Ne tuhaf milletiz bir türlü sahip olduklarımızın değerini bilmiyoruz, iyi kötü bir demokrasimiz var onu da yüzümüze gözümüze bulaştırmayı iyi beceriyoruz.
Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı Adalet ve İçişleri bakanlarını değiştirdi karar resmi gazetede yayınlandı ve teskereleri TBMM’ye gönderildi. Anayasa ve iç tüzük gereği teskere meclise geldikten sonra ilk oturumda yeni atanan bakanların yemin etmesi gerekiyor.
Her şey buraya kadar normal olarak uygulandı ama iş TBMM’de yemin etmeye gelince meclis genel kurulu karıştı.
102 yıllık Cumhuriyetimiz var 1946 yılından beridir çok partili seçimler yapılıyor ama siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi demokrasiyi bir türlü hayata geçiremiyoruz.
Bu kadar yıllık meslek hayatımda TBMM’de böyle bir yemin töreni olduğunu görmedim.

Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek olunca CHP küplere bindi ve Gürlek’i TBMM çatısı altında görünce başta İstanbul’un tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun intikamını alırcasına Anayasa bahane edilerek milletin kürsüsünü işgal eyleminde bulundular.
Aslında olay çıkacağı belliydi ve TBMM Başkanvekili oturum öncesinde partilerin grup başkanvekillerini topladı ve olayların çıkmaması konusunda görüş birliğine vardılar lakin gurup başkanvekilleri kavganın çıkmasını önleyemediler.
Malum mecliste kavga çıkınca genellikle hep aynı yüzler sahnede oluyor, Ak Partiden eski futbolcu Alpay Özalan ve Osman Gökçek ve CHP’den Mahmut Tanal.
Şimdi sormak lazım kavga çıktı da ne oldu?
Bakanlar yemin etmedi mi?
Ettiler ve görevlerine başladılar fakat bu görüntüler hafızalarda kalacağı gibi dünya medyasında nasıl demokrasiyi uygulayamadığımızı bir kez daha ispat ettik, aferin bizlere.
102 yıldır şark kültüründen kurtulamadık ne diyordu ulu önder Atatürk “Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir. Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkûmdurlar. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir. Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz” demişti.
Fakat demokrasi bize fazla geldi kendi elimizle oy hakkını siyasi partilerin başkanlarına verdik onlarda kendilerine göre bir demokrasi yarattılar ve gerçekçe seçmediğin vekiller tarafından temsil ediliyorsun demokrasi zemininde.
Kurşun asker misali vekillerimiz olunca milletin meclisinde kavga şovları daha çok olur hatta yumruk atanlar vatan kurtaran kahramanlar gibi sosyal medyada servis edilir.
Oysa yeni iki bakan sadece yemin edeceklerdi hepsi o kadar, ettiler sonuçta ama demokrasiye yakışmayacak görüntülerle geriye kavga görüntüleri kaldı o kadar.