Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Yorgun hekim, uykusuz hekim, tükenmiş hekim sağlığa zararlıdır!

    Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 27.10.2021 07:51

    Bu sözler hekimlerin..

    Sağlık sektöründe çalışanların ortak düşünceleri.

    Haklılar da...

    36 saatlik nöbetinin ardından aracıyla evine gitmek için yola çıkan Dr. Rumeysa Berin Şen'in trafik kazasıyla ölümü..

    Sistem, hatta sistemsizlik içerisinde bilinen bir çok konuyu tekrar tartışmaya açtı.

    Hele yoğun pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının üzerinde ki yükü tahmin edin.

    Üstüne teşekkür etmenin ötesi gerekirken...

    5 dakikada muayene.. 36 saat nöbet... Çileden çıkardı.

    "30 saattir çalışan asistan hekimin 80. hastası..Ya da ameliyat ettiği kişi olmak ister misiniz?" diye soruyor Bursa Tabip Odası'nın ortak açıklamasında sağlıkçılar.

    Hayır asla istemem.. Son 11 yılını hastane koridorlarında geçiren..

    Yaşayan, tecrübe eden bir hasta yakını olarakta yorumum..

    'Paran yoksa öl'dür...

    Bu abartı, ajitasyon falan asla değil..

    Malum sistem içerisinde sosyal güvencen yoksa yandın..

    Varsa da, araya bazen öyle sarflar girer ki şaşarsın.

    Ve ölümcül vakalarda bile devletin karşılamadığı ilaçlar var.

    Sen o tedaviyi olurken eğer ki İmmünoterapi falan dendiyse..

    21 günde bir alınması gereken o ilacın ederi 15-20 bin lira... Sonra ilaç fayda ederse, raporu yazılırsa, mahkeme onay verirse paranı almak için uğraş dur. O arada işte paran yoksa, borçta bulamadıysan geçmiş olsun.. Yaşayan çok örneği mevcut.

    MR'na,tomografisine, kanına şuyuna buyuna istenen katkı paylarını koyun bakın üst üste ne ediyor..

    Ülkede hekimler istifa edip yurt dışına gidiyor..

    Çalışanlar ekonomik sosyal ve şimdide nöbet krizleriyle kafayı yiyor.

    Hasta, yakınlarıda dahil bu durumda sahi 'sağlık' kime emanet.

    Burada işlerini herşeye rağmen özveriyle yapan, hiç bir şeyi atmamaya çalışan değerli emekçilerde var. Onların hakkını yersek ayıp ederiz.

    Gerçekten ölümcül bir hastalıkla uğraşırken...

    Bilmem kaçıncı sırada tedaviyi beklerken...

    Tanık oldum biliyorum, görüyorum çünkü.

    Bizde vahim olan şu.. Doldurt boşalt kültürü...

    Yahu bu ülkede hasta garantili hastane yaparken..

    SMA hastası çocuklar bir bir ölüyor...

    Asosyal değil.. Sosyal devlete ihtiyacımız var.

    Sistemin her alanını siyasallaştıran değil, çözüm odaklı bakış açılarına..

    Siz ne olur bakmayın yazıyı kaleme alırken boşalttığım duygularıma..

    Hissettiğimi, algıladığımı, gördüğümü samimiyetle paylaşmaya çalışıyorum.

    Sabahın köründe bir bankanın telefonuyla gözünü açıp...

    "Hesabınız 18 liralık gecikme faizi nedeniyle gecikmeye alınmıştır' mesajını duyunca...

    Sövesiniz geliyor.. Zaten şu faiz direkt böbreklere çalışırken..

    Ülkenin dört bir yanında sağlık değil tüm sektörlerinde herkes kart yada, kredi borcunu, yine bir başka krediyle ödemeye çalışırken..

    İster istemez +18'lik coşkunuz tetikliyor beyninizi, ruhunuzu..

    Neyse ben bugünde susayım.

    Baksanıza yazım yine 'duygusal öfke' içermeye başladı..

    Sonra hemen ardından gazeteciliğinizi sorgulamaya başlıyorlar.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar