzu daha güçlü hale getirecektir.

Kurban Bayramımızın tüm insanlığa sağlık, huzur, birlik ve gerçek dayanışma duygusu getirmesini diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.