Gürhan AKDOĞAN

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
TMMOB ve meslek odalarının işlevi
02 Haziran 2020 Salı, 07:57

TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) 1954 yılında kurulan Anayasa'nın 135. Maddesinde tanımlı Kamu Kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olan akademik odaların birliği ve bu yöndeki örgütlenmesidir. TMMOB'un kuruluş amacı; Mühendislik ve Mimarlık mesleği mensuplarının ortak gereksinmelerini karşılamak, Mesleğin genel yararlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, Kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmaktır. Ayrıca Odalarımız özellikle 1970'li yıllardan itibaren sürdürdüğü siyaset anlayışını SANAYİLEŞME VE DEMOKRATİKLEŞME kavramında belirginleştirmiş ve ülke gündemine taşımıştır.
Meslek odaları uzmanlık alanında bağımsız denetim kurumlarıdır. Bu nedenle meslek odalarının öncelikli işlevi uzmanlık alanında kamu çıkarlarının korunması ve aynı zamanda bu alanı kamu adına bilimsel ve teknik temelli yaklaşımlarla denetlemektir. Odalarımız yılardır da bu bilinçle etkinliklerini yürütmüştür. Ülkemizde toplumsal çürümenin yolsuzluk rüşvet ve suiistimallerin olağanlaştığı dönemlerde meslek odalarının bu işlevi daha da artmış ve bu olumsuzluklara karşı mücadelesinde toplumun ve demokrasinin sigortaları işlevi görmüştür. Yıllardır görev yapmaktan onur duyduğum meslek odamızın TMMOB çatısı altında ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda gerek çevre gerekse toplumsal mücadeledeki yeri bilinen bir gerçektir. Kentimizde bu yönde toplum ve ülke çıkarlarının korunması adına açılan ve mücadelesi yürütülen 100 ün üstünde açılan hukuki dava bu duruşa önemli bir örnektir.

TMMOB BURSA GEÇMİŞ DÖNEM BAŞKANLARI

TMMOB Bursa Önceki Dönemlerin İl Koordinasyon Kurulu Sekreterleri ve Odaların Şube/Temsilcilik Başkanları olarak, TMMOB yasasını değiştirme girişimlerinin tekrar gündeme gelmesi üzerine 22 Mayıs 2020 tarihinde ortak basın açıklaması gerçekleştirdik. ''Birliğimizi ve Demokrasiyi Savunuyoruz! Akademik Meslek Odalarımızın Bu Şekilde Etkisiz Hale Getirilmesi Çabalarının, Ülke ve Toplum Yararına Olmadığını Düşünüyor ve Doğru Bulmuyoruz'' başlıklı basın açıklamamızda
"Tüm dünya ülkeleri ile birlikte ülkemiz de Kovid-19 salgınının etkisi altında ve yurttaşlarımız gibi meslektaşlarımız da sosyal ve ekonomik anlamda büyük zorluklarla mücadele etmektedir. Ülkemiz, salgına karşı etkili önlemler alınmasını, büyüyen ekonomik krize çareler bulunmasını, artan işsizlik, yoksulluk ve açlık gibi temel sorunlara çözümler üretilmesini beklemektedir.
Ancak Siyasi iktidar, beklentilere cevap vermek, biriken devasa ülke sorunlarını çözmeye çalışmak yerine, suni gündemler yaratmakta, Akademik Meslek Odalarımızın Anayasa ve yasalarla belirlenen kuruluş, görev ve sorumlulukları ile demokratik seçim esaslarının değiştirilmesine ilişkin tartışmalar yeniden gündeme getirilmektedir.
Anayasamız ve Kuruluş yasalarımız uyarınca, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve demokratik hukuk devletinin teminatı olan Akademik Meslek Odalarımızı, yapısı ve seçim sistemini değiştirmek suretiyle etkisizleştirmek ve iş yapamaz hale getirmektir. Öyle ki, yapılmak istenen değişiklikler, yasası değiştirilmek istenen Akademik Meslek Odaların kendisinden hiçbir görüş ve öneri bile alınmadan, yani demokratik bir süreç işletilmeden, bir oldubitti ile ve kapalı kapılar ardında yapılmak istenmektedir.
Akademik Meslek Odalarımızın bu şekilde etkisiz hale getirilmesi çabalarının, ülke ve toplum yararına olmadığını düşünüyor ve doğru bulmuyoruz. Birliğimiz TMMOB, geçmişten bugüne, tamamen Anayasal ve yasal sorumlukları çerçevesinde, ülke, toplum, meslek ve meslektaş çıkarları doğrultusunda, ülkemizdeki teknik emeğin haklarının savunulması, meslek ahlakının korunması ve halkın ortak çıkarlarının gözetilmesi konusunda daima örnek bir duruşa sahip olmuştur. Bu duruşuyla, toplumsal mücadeleler tarihimizde de kendine özgü bir yer edinmiştir.