Gürhan AKDOĞAN

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun
29 Ekim 2019 Salı, 09:23

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizin 96. kuruluş yıldönümünü sevgi, saygı ve büyük bir coşkuyla kutluyorum. O büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları emperyalizme karşı dünyada eşi, benzeri görülmemiş, bir Ulusal Kurtuluş Savaşı ve bağımsızlık mücadelesini gerçekleştirerek, ,saltanata ve hilafete son verip tarihin kaydettiği en köklü ve en büyük değişimlerden birini 29 Ekim 1923 te gerçekleştirmişlerdir.
Bugün bu topraklar üzerinde özgür ve bağımsız yaşıyorsak ,bunu başta Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları ile , tüm şehit ve gazilerimize borçlu olduğumuzu asla unutamayız.
Türkiye Cumhuriyeti ortaçağın sisteminden, kültüründen, değerlerinden, anlayışından, hukukundan, ekonomisinden, sıyrılarak gerçekleşen büyük bir modernleşme projesidir. Cumhuriyet devrimleriyle birlikte eğitim, ekonomi, hukuk, kültür, sanat alanlarında yenilikler ve dönüşümlerle, modern yaşama geçirilmiştir. Böyle büyük bir değişimi yaşamış bu coğrafyada başka bir ülke yoktur. Cumhuriyet devrimlerimiz ise kuruluşumuzu taçlandıran ve çağ atlatan, aydınlanma devrimleri olarak görülmelidir. Türkiye böylelikle çağını aşmıştır, hani birileri travma diyor ya, travma diye bahsettikleri işte bu büyük dönüşümdür.

Cumhuriyetimizin 96. kuruluş yıldönümünde ülkemizin tam bağımsızlığını, bölünmez bütünlüğünü, Cumhuriyet değer ve kazanımlarını, başta laiklik olmak üzere altı ok ilkelerini, planlı ulusal kalkınma yöntemlerini, sanayileşme ve demokratikleşmeyi , ülkede bölgemizde ve dünyada barışı savunmak ülkemiz ve geleceğimiz açısından son derece gereklidir.
Bu şekilde eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, barış içinde bir arada yaşamı esas alan tam bağımsız bir Türkiye yaratmak mümkündür. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyet Bayramınızı tekrar kutlarken bazılarının söylediği ''600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklam arası'' sözlerine bundan tam 93 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleriyle yanıt verelim. ''Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda tereddütsüz yürümeye devam edecektir''. (1926 Atatürk'ün S.D. III S. 80).
Bu coğrafyada ki ülkelere baktığımızda batı demokrasilerinden örnek vermek gerekirse Almanya Weimar Cumhuriyeti'ni 14 yıl, Birinci Fransız Cumhuriyeti 12 yıl yaşatılabilmiştir. Fransızların kurduğu 5 cumhuriyetin hiç- biri uzun ömürlü olmamıştır. İspanya ise birinci cumhuriyeti 1 yıl, ikinci cumhuriyetleri ise 8 yıl yaşayabilmiştir. Bu örneklere karşın başka bir örneği olmadığı şekilde ulusumuz ise 96 yıldır Cumhuriyetimizi yaşatıyor.

İLKE VE DEĞERLERİMİZ UNUTTURULAMAZ

Şehitlerimizin mirası, geleceğimizin güvencesi, Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün emaneti Cumhuriyet Bayramlarımız ve milli bayramlarımız zaman zaman kutlama törenleri tartışmaları içine sürükleniyor. Diğer taraftan TC tabelalarının kurumlardan indirilmesi konusu, Andımız tartışmaları Cumhuriyet değerlerini unutturmaya yönelik denemeler olarak görülmelidir. Bu yaklaşımlar bir değeri daha unutturma, erozyona uğratma çabasından başka bir şey değildir bu olgulara biz hiç de yabancı değiliz.
Cumhuriyeti gençlere emanet eden ATATÜRK , demişti ki :
"Ey yükselen yeni nesil; Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz"
Başta çocuklarımızı ,gençlerimizi ve yurttaşlarımızı Cumhuriyet Bayramı coşkusundan mahrum bırakmak özgür ve bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda bu topraklar için kanını dökmüş, canını vermiş aziz şehitlerimize vefasızlıktır...
Cumhuriyet kuşakları olarak ,O'nun eserini yaşatmak, Türkiye'ye sahip çıkmak hepimizin görevidir. Çağdaş ve modern Türkiye'ye, geleceğin Türkiye'sine, ortaçağın karanlığını yırtıp aşan, çağa yönelen Türkiye'ye sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Özgürlüğümüzün ve bölünmez bütünlüğümüzün simgesi, en büyük bayramımız olan CUMHURİYET Bayramı'nın anlamını yüreğimizde taşıyor, ona sahip çıkıyor, her koşulda korumak ve savunmak görevimizi hiçbir zaman unutmuyoruz... Ülkemize içten ve dıştan gelen her türlü olumsuz girişime karşı Laik ve Demokratik Cumhuriyetimiz sonsuza dek yaşayacak ve bayrağımız sonsuza kadar bu topraklarda dalgalanacaktır.