Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Avrupa bize ' retorik' bakarken!

    Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 15.01.2021 08:06

    Son günlerde sıkça dile getiriliyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın " Geleceğimizi Avrupa ile birlikte kurmayı tasavvur ediyoruz" sözlerinin arka planına bakmak lazım.

    "Avrupa bizim stratejik önceliğimizdir" açıklamalarıda önemli elbet.

    Ekonomik, ticari, sosyal bir çok alanda Türkiye Avrupa'sız...

    Avrupa Türkiye'siz olabilir mi?

    İhracat rakamlarına baksanıza AB ülkelerine...Veriler Ticaret Bakanlığının..

    2020 yılında en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz bölge 81,2 milyar dolar ile Avrupa Birliği. Almanya'da 16 milyar dolar ile başı çekiyor!

    İbre bugünlerde tekrar Avrupa'ya döndü..

    Peki Avrupa'nin ibresi hangi tarafta.?.

    Türkiye'de bu dönem ekonomik, siyasal, sosyal, hukuksal reformlar yapılacağı belirtiliyor...

    Ne var ki Avrupa cephesi Türkiye'ye mesafeli..

    Brüksel'de ki son liderler zirvesinde Türkiye ilişkileri Mart ayına sarkıtılsa da

    AB koridorlarında ciddi güvensizlik hakim..

    Hatta Erdoğan'ın son dönem açıklamaları 'retorik' olarak bile yorumlanıyor..

    Retorik ya da eski ismiyle Belâgat, etkileyici ve ikna edici konuşma sanatı. ... Retoriğe felsefede, edebiyatta, siyasette, hukukta, doğal dilde, fikirde, güzel konuşmada ve örtülü ifadelerde rastlanır.

    İşte burada retorik'in ötesine bakıyor Avrupa samimiyete..

    Onlara görede Türkiye bu konudan uzak..

    Zaten Fransa, Yunanistan, Almanya başı çekiyor sert tavırlarda..

    Mesele, o yada bu haklıdan öte..

    Yada bir şeyleri Avrupa istiyor diye yapmak zaten anlamsız..

    Her birey için evrensel tüm değerler, ekonomik, siyasal, toplumsal alınan her karar eşit bakış açısına uygun olmalı... Ve sana hak hukuk adalet göndermesi yapan Avrupa'da, ortadoğuda durduğu yere, sattığı silaha, mikserlediği enerji para politikilarına kadar yerini ve haddi bilmeli...

    Bu söylemleri yıllardır duyuyoruz..

    Ve Brüksel'den, Starsbourg'tan, Avrupa Parlamentosu'ndan başkanlar dahil bugüne kadar çok sayıda zirve izleyip canlı yayınlar bir televizyoncu - gazeteci olarak yorumum açıktır.

    Yıllardır bekliyoruz, beklemeye devam edeceğiz..

    Ülkelerin dostları olmaz, çıkarları olur...Ekonomik işleyiş sürer..

    Bu yazıda paylaştığım fotoğraf, yine bir canlı yayın sonrası Brüksel'den Avrupa Parlamentosu'ndan. En en az 15 yıllık. O tarihten bugünede fotoğraf karesi gibi tam üyelikte aynı noktadayız...

    Rahmetli Mehmet Ali Birand, Brüksel Üniversitesin'nden Ord, Prf. Ruşen Ergeç hocayla birlikteyiz. Belçika'da yaşayan, sevgili AB uzmanı gazeteci dostum Vakur Kaya'yla da bir çok zirve izledik. Erdoğan'dan 'Zana'ya özgürlük' isteyen parlamento başkanına sorular sorduk.

    O' da Birand gibi 'Avrupa'yı anlamak için sadece Türkiye'den değil buradanda bakacaksın, Ab'yi bileceksin, hem altlığın dolu olacak, hem kadroların bu işe hazır olacak.'derdi..

    Çok gittik geldik, davullar çaldık, AB'liyiz' dedik, ama sadece tribüne oynadık..

    Anlatmak istediğim siyaseten gündeme gelen 'Avrupalıyız' söylemlerin sosyolojik toplumsal altyapısıyla örtüşmesi gerekiyor...

    DİP NOT: 10 Ocak çalışan gazeteciler gününe ilişkin bir şeyler yazmayınca dostlar uyardı. Bu tarih benim 1984 lü yıllarda, Günaydın grubundayken, Mehmet Ali Birand'ın davetiyle Milliyet'te resmen gazeteciliğe başladığım gündü. Sonrasında tv yayıncılığında onunlada Beyaz Saray'dan, Avrupa'ya çok yerde bir aradada olduk. Çok şey öğrendim. Gazetecilik yapılırdı, bilgi önemsenirdi. Sabah erken kalkan bu işi yapamazdı, ortalık yandaş candaş dolmazdı. Köşe muhabirleri cirit atmazdı. Söylenecek çok şey varda, bazen susarak konuşmak en iyisi. Neyin günü Allahaşkına.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar