Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Toplumun sinir uçları!

    Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 07.04.2021 08:08

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi grupta dinlerken...

    Bir taraftanda AK Parti'yi anlamaya çalışıyordum.

    HDP'nin...

    Anayasa Mahkemesi'nin kapatılma çağrıları..

    Elbet Bahçeli'nin sinir uçlarını algılayabiliyorum..

    Ne var ki?

    Nasıl dün AK Parti'nin kapatılmasına karşı çıktıysam..

    Bugün de parti kapatmanın çözüm olmayacağı görüşündeyim.

    Siyaset bunu en iyi bilendir..

    Hülleye açıktır...

    HDP gider yerine başkası gelir..

    Yöneticileri gider yeni isimler gelir.

    En kötü bağımsız olurlar.. Ne değişir, hiçbir şey.

    Ve oylarını İstanbul, Ankara'da olduğu gibi yine yönlendirirler...

    O,şu,bu kapansından çok toplumun yüzde 90'ının oyunu alamayan MHP bugün HDP oylarının altındaysa toplumsal ikna sadece söylemle olmaz.

    Bugün birlikte hareket ettiği AK Parti hükümetinin çözüm süreci sırasında 28 Şubat 2015 tarihindeki Dolmahbahçe buluşması hâlâ akıllarda.

    O dönemin AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP'den Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Baluken buluşmuştu. Amaç demokratik çözümdü.

    Tüm dönüşümleri içselleştiren yeni bir anayasa, kimlik kavramı ve birçok konu ele alınmış konuşulmuş, tartışılmıştı.

    O tarihte iktidar partisi toplumun tamamını kucaklamayı hedefliyordu.

    Bugün de ötekileştirerek, iteleyerek olmaz... Parti kapatmaklada...

    Anayasa Mahkemesi'ni kapatmakla da...

    Çözüm bunlar değil... Süreçler her zaman olabilir, bu çok normal..

    Bu görüşlere şimdi katılır, katılmazlar. Niye görüştü görüşmedinin ötesine bakıyorum.

    Ve yine geçmiş dönemde MHP Genel Başkanı'nın, AK Parti'ye dair söylemleride akıllarda.

    Bugün de yan yana, destek vermemiş olsa ne Erdoğan seçilir, ne AK Parti iktidar olabilirdi.

    Bu satırları karalarken her tür bakış açısıyla eleştiri alabilirim.

    Amaaaaaaaaaa..

    Taaaa 2000'li yılın başlarında kaleme aldığım 'Paralel Frankeştayn' başlıklı Fetö yazımı hatırlatırım. 21 yıldır... Ne onları dikkate aldım, ne inandım, ne de okullarını gezip Avrupa,Asya, Afrika keyfi yapmadım. Bugün de yapmam... Yalamam, yutmam, uzaktan gözyaşı dökmem.

    'Ben de sizdenim' gözü kırpmam. Sağlıkla ilgili sıkıntılarda ekonomik sendromlar yaşadığımda da evimi, arabamı sattım çok bir şey değildi ama kimseye minnet etmedim. Bunca yıllık iletişimciyken gelen birçok danışmanlık önerilerini kabul eder keyfime bakardım. En kolayı

    TRT'de iki-üç program olurdu herhalde. Niyet edersen, diyet ödersin.

    Hâlâ elime geçeni götürüp banka kredilerime yatırıyorum.

    O yüzden, ordudan Fetö temizliği yapılırken amiraller tartışmasını muhalif parti düzeyine indirmek de yapay kalıyor. Kim darbe fikrini benimserse zaten aymazın tekidir.

    Her darbede 10-15 yıl gerilere gittiğimizi kimse unutmaz.

    Hatta hepimiz 'Tam bağımsız Türkiye' isterken bu ülkede Amerika'ya kafa tutup asılan gençleri de kimse unutmadı...

    Çok net.. Ne şeriat, ne darbe !

    Ülke birlikteliğini(ekonomik-sosyal-siyasal-kültürel-milli değerleri) hedef alan her unsurun karşısında yer alalım.

    O yüzden aslolan her daim toplumun sinir uçlarıdır.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar