Siyasette butlan depremi her kesimi yerinden sarstı hem iktidar hem muhalefette taşlar yerinden oynadı.
CHP hakkındaki Butlan kararı toplum tarafından kabul görmedi gördü gibi yayınlarda toplumda tutmadı, sokakta vatandaş bu kararı uygun görmedi.
Geçtiğimiz gün sabah erken saatlerde çay ocağında vatandaşlarla sohbetimizde konu butlandı ve altını çizerek söylüyorum her görüşten arkadaşlarım vardı hepsi uygulamaya öfkeliydi.
İktidar her hafta anketler yaptırıyor biliyorum lakin benim gördüğümü onlarında gördüğüne hiç şüphem yok bir çığ geliyor toplum üzerine. Butlan kararı olsun siyasilerin tutarsızlığı olsun genel olarak siyasetçi profili hiç bu kadar yerlerde sürünmemişti.
Siyasetçilerin koltuk savaşları fikirsel yönden elbette normal olabilir lakin bizim siyasetçiler kural dışı oldukları için faturası vatandaşa kesiliyor.
Örnek mi?
Cumhuriyet Halk Partisi hakkında verilen “mutlak butlan” kararı sonrasında Borsa İstanbul'da deprem etkisi yarattı. Karar açıklandığı andan itibaren Borsa İstanbul sert düşüşe BIST 100 endeksinde kayıp yüzde 6'yı, bankacılık endeksinde ise yüzde 8’i aştı. Düşüşün ardından devre kesici çalıştı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) kararın ardından, yüzde 3,7 yükselişle 250 baz puana çıktı.
CHP lideri Özgür Özel’e göre kararın açıklanmasından sonra zarar 10 Milyar dolar karşı tarafta ise açıklamalar spekülasyon olarak değerlendiriliyor.
Kim haklı?
Bilmiyorum ama vatandaş hiç aklı değil bu kavgada çünkü kavganın tarafı değil.
Tanıdığım bir uzman ekonomiste sordum yaşananların ekonomiye katkısı tartışmasını “İktidar siyasi alanı daraltarak yol almaya çalışırken, aynı anda finansal istikrar görüntüsünü korumak zorunda. Bunun için, kısmi dövize erişimin kısmen sınırlanması, rezerv yönetimi, yüksek faiz ve kredi sınırlamaları bu sürecin kriz yönetimi araçları haline geliyor.
İktidarı seçime yönlendirecek bir zorunluluk yok. Hele ki bu ekonomik zorluklar altında iktidar için seçime gitmek en son seçeneklerden biri olacaktır. 2027'den önce seçimi beklemek akılcı olmaz.
Kısacası, iktidarın otoriter konsolidasyon adımlarına karşı “piyasalar buna izin vermez” beklentisi gerçekçi değil. Geçmişte de gördük. Şimdi de geçerli: Piyasa tepkileri tek başına siyasi değişimi tetiklemez. Liberal kaderciliğe kapılmadan, bu sürecin ancak toplumsal ve siyasal mücadeleyle geriletilebileceğini görmek gerekir” dedi.
Borsadan yabancı sermaye çıkışına dikkat çekti bu ne demek faturaların şişmesi demek muhalefet erken seçim istiyor doğal olarak selden odun kapmak için ama ekonominin dengeleri seçimi kaldıracak kadar hassas değil.
Gerçi tok açın halinden anlamak vatandaşın sorumlu olmadığı siyasetteki kavganın bedelini hep biz ödüyoruz, demokrasimiz demokrasi değil, adalet tam tecelli etmiyor 80 yıldır düzelmeyen ekonomi, ne olacak bu memleketin hali durumu devam ediyor.