Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Yalan söyleyin, inanan çıkar!

    Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 07.01.2021 08:01

    Bugün öyle çok şey yaşanıyor ki..

    Kim doğru, kim yalan söylüyor?

    Kim haklı, kim haksız? Belli değil.

    Çünkü herkes bir taraf..

    İki doğru olmayacağına göre biri yalan..

    SMA tartışmalarından, sosyal medya kapışmalarına..

    Boğaziçi, ODTÜ atışmalarından, siyasal arenaya...

    Aslında yıllardır bilinen dezenformasyon politikaları yine kamuoyunu farklı yönlendirme stratejileriyle kendini gösteriyor.

    Dezenformasyon yabancı bir sözcük.

    Bireyleri ve toplumları yönlendirmek amacıyla, yanlış bilgi ve haber verme, anlamını taşıyor.

    En önemli propaganda ve karşı propaganda araçlarından biri.

    Peki bunu kim, yada kimler neden yapıyor?

    Bunu geçmiş dönemlerde Hitler' in Milli Eğitim ve Propaganda Bakanı Goebbels sıkça kullanırdı. Bakın bir örnek...

    Hitler'in karşıtları, rejimi zayıflatmak için Führer'in hasta olduğu söylentisini yayarlar. Bunun üzerine Goebbels hemen harekete geçer ve kendi ajanları vasıtasıyla Hitler'in çok hasta olduğu ve bir süre sonra da öldüğü dedikodusunu yayarak, bu söylentiyi güçlendirir. İşte bundan sonra Goebbels'in öldürücü darbesi gelir: Toplumu Hitler'in öldüğüne inandırdıktan sonra, onu canlı yayınla radyodan da verilen bir büyük mitingde konuşturur ve böylece sadece bu söylentiyi değil, onu yayan karşıtlarının propaganda kaynaklarının inandırıcılığını da ortadan kaldırır.

    1945 sonrasında sistem, ideolojik planda tümüyle inandırıcılığını ve etkinliğini yitirmiş olduğundan, kitlelere yönelik yalana dayalı haber ve bilgi akışını yoğunlaştırmıştı.

    Özellikle televizyonun gelişimine paralel olarak, bu yalana dayalı haber ve bilgi akışı, kurgulanmış görüntülerle desteklenmeye başlanmıştır.

    Günümüzde dezenformasyon adı verilen bu durum, kamuoyunun koşullandırılması ve yönlendirilmesi için kullanılan en yaygın araç haline gelmiştir...

    Amerika' nın Ortadoğu stratejilerinde kullandığı Türk medyasından tutun da, yine bizim medyamızın Ecevit döneminde sıkça gündeme getirdiği troykolar, rüya timleri ile eritme yok etme ve balık hafızalı insanlarımızın önüne sunduğu cicili bicili beyler politikaları dezenformasyonu tamamlayan unsurlardı.

    Sonrada her dönem devam etti... Herkes kendi yandaş ve candaşını üretti.

    Aslında geri planda yapılmaya çalışanların hepsini üst üste koyduğunuzda aklıma Hitler döneminin o meşhur bakanı Goebbels' in söyledikleri geliyor.

    "Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkar"...

    Peki bunu yaptıklarında ellerine ne geçecek?

    Senaryo yazıcıları sadece birilerine ve egolarına hizmet edecek o kadar.

    Yeter ki toplumumuz izlediğinin ve okuduğunun yanındaki promosyona aldırış etmesin.

    Gerçi öyle bir halede geldik ki, alayımız boş mezar verseniz içine girecek!

    GÜNÜN SÖZÜ:

    "Biri gerçeği söylerse, bir diğeri er veya geç yalanının ortaya çıkacağından emin olmalıdır." (Oscar Wilde)

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar