Dünyanın ilk çocuk bayramının kutlandığı ülkede küresel boyutta internet oyunları üzerinden çocuklarımız nasıl radikal katillere dönüşüyor?
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara saldıran yine aynı okulun öğrencileri, bu çocuklar internette hangi tuzaklara düştü de ne aileleri ne öğretmenleri ne devlet fark etti.
Avrupa ve ABD’de İncel faciaları yaşandığında kısacası internet üzerinden çocuklar üzerine kurulan tuzaklarda çocuk yaşta diyeceğimiz çocuklarımız bir anda sıradan katillere taş çıkartacak katliamlar yapıyorlar.
Devletler internet üzerinden çocukların sıklıkla oynadıkları yok etme öldürme tarzındaki oyunları denetlemeye başladılar biz başlayamamış durum onu gösteriyor. Ahali olarak hep sonuç odaklıyız sonucun nedenleri araştırmak kimsenin işine gelmiyor bedelini masumlar ödüyor.
Kahramanmaraş’ta katliam yapan bir çocuk hem de saldırdığı okulun öğrencisi ve tehlike geliyorum demiş başta ailesi çocuklarının tedavisi için elini taşın altına koymamış hatta emniyetçi baba oğlunu atış poligonuna götürmüş silahla ateş ettirmiş.
Böyle bir emniyetçi ve baba olur mu?
O poligon yetkilisi nasıl izin verdi?
O babanın derhal meslekten atılması gerekmez mi?
Devletin savunma refleksi neden toplum içindeki yanlışlıklara karşı uyarı vermiyor!
İnternet üzerinden kurulan tuzaklar çocuk boyutuna gelirken sözüm ona küresel devletler kendilerinde yasaklıyor fakat menfaati olan ülkelerde oynanmasına bilerek göz yumuyorlar.
Şuan radikal olmuş kaç çocuğumuz var toplum içinde bilmiyoruz illa bir olay olması mı gerekiyor bilmemiz için.
Malum olay herkesi tedirgin etti ve üzdü, varlığı ile her zaman onur duyduğum bir muallim büyüğüm işin farklı bir gerçeğini bana gönderdi sağ olsun.
Bir akademisyenimizin inceleme sonucu çok düşündürücü
“Okul Saldırganlığı (School Shoting); özellikle rastgele hedefler seçen ve toplu ölümlerle sonuçlanan okul saldırganlığı, ABD dışında hemen hemen bütün ülkelerin yeni karşılaştığı bir olgu. Diğer bir ifadeyle şiddetin özel bir biçimi. Örneğin daha yeni yapılan (Ocak 2026) bir araştırmaya göre 2009-2018 yılları arasında ABD’de 288 okul saldırısı olmuşken bu rakam Kanada, Fransa, Almanya, Japonya, İtalya ve Birleşik Krallık ’ta toplamda “beş”tir. ABD’deki sayı diğer gelişmiş 6 ülkenin toplamından 57 kat daha fazladır. Bu sonuçlar “okul saldırganlığı” gibi bir olgunun ortaya çıkması için bazı özel şartların da bir arada bulunması gerektiğini düşündürmektedir.
Yapılan çalışmalar rastgele ateş açılan, toplu katliamlarla sonuçlanan “okul saldırganlığını okulda yapılan tekil şiddetlerden ayırmak gerektiğini belirtir. Okul saldırganlığına ilişkin yapılan bazı çalışmalar bu sürecin genelde 5 aşamadan geçtiğini belirtiyor: 1)Fikir 2)Hazırlık 3)Planlama 4)Yaklaşma 5)Eylem.
Önleme için genelde ilk üç aşamanın (özellikle ikinci aşamanın) “kritik” olduğu ifade ediliyor. Saldırıyı yapacak öğrenci genelde bu aşamada saldırıyı yapacağına dair bir sinyal verir: Ya bundan yakın çevresine söz eder, ya sosyal medya paylaşımlarında bunu hissettirir ya da davranışlarında belirgin değişiklikler olur. Fakat genellikle bu sinyaller okul sistemi tarafından algılanmaz”
Bu tespit Afyon Kocetepe Üniversitesinden öğretim üyesi Mücahit Gültekin’e ait tespitinin sonunda “Fakat genellikle bu sinyaller okul sistemi tarafından algılanmaz” sonucu çok düşündürücü bu olaylarda hepimiz suçluyuz demektir kimse benim sucuk yok dememeli.