Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Benden size ibretlik bir adalet dersi!

    Yazının Giriş Tarihi: 27.06.2022 07:45
    Yazının Güncellenme Tarihi: 27.06.2022 07:45

    Sonrasında nereye çekerseniz çekin.

    Nasıl yorumlarsınız yorumlayın. Kendimle barışığım.

    İster 'gerizekalı'deyin, ister 'saftirik'

    Ama trajikomik hikayenin öznesinde iki farklı kurum, iki farklı karar ve tek bir sonuç var.

    Bugün ülkenin her alanında özellikle siyasallaşan adaleti dibine kadar tartışırım.

    Kadın cinayetleri, cinsel istismar davaları sonraları alınan kararlarla aynada gerçek yüzümüzü görüyoruz. Elbet sözüm ilgili kurumları yönetenlere değil.

    Ne var ki, karar alıcı ve uygulayıcı adli mekanizmaların işleyişinde ki tutarsızlık sizi açmaza götürüyor. Bir dönem yaklaşık 11 yıl falan önce yeni bir  medya kuruluyor.

    Boy boy bilboardlar, duyurular.

    O zamanlar medya içerisinde değilim. Dediler ki:

    “Sen de gel program yap, köşe yaz...Yönetim Kurulumuzda da bulun”.

    Sonrasında satmayan on binlerce baskılı gazete vs.

    8-10 ayda sistem çöker. Macera çabuk biter. Herkes kendi yoluna...

    Aradan yıllar geçer. 2014'te eve bir haciz tebligatı.

    İmza yetkin,temsil ve mali sorumluluğun olmadığı halde 'nezaketen bulun' dedikleri yönetim kurulunda olduğun için gönderilen tebligat bizi hastanelik etmişti üzüntüden.

    Neyse ki ticaret odasından aldığımız yetkisizlik belgemizi mahkeme lehimize sonuçlandırdı. İtirazımız kabul edildi. Durum böyle devam ederken...

    Bu sefer bir başka kurumdan gelen tam 11 yıl sonra ki ödenmemiş borçlara ilişkin farklı tebligatlarda böbrekten taş düşürdü. 2014'te gelenin belki 10 kat daha az bedellerdi ama, birikmişler arkası geleceklerle yarım milyar lirayı aşan borçlar kucağında.

    Yine itiraz ettik, bir diğer mahkemeyi emsal gösterdik.

    Ne var ki sonra yapılan bir mevzuat düzenlemesiyle devlet baba demiş ki:

    "Kimi bulursan yakala al ödet"...

    Ayın başında bu itirazımı ilgili mahkeme reddetti.

    Muhtemel ayın sonundakini de kaybedeceğim.

    Tek bir çözümü var meselenin.

    Asıl borçlu şirketi kuran, devlete bir liralık sorumluluğunu yerine getirmeyen sahiplerinin borçlarını ödemesi. Ama hesaplarında ne para hareketi var, ne ortada mal mülk. Bulunanlar da hacizli.

    Ne trajedik bir durum değil mi? Daha durun, şirkete ortak bile edilmişim de haberim yok!

    Neyse ki ilgili kurum asıl borçlunun bir taşınmaz malını bulmuş.

    Elbet onlar işlerini yapacak...

    Fakat adına mevzuat dedikleri kararları çıkaranlarla...

    Her kurumda ki farklı uygulamalar, hiç bir yasal-mali-temsil-imza sorumluluğunuz olmasa da insanları dibine kadar mağdur edebiliyor.

    Peki asıl borçluların malı bulunmasa ne olacak?

    Senin neyin varsa alacak? Paran,evin,malın,mülkün, maaşın vs vs vs...Haciz bloke kapında.

    Ne param var, ne malım! Olsa birileri hiç bir şey olmamış gibi ortada gezip tozacak.

    Sende öyle aval aval yandığınla kalacaksın.

    Benden size tavsiye dostlar..

    Kimsenin 'hadi gel'ine kanmayın. Kimse için bir yere kefil olmayın.

    Hele ki akraba, tanıdıklarla ticari hiç bir iş yapmayın.

    Çok iyi niyetle başladığınız bir iş yıllar sonra başınıza işte böyle patlıyor..

    Sorarlarsa hayatta en büyük pişmanlıklarından biri neydi diye?

    Bu yaşadığım ikincisiydi diyeceğim..

    Yolunuza güvendiğiniz insanlarla, güvendiğiniz limanlarda devam edin.

    Gerisi inanın boş...Hiç unutmuyorum;

    O tarihlerde rahmetli Mehmet Ali Birand  çok istemişti Ankara'da mecliste olup yayınlar yapmamı. Kısmet olmadı...Olsaydı da zaten ondan sonrası bizle olmazdı.

    Sen kalk işte böyle eblekçe bir tercih yap.

    Ortalık 'sizin döneminiz bitti şimdi bizimki başladı 'diyenlerle dolarken....

    Şimdi de 'aslında bende sizdenim' edebiyatı yapan at sineklerine kimse itibar etmesin.

    Kaynayan, kaynatan ve kanatan adalette cabası.

    Kimi dost dedi ki: “Ne işin vardı?”... Kimi: “Eeee yönetim kurulundaymışsın!”

    Haklılar elbet. Finansım olsa sahibi olurdum. Çünkü işletme yönetimini bilirim.

    Çalmam, çırpmam ve Allah'tan korkarım.

    Bir şekilde çalışmanız, yada sağlıkla ilgili kavganız varken önüne arkasını bile aramıyorsunuz bazen. Bu ülkede, insanlar sistemi soyup soğana çevirirken, birilerinin milyarlarca liralık borçları bir çırpıda silinirken, toplumda çok makbul insanlarmış gibi dolanırken...

    Burunlarından kıl aldırmazken..Sonuca bakıyorum da...

    Bizim gibiler bu durumda sadece çöldeki kutup ayıları.

    At sinekleri de kesin bir yerleriyle gülüyordur, o da  ayrı..

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar