Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, gerek insani yönünden gerekse de belediye başkanı olarak en takdir ettiğim siyasilerdendir. 3 döneme yakın belediye başkanlığı yapıyor duruşunu asla bozmadı. Ego yok, kibir hiç yok.
Samimiyeti, mütevazi yaşam tarzı ile aile ve sosyal değerlerine bağlılığıyla tanınan Mustafa Işık için yüksek eğitimi yok diyebilirsiniz ama “asla kamunun malına el sürdü, görevi kötüye kullandı” diyemezsiniz. Aksine belediyenin borcunu ödemek için kendi iş yeri üzerinden kredi çektiğini, yeri geldiğinde de bir amele gibi çalıştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu konuda da tam bir dava kadını olan eşi Sümeyye hanımın en büyük destekçisi ve yol arkadaşı oluğunu da belirtmeliyim.
Bursa’da siyasi kimliği ne olursa olsun hemen hemen tüm belediye başkanları ve yakın ekibindekiler için bugüne kadar pek çok yalan yanlış iddialar ortaya atıldı, belgeler saçıldı. Ama bunların hiç biri Gürsu’ya sıçramadı.
Gürsu merkez ilçe olmasına rağmen 3 büyüklerin dışında bulunmanın avantajını öyle güzel kullandı, süreçte Mustafa Işık başkanlığında tam bir level atladı diyebilirim.
Çünkü ilk önce nitelikli iyi bir ekiple yola çıktı ve bir yol haritası çizdi. Gürsu’yu kentleşme adı altında betonlaşmaya açmadı, kaçak yapılaşmayla ovayı talan ettirmedi. Tarım kenti özelliğini kaybettirmedi, daha çok bu özelliğini sosyo-ekonomik açıdan geliştirdi. Avrupa Birliği projelerinden en iyi şekilde katma değer sağlayan, yararlanan Türkiye’deki ender belediyelerden biri oldu.
En son açıkladığı dijitalleşme üzerine kurgulanan e-devlete entegre projesi de yerel yönetimlere örnek teşkil edecek Türkiye’de ilk uygulamalardan
…….
“Dijital tohumları ekiyoruz, gelenek ve geleceği buluşturuyoruz” sloganıyla dijital dönüşüm hamlesini içeren söz konusu bu projeyi önceki gün Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık Merinos AKKM’de belediye meclis üyelerinin de bulunduğu bir basın toplantısı ile tanıttı.
Başkan Işık, Gürsu’nun başta tarım olmak üzere tüm verilerini dijital ortamında yapay zekadan yararlanarak entegrasyonunu içeren “akıllı şehircilik” odaklı mobil uygulamayı sahnede görsellerle anlatırken, “Tarımın merkezi Gürsu’da teknolojiyi suyun, toprağın, havanın, insanın ve yeşilin hizmetine sunuyoruz. GÜRTAM projesi ile yapay zeka tarlaya iniyor, çiftçimiz ada ve parselini yazdığında sistemden uydu aracılığıyla tarlasını görüntüleyebiliyor. Mevcut durumda uydudan alınan verilen bir aylıkken, bu sistemde veriler anlık olarak izlenebiliyor. Belediye tarafından yapılan detaylı toprak analizleriyle hangi üründen ne kadar verim alınacağı, ne kadar girdi maliyeti oluşturacağını , kar ve zararı sistem üzerinden hesaplayıp, ona göre durum alabiliyor ”diye konuştu.
Devamında da;
“ Eğer üründe herhangi bir hastalık belirtisi varsa, çiftçi bunun fotoğrafını çekip sisteme yüklediğinde yapay zeka destekli ön teşhis alabilecek. İlave olarak sistemde yer alan ziraat mühendisiyle iletişime geçip e-reçete üzerinden doğru ilacı, doğru dozda ve doğru zamanda alıp hastalıklı bitkisi için kullanabilecek. Erken uyarı sistemi sayesinde havanın yağışlı olup olmadığı, don ve ya sağanak yağış ve benzeri risklere karşı, toprağın nemi , ısısı ve diğer değerleri anlık olarak önceden bilgilendirilecek” diye konuştu.
Bu sistemin bir başka özelliği ise çiftçinin tarladaki ürününün hal ve diğer toptancılardaki fiyatlarla kıyaslayıp, kendi belirlediği fiyatı Türkiye’nin dört bir tarafındaki alıcılarla paylaşabilmesi.
Başkan Işık, uygulamanın en temel özelliği için “bu tamamen yerli ve milli bir yazılım” dedi.
……
Sunumu Gürsu Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım’la birlikte izledik. İyi ki de onun yanına oturmuşum. Projenin mimarlarından biri olarak, uygulama ile detaylı bilgiler aldım. Bana bunun tam bir buçuk yılı aşkın çalışmanın ürünü olduğunu söyledi.
Kişisel verilere ulaşmada güvenlik açığı olup olmayacağını sorduğumda da ki basın toplantısı sonunda en fazla gelen soru bu idi.
“Genelkurmay’ın sistemi ne kadar güvenli ve korunmalı ise bizimki de öyle. En büyük avantajımız yerli ve milli yazılım olduğu için, merkezimiz burada. Dışarıda değil. Veri aktarımı içerde ve biz bunu tarımda başlattık, diğer alanlar için de geliştiriyoruz” dedi.
Kendisine “Allah korusun olası bir deprem, sel ya da yangın felaketinde sistemden tüm şehri görüp, hasar verisine ulaşılabilir mi? “diye sordum.
O cevabı vermeden, sanki duymuşçasına Belediye Başkanı Mustafa Işık sahnede söyledi:
“Akıllı şehircilik odaklı yeni nesil belediye yönetiminde binaların envanterini çıkarıyoruz. Barkot sistemi ile bir kişi ada ve pafta olarak sisteme girdiğinde o binanın hangi yılda yapıldığını ve risk kaydının olup olmadığını öğrenebilecek. Olası afetlerde doğrudan buralara ulaşılabilecek”
Yine, bu uygulamanın getirdiği bir başka özellik İş-Kur’a entegre olması. Başkan Işık uygulamayı anlatırken ”Kollektif Kariyer Merkezi Mobil uygulaması iş arayanlarla, işverenleri aynı platformda buluşturuyor. İş arayanlar kendilerine en yakın konumdaki fırsatları sistem sayesinde görebiliyor, işverenler de aradıkları nitelikteki çalışanlara ulaşabiliyor ve direkt temasa geçebiliyor “dedi.
Sonuç itibariyle Gürsu Belediyesi gelişen teknolojiyi akıllı şehircilik modeliyle kendi değerlerine, ürünlerine ve insanına entegre edip katma değer sağlamanın yolunu bulmuş. Bu proje Başkan Işık’ın da söylediği gibi bir başlangıç, diğer alanlar için de uygulanabilir, sürdürülebilir ve yenilenebilir olması da büyük avantaj.