Bu ülkede bazen çok şeyi maalesef başımıza gelince anlıyor tartışıyoruz.
Ama sonrasında çabuk unutuyoruz.
Bolu'da ki faciayı ' Kartalkaya Cehennemi' başlığıyla dün kaleme almıştım.

Çok acıdır ki...Kaybettiğimiz yurttaşlarımızın sayıları arttı.
Cenaze törenlerinde yürek yakan hikayelerine tanık oluyoruz.
Anneler, babalar, evlatlar ardında bir o kadar göz yaşı..
İşin yönetim ve denetim cephesindeyse herkes topu birbirine atıyor.
Bakanlık, belediye...
Konuşan konuşana...
Burada sadece tek şey dikkate alınmalı..
Mühendislik, bilim... Gerisi boş..
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener'in yorumu aslında çok şeyi özetliyor.
"Denetimsizlik kaynaklı bir katliam daha....." diyerek sıraladı..
Her sabah bir felaket haberine uyanmak istemiyoruz. Bilimin, tekniğin, mühendisliğin, mühendis örgütlülüğünün yok sayıldığı bir sistem istemiyoruz. Bu maksatla;
Özel kuruluşlara kamu varlıkları tahsis eden Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı, bu varlıkların kullanım koşullarını da denetlemeye,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı, otelde konaklayanları yangın esnasında oteli terk etmek için yönlendirmekle sorumlu personele bu eğitimin verilip-verilmediğini ve ekipmanların periyodik muayenelerinin düzgün yapılıp-yapılmadığını denetlemeye,
İşletme sahiplerini insanların can ve mal güvenliğini sağlamak için vasıflı elemanlar eliyle bilimsel ve teknik gereklilikleri yerine getirmeye,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı, Yapı üretim sürecinin ve yapılarının işletilmesinin tüm aşamalarında Odaları sürece dahil etmeye, Odaları tarafından Eğitilip Belgelendirilmiş Mühendislerin yer almasını sağlayacak düzenlemeler yapmaya,davet ediyoruz.
Denetim kamusal bir görev ve sorumluluktur, piyasanın insafsızlığına bırakılamaz. Kural ihlalleri ve kuralsızlığa varan uygulamalar kabul edilemez.
Halkın can ve mal güvenliği kâr hırsına feda edilemez.
Haksız mı Yunus Yener, ne dersiniz?
YA ULUDAĞ?
Başta dedim ya anca başa gelince anlıyoruz. Gerçi anlamıyoruz da!
Tabi hemen mevcut merkezler akla geliyor.
Geçmişin cenneti bir şekilde ekarte edilip farklı bölgelerde yeni cennet fonlamaları dikkat çekse de acaba yerli 'Davos' hedefi öngörülen Uludağ'da durum ne?
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Uludağ'daki turistik tesislerin bina emniyeti ve güvenlik durumlarını Ankara'da sorguladı.

Bakan Ersoy'un yanıtlaması talebiyle TBMM'ye soru önergesi verdi Türkoğlu ve şunları sordu.
Bursa Uludağ'da faaliyet gösteren otellerde yangın güvenliği için gerekli olan tedbirlerin alınıp alınmadığı nasıl denetlenmektedir?
Uludağ'daki otellerin her birinde yangın merdiveni bulunup bulunmadığı kontrol edilmiş midir? Kontrol edilmişse, tespit edilen eksiklikler nelerdir?
Uludağ'daki otellerin en son denetim tarihleri nedir? Bu denetimlerin sonucunda düzenlenen raporlarda hangi bulgulara ulaşılmıştır?
Söz konusu otellerin, yangın güvenliği açısından gerekli ruhsatlara sahip olup olmadıkları incelenmiş midir? Ruhsatsız faaliyet gösteren otel bulunmakta mıdır?
Bursa Uludağ'da herhangi bir yangın çıkması durumunda müdahale edebilecek yeterlilikte bir itfaiye teşkilatı bulunmakta mıdır? Eğer bulunuyorsa, personel ve donanım açısından yeterliliği nedir?
Kültür ve Turizm Bakanlığı, özellikle yoğun turizm sezonlarında bu tür yangınların önlenmesine yönelik ekstra bir önlem almayı planlamakta mıdır? Bu konuda bakanlık tarafından yürütülen veya planlanan çalışmalar nelerdir?
Benzer felaketlerin bir daha yaşanmaması adına turistik tesislerde yangın güvenliğini artıracak yasal düzenlemeler yapılması gündemde midir?
Bakanlıktan yanıt gelirse aynen paylaşacağım...
Detayları bende çok merak ediyorum..
GÜNÜN SÖZÜ
"Biz farkına varmasak da her fırtınayı hazırlayan tabiat şartları mutlaka önceden birikmiştir. Fırtına bir sonuçtur. Akıl, fırtına toplanırken onu görmek ve tedbir almak için bize verilmiş bir armağandır." (Buket Uzuner)