Hava Durumu

Bursaspor’da hata kimde? Tabloya bak, kararını ver!

Yazının Giriş Tarihi: 02.10.2025 12:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.10.2025 12:16

Bursaspor iyi gününde de kötü gününde de bunu defalarca söyledim;

‘Bursaspor’da olduğunuzu unutmayın.’

Bu sözün hiç sağa sola çekilecek bir tarafı yok. Futbolcusu da, yöneticisi de, teknik heyeti de, malzemecisi de taraftarı da basını da… Bir an olsun kendisini Bursaspor’un önünde görmeye başlarsa veya bu kulübün ağırlığı altında ezilme sürecine girerse 500 kilometreden sırıtmaya başlar. Onlar kendisini göremez ama yüzbinler, milyonlar onun farkına varır. Hele ki Bursaspor gibi bir camiadaysa.

Bursaspor Başkanı Enes Çelik, inanılmaz işlere imza atıyor. Hatta bu işlerin değerini inanın 2025’te değil belki de 2035’te daha iyi anlayacağız. Ancak Enes Başkanın bu icraatları kendisini güçlü kılar, Bursaspor’u yukarıya taşır… Ne yöneticisi, ne futbolcusu ne de teknik heyeti, yapılan bu icraatları, yaptıkları en ufak hatada paravan olarak kullanmaz! Herkes yaptığı işten sorumludur.

Bugüne kadar bedava oynayan topçu da görmedim, teknik heyete de rastlamadım.

Hiçbir yönetici maddi ya da manevi kendisine bir getirisi yoksa bugüne kadar Bursaspor’da görev almadı. İstisna isimler var mıdır? Elbette vardır.

Ama art niyetli yöneticiler dışında, maddi yönden kimse gelir sağlamasa da Bursaspor Kulübü yöneticisi olmak, manevi yönden veya kendi yaptıkları profesyonel işlere fayda anlamında çok katkı sağladığı da bir gerçek. İtibarınız artıyor ve kimse adınızı bilmezken, Bursaspor sayesinde bir isme kavuşuyorsunuz.

Kibrit çöpü dahi satsanız, bu durum fazlasıyla işinize yarıyor.

Bursaspor’u borca sokan bir sürü de yönetici olduğunu unutmayın. Cepten 3 çıkıyorsa 33 isteyenlere de şahitlik ettik yıllarca. Ya da sözleşmeler imzalanırken, 3 verilecek isme 33 verildiğini de gördük… Kanuni yönden bir sıkıntı yok, peki ya vicdan? E o da onlar da yoktu.

Her neyse…

Tekrar söylüyorum, Bursaspor’da yönetici olmak da, formasını giymek de, teknik heyetinde görev almak da, çalışanı olmak da aklınıza ne görev geliyorsa hepsi zordur. Ama bir o kadar da konforludur.

Bursaspor, Isparta 32 Spor maçında ilk kez kaybetmedi! Bu kaybediş moralleri bozmamalı. Eğer moraller bozuluyor ve bu iş agresifliğe dönüşüyorsa, gelecek adına endişeye mahal verir.

Bursaspor bu sezon 8 resmi maç oynadı. Yeni Malatyaspor, Adanaspor ve Söğütspor karşılaşmalarını kusura bakmayın ama saymıyorum. Geriye kalan 5 maç ise şöyle; 1461 Trabzon, Yeni Mersin İdmanyurdu, Arnavutköy Belediye, Isparta 32 Spor ve Karadeniz Ereğli Belediyespor.

Bursaspor’da harcanan para ve kurulan kadroya baktığımızda ‘tüm maçları kazanmamız gerekir zaten’ demek acımasız olsa da oynanan futbolun tatmin etmesi gerektiği konusunda hepimiz mutabıkızdır. Öyle bir futbol oynarsın ki kaybettiğin zaman da ‘sıkıntı yok’ kafasıyla evine gidersin ve gece rahat uyursun.

Ben bu 5 maça baktığımda da Yeni Mersin İdman Yurdu ve Karadeniz Ereğli Belediyespor maçlarında ciddi karnıma ağrılar girdi. Bu 8 maçlık maratonun en güçlü rakibi olarak dikkat çeken 1461 Trabzon maçında da hop oturup hop kalktık. Ama skor tabelasına baktığımızda kazanan bir Bursaspor’u görmek bizi mutlu etse de gelecek adına, ‘acaba mı?’ dedirttiğini de unutmayalım.

Bu sezonun en çok mutlu eden maçı ise tartışmasız Arnavutköy Belediyespor’a karşı oynanan futbol ve skordu. Oyun da güzeldi, skor da…

Ancak gel gelelim Isparta 32 Spor’a kaybeden bir Bursaspor’la karşılaştık.

Şimdi soruyorum; oynanan 7 maçı değerlendirecek olursak ‘Bursaspor’un kaybetmesi sizce sürpriz oldu mu?’

Sezon başında bu soruyu sorsaydınız, Bursaspor’un evinde Isparta 32’ye yenilmesi ciddi derecede sürpriz sayılacakken, Erzurum kapında ve 7 maçlık serüvende gördüklerim sonunda o seviyede sürprizle karşılaştığımızı söyleyemem. Tek sürpriz Bursaspor’un Bursa’da yenilmesi oldu benim için.

Bursaspor’un TFF 2. Lig’de değil maç kaybetmek, puan dahi kaybetmemesi gerekiyor Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu’nda!

Devamlı yakın gelecekten bahsedip, ‘E düne kadar maç kazanamıyorduk!’ diyenler de olacaktır.

O yüzden söylüyorum, Bursaspor kaybetmeyi de kazanmayı da iyi bilir. Ama Bursasporluluk duruşu hiçbir zaman değişmez.

Futbolun matematiği kolaydır. Size o denklemi kısaca anlatayım…

Futbolcular iyi, skor-oyun kötüyse, sorumlu teknik heyettir.

Futbolcular zayıf, skor-oyun iyiyse, başarılı taraftar; teknik heyettir.

Futbolcular zayıf, skor da kötüyse, baş sorumlu yönetim ve o transferleri yapanlardır.

Futbolcular iyi, skor da iyiyse, baş sorumlu yine yönetim ve o transferi gerçekleştirenlerdir.

Bakın ne kadar basit. Bu durumun aksi dünyanın hiçbir kulübünde yaşanmamıştır.

20 yıldır ben de Bursaspor’u bu tabloya bakarak takip ederim. Biz TFF 2. Lig’de 2 sezon geçirdik. Maç kazanmayı geçtim, gol atınca seviniyorduk. O günlere şahitlik eden nadir kişilerden biriyim. Futbolcular kaçıyor, taraftar maça gelmiyor, yöneticiler ne yapacağını bilmiyordu. Basın tribünü bomboştu.

Futbolcular zayıf, skor-oyun kötüydü. Baş sorumlular da mevcut ve geçmiş yöneticilerdi. Matematik hep aynı.

Ama o günler geçmişte kaldı! Bugüne baktığımızda peki?

Bugünkü denklemi de yöneticiler, futbolcular ve teknik heyet kendi arasında yapacak, en doğru kararı vererecek, Bursaspor’u başarıdan başarıya koşturacak. Tek temennimiz o.

Bursaspor’un küçük meselelerle kaybedecek vakti yok, küçük meseleleri büyütmenin de anlamı yok!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.