Hani geçenlerde bakanlık, market fiyatlarını takip edebilmek için bir uygulama duyurdu ya...
Hem de Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile birlikte...
Ürünü seç, karşılaştır, uygun fiyatı bul, en ucuzu en yakından al...
Maksat, elbette en iyi fiyatı yakalamak. Tam 7 zincir market, 50 bin ürün listede...
Bu bilimsel çalışmanın, milli teknoloji hamlesi olarak sunulduğunu görüyoruz.
Sistem diyor ki: "Malzeme ortada, hangisi cebine uygunsa git al!"
Peki, asıl market raflarındaki "filmsel" çalışmadan haberiniz var mı? Son 6 ayı bırakın, sadece son 1 ayda bile raf fiyatlarındaki etiketleri değiştirmekten market çalışanlarının anası ağladı!
- Temmuz’da memur ve emekliye zam,
- Ocak’ta asgari ücret, memur ve emekliye yeniden zam...
Ürün fiyat artışları için bulunmaz fırsat ! Sabahına etiketler yeniden değişiyor! Senaryo açık net!
Burada mesele "ucuzu bulmak" tan çok, fiyatları denetlemek olmalı.
Bir yıl önce adını andığımız onlarca ürünün fiyatı %150 artmışken, marketfiyatlari.org’u takip ederek gerçekten hem zamandan hem paradan tasarruf mu etmiş oluyoruz?
Dün üşenmedim, o zincir marketleri tek tek dolaştım. Hatta üç yerel markete de baktım.
Zaten bütçeme göre, ana tüketim maddelerimin kalitesinden ödün vermeden en uygun fiyatları hep takip ediyorum. Hatta marketlerde "rafting" yaparken, fiyatları kıyasladığım yazılarım da var.
Kahvenin, suyun, temizlik ürünlerinin, çayın, tereyağının, unun, şekerin dayanılmaz fiyat artışlarını...
Market market, raf raf nasıl fiyat sapkınlıklarına şahit olduğumu en iyi ben bilirim.

Dün örneğin:
- Bilinen bir çay markasının 1 kg’lık paketi, yerel markette kampanya ile 169 TL.
- Aynı çay bir başka markette 225 TL, diğerinde 243 TL!
- Bir çamaşır deterjanı markası genel olarak fiyat indirmiş.
- Bazı marketlerde 156 TL.
- Başka bir markette 169 TL, ötekinde 229 TL!
- Ben 148 TL’den aldım.
- Aynı kulvardaki başka bir marka, 129 TL ile 189 TL arasında değişiyor.
- Bulaşık makinesi tabletleri? Tam bir trajikomedi!
- Tanıdık bir tereyağı markasının 700 gramı 199 TL ile 400 TL arasında değişiyor.
Yahu arkadaş, madem kampanya ile düşük fiyattan satabiliyorsunuz, aynı ürün aynı anda neden her yerde farklı fiyatta?
Gerçi önce fiyatı bindirip sonra indirdikleri için, akıllarınca "ucuza satıyoruz" süsü veriyorlar.
Biz de bu "mış"lar arasında tıpış tıpış avlanıyoruz...
Belki niyet "iyi", ama... Siz asıl fiyatları denetleyin!
Her şey maaş zamlarına otomatik olarak odaklanmış, her alanda fiyatlar yükseliyor.
Var mı bu filmin bilimsel bir izahı? Siz onu haber edin!
İRONİK BİR BAKKAL-MARKET HİKAYESİ
Tam bu konuya odaklanmışken, sosyal medyada elden ele paylaşılan anonim bir alıntı dikkatimi çekti. Okurken hem gülümsetti hem düşündürdü. Hikâye şöyle:
Mahallemizdeki yaşlı bir kadının bakkal dükkânı var. Tam karşısında da, maalesef, dev bir uluslararası süpermarket açıldı. İkisi de dükkânlarının önündeki camekâna mallarının fiyatlarını yazıp asmaya başladılar.
Süpermarket, “Tereyağı 70 lira.” yazınca teyze, “Tereyağı bizde 60 lira.” diye ilan koydu.
Ertesi gün süpermarket hemen “Tereyağı 50 lira.” diye bir ilan astı. Teyze bu sefer “Tereyağı geldi, 40 lira.” diye bir kâğıt yapıştırdı.
“Teyzeciğim, bunlarla uğraşma,” dedim. “Bunlar büyük miktarda mal satın alma gücünü kullanırlar, zarar etmezler. Ama sen yok olursun…”
Teyze arkasını dönüp dükkânına girerken mırıldandı:
“Ben tereyağı hiç satmam ki... Bari millet ucuza alsın!” (Alıntı)
GÜNÜN SÖZÜ
"Sağduyu içgüdüdür ve ondan yeterince varsa, o dahası dehadır." (Josh Billings)