Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Hanlar bölgesinin asıl mağdurları 'kiracılar'

    Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 30.09.2021 07:57

    Bir hafta önce kaleme almıştım..
    "Boyner binası da yıkılacak' demiştim.
    Çok tartışılıyordu kamuoyunda.
    Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da, 24.09.2020 ve 03.06.2021 tarihli videolarını paylaşıp 'yıkıyoruz' düşüncesinde ki kararlılığı aktarmıştı.
    O gün de yazımda sormuştum..
    Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Kenstel Tasarım Projesi kapsamında tartışılan, Boyner binası.
    Neler yapılacak?
    Zafer Plaza devamında ki binaya dair iddia çoktu..
    Mal sahibi Aziz Torun'a burada farklı imkanlar sağlanacağı.
    Üstü yıkılsa da, altına otopark, işyerleri vs yapılacağı..
    Hâlâ fısıltı gazetesi dolaşıp duruyor.
    27 Eylül tarihli Yeniçağ'da Murat Ağırel'in 'Osmanlı mirası rant oldu' başlıklı yazısında da konu buraya odaklanmış.
    Bırakın davaları, yürütmeyi durdurmaları, danıştayları falan.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgeye dair Acele Kamulaştırma Kararı zaten çok şeyin önüne geçiyor. Yani karar alındı, bölge hızla yıkılacak.
    Burada Büyükşehir'in özellikle Boyner binasına karşı aldığı kararı kamuoyuyla çok net paylaşması gerekiyor.. Uygulanacak planlara kadar.
    Ağırel yazısının bir bölümünde.
    "Örnek projede yıkılması öngörülen Boyner binasının belediyenin hazırladığı imar planlarında yıkılmayacağının anlaşıldığı bilirkişi heyetinin raporunda yer alıyor."diyor..
    Bir defa burası kesinlikle yıkılacak. Alinur Aktaş da böyle açıklıyor.
    Asıl gelin burada yaşananların perde arkasına, daha özeline bakalım..
    Tartışılan ranttan, vs'den ötesine..
    Hatta mülk sahiplerinin bile ötesine...
    Burada 500'e yakın yer sahibi var. En son veriler 101'iyle anlaşma sağlandığı..
    Ama bölgenin asıl mağdurları kiracılar oldu.


    O binaların neredeyse çoğunda kiracılar var.
    Mülk sahipleri davalar, itirazlar vs açsa da, kamulaştırma kararı, yıkım kararı alındıktan sonra üstüne cumhurbaşkanının da onayı geldikten sonra zaten yapacak bir şey yok.
    Mal sahipleri değer kayıpları üç aşağı beş yukarı uzlaşacak sonuçta.
    Şöyle biraz bölgeyi tarayıp araştırdığımda duyduklarım, öğrendiklerim kiracılar adına inanın vahim.
    Zaten çıkacaklar... Hiçbiri çıkmayacağız demiyor ki..
    Pandemi süreci yaşanırken, bazı mülk sahipleri bile sırf kiracısından kira alabilme adına duyurmamış. Ne zamanki kapılarına tebligat gelmiş '15 gün içerisinde boşaltın, yıkılacak'denmiş öyle haberdar olmuş bazıları.
    Bir çoğunun kredileri var, çekleri, senetleri, tazminatları var. Yanlarında çalışan işçileri var.
    Çoğu zaten aylardır iş yapamamış, dükkanları kapalı kalmış.
    Onların dertleriyse biraz daha zaman tanınması..
    Hukuksal anlamda itiraz etsen, kime neyi anlatacaksın?
    Hatta şunu da öğrendim... Kiracılar mülkleri boşaltacak kiralık yer arıyorlar..
    İlk sorulan 'yıkılan yerden mi arıyorsunuz?'deyip rakamı 1000 lira isteyecekse, 3-5 bin lira yapıveriyorlarmış. Anlayacağınız bazı mülk sahiplerinden, piyasaya kadar zaten herkes kendi rantının avantasının peşine düşmüş.
    Gelin empati yapalım kendimizi onların yerine koyalım.
    İşin içinde bir de böyle ciddi bir sosyal ekonomik trajedi var.
    Bırakın Aziz Torun'un rantını, varsa da bir şey, bir şekilde onda su yolunu bulur.
    Mülk sahipleri de sonunda bir orta yolda uzlaşır.
    Bu arada bazıları binalar yıkılsa da, arsalarını vermemekten yanaymış.
    Sonrasında onlar için de yine ayrıca dava süreçleri yaşanacak.
    Ne olacak? Süreç aynen işleyecek.
    Benim burada önerim şu Büyükşehir'e..Şehirde her şeyi tüm yönleriyle neler olacağına kadar şeffaf paylaşın. İletişim kurmada hâlâ eksiklikler yaşanıyor.
    Buraları seçim döneminde dahada yazılır çizilir. Nasıl iktidar medyasının İstanbul, Ankara, İzmir'e bodoslamasına saldırmasını etik bulmuyor ve siyasal tetikçilik olarak görüyorsam..
    Muhalif medyanın da benzeri tavrını eleştiririm.. Yazılanların üslup, kaleme alınış şekillerine baktığınızda yandaşta da, candaşta da zaten servis olduğunu anlayabiliyorsunuz.
    En vahim olansa her şeyin tüm uygulamalarda siyasallaşması.
    Siyaset birbiriyle kırkışırken asıl mağdur kiracıları herkes görmezden gelmiş...
    Ne yerler, ne içerler, nasıl yaşarlar, neler yaparlar?
    Kiracı bir anlamda zurnanın son deliği olmuş, öyle ortada kalmış, kara kara düşünüyor.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar