Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Türkiye'de kürtaj

    Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 30.12.2021 08:01

    Kürtaj konusu Türkiye'de her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Dini bakımdan uygun olup olmadığı bir taraftan, yasal bir işlem olup olmadığı diğer taraftan seneler boyu tartışılmıştır.

    Eğer kürtajın hukuki temelini sosyal paylaşım platformlarında veya forum gruplarında ararsanız yasal olmadığına dair birçok bilgi edinebilirsiniz. Doğru olan ise kesinlikle bu değildir. Her ne kadar ülkemiz yasaları anne karnında bulunan ve cenin adı verilen varlığa birtakım haklar vermişse de çocuğun belli süreleri aşmamak kaydıyla aldırılabileceğini de hüküm altına almıştır.

    Öyleyse Türkiye'de kürtaj belli şartlara bağlı olarak gerçekleştirilebilecektir.

    Unutulmaması gereken ilk şart ise kürtajın ancak uzman hekimler tarafından ve steril hastane ortamında yapılması gerektiğidir.

    *****

    Kişiliğin başlangıcı ve sonu, Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesinde şu şekilde açıklanmıştır:

    "Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.
    Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder."

    Bu konuyu en güzel açıklayacak örnek şudur:

    "Ocak 2020'de ana rahmine düşen bir çocuğun biyolojik babası Mart 2020'de yani çocuk henüz anne karnındayken vefat etmiş olsun. Ekim 2020'de çocuk sağ olarak dünyaya geldiğinde her ne kadar babası çoktan ölmüş olsa da, çocuğun sağ olarak doğumuyla birlikte "ana rahmine düştüğü andan başlayarak" hak ehliyetine sahip olacağı kabul edildiğinden, babası öldüğünde ana rahmine düşmüş olan ve sağ olarak dünyaya gelmiş olan çocuk vefat eden babasının yasal mirasçısı olacaktır."

    Böylece hak ehliyeti ancak sağ doğmak koşulu ile kazanılabildiğinden ceninin ölü doğması yani örneğin kürtaj ile alınması halinde hak ehliyetine kavuşamayacak, söz gelimi miras hakkını elde edemeyecektir. Bu bakımdan ceninin hak ehliyetine ilişkin bu düzenlemesi miras hukuku bakımından önem arz etmektedir.

    *****

    Ceza hukuku bakımından, ceninin yani anne karnındaki bebeğin kürtaj işlemi ile veya başkaca dış etkilerle yaşamının sonlandırılması kural olarak suç kabul edilmiş bulunmaktadır.

    Bu durumda Yargıtay "kasten öldürme" suçunun oluşmayacağı kanaatindedir. Yargıtay'a göre kasten öldürme suçunun mağduru olabilmek için öncelikle anneden sağ olarak doğmuş olmak gerekmektedir. Örneğin hamile bir kadının karnının tekmelenmesi sonucu ceninin düşmesi halinde, TCK 81′deki kasten öldürme suçuna ilişkin hükümlerin uygulanması mümkün olmayacaktır. Bu durumda şartları oluşmuşsa anneye karşı işlenmiş kasten yaralama suçu gündeme gelecektir.

    Kürtaj hakkında başvurulması gereken maddeler Türk Ceza Kanunu'nun Çocuk Düşürtme başlıklı 99. maddesi ile Çocuk Düşürme başlıklı 100. maddesi olmalıdır.

    Buna göre; rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Hamile bir kadının çocuğunu rızası olmaksızın zorla düşürtmek istisnasız suç kabul edilmektedir.

    Aynı şekilde tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi de iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında da bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunacaktır.

    *****

    YASAL ZEMİNDE KÜRTAJ

    "Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur."

    Madde hükmünden anlaşılacağı üzere, gebelik süresi on haftayı aşmamış olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi yani kürtaj yaptırması mümkün kabul edilmiştir.

    10 haftasını doldurmuş olan ceninin düşürülmesi, annenin rızası olsa dahi hemen yukarıda yazılı hüküm gereği suç kabul edilmektedir.

    10 haftasını doldurmuş bir ceninin düşürülmesi ise ancak tıbbi gerekliliğin bulunması haline özgü olarak hukuka uygun kabul edilebilmektedir.

    *****

    CİNSEL SALDIRI SONRASI HAMİLELİKTE KÜRTAJ

    Kanun tüm bu bahsedilenlere ek olarak kadının mağduru olduğu bir suçtan dolayı, örneğin bir tecavüz suçu sonrası hamile kalınmış olması halinde 10 haftalık sınırı 20 haftaya yükseltmektedir.

    "Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar