Efendim, geçtiğimiz pazar günü Yenişehir Belediyesinin “Doğa Yürüyüşü” programına katıldım doğada yürümek çok güzel lakin benim gibi spor konusunda hamsanız telef olabilirsiniz bu uğurda.
Yürüyüşe sanırım ilk ben başladım yokuş yukarı sanırım en fazla yüz metre yürüdükten sonra stop ettim, Allahtan belediye zabıtası aracı geldi herkesten önce ilk etabı geçtim ama arkamdan atletizmle ilgilenenler koşarak geldiklerini görünce “Ey Allah’ım gençlik ne kadar güzel bir şey” dedim.
Yenişehir Belediyesinin düzenlediği doğa yürüyüşüne ilçe kaymakamı Ümit ALTAY, Belediye Başkanı Ercan Özel, İbrahim Orhan MYO Müdürü Prof. Dr. Nazmi İzli, ilçede arama kurtarma birlikleri ve gençler katıldılar tabi arada kıdemli gençlerde vardı ben hariç yahu adam 73 yaşında bana tur bindirdi hem iki sefer iyi mi?

Bu gibi etkinliklerde tanışmak çok önemli bir gazeteci olarak yeni yüzler tanımak onların güne dair düşüncelerini öğrenmek büyük bir zenginlik. 222 kişinin katıldığı doğa yürüyüşünde öncelikli konular gençler arasında üniversite sınavları genel olarak ise finalde köfte ekmek mi yoksa sucuk ekmek mi tartışmasıydı.
Bu sucuk köfte tartışmasının Yenişehir’e özel üslupla olması gerçek ’ten çok komikti ve insanların gülmeye ihtiyacı olduğuna bir kez daha şahitlik ettim, bazı bölgelerde cep telefonları çekmedi iyi de oldu çünkü katılımcılar bir birileri ile konuşmak zorunda kaldılar.
Örneğin gençler ilçe kaymakamı ve belediye başkanıyla zaman geçirdiler akıllarına gelen her soruyu sordular devletin aslında kendilerine uzak olmadıklarını anladılar, hatta genç bir kızımız demek kaymakam bu sorusunu sordu.
Önceden köylerimiz misafirlerini kalabalık olduklarında ortaklaşa misafir ederdi, kültür köprüsünün altından belli ki çok sular akmış isterdim ki Kıblepınar ve Süleymaniye sakinlerinin gençleri ev sahipliği yapsaydı ne güzel olurdu.
Yürüyüşün ikinci etabında sırtımızı Yenişehir’e verirken yüzümüzü İznik gölüne çevirdik, bir tarafta Yenişehir ovası diğer tarafta İznik gölü manzara harika hele de sucuk ekmek, ayran ve çay olunca zaten yorgunluk vardı herke bir güzel dinlendi.
Yürüyüşün son etabının başlangıcı yine yokuş yukarı olunca herkesten önce yola çıkıp adını vermeyeyim kızı Yağmur ile birlikte araçla bitiş noktası Süleymaniye köyüne beş dakika topukladık. Bizim için yürüyüş bitmişti zaten iki saat erkenden bitirmiş olduk.
Yürüyüşün finalinde katılımcılarla sohbet vardı Süleymaniye köyünde moderatörlüğü belediye başkanı Ercan Özel yaptı görüşleri aldı soruları yanıtladı ve 17 Mayıs gününe ikinci doğa yürüyüşü için mutabık kalındı.
Güzel bir gündü yürüyüşe katılanlar acaba aynı yoldan Hun Türklerinin, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın Osman -Orhan Gazilerin hatta Nilüfer Hatunun veya İbni Batuta ve son İznik kralı IV. İoannis Laskaris’inde aynı yoldan yürüdüğünü biliyorlar mı?
Veya aynı yolun kurtuluş savaşında bir milletin kaderini değiştirdiğini.
Dipnot olarak “Daha da gelmem Ercan başkan doğa yürüyüşü derken telef olacağım zaten iki telefatımız oldu” dedim sanırım günün esprisi bu sözler oldu çünkü benim gibilerin sayısı hiç de az değil.