Hayrettin ÇAKMAK

Hayrettin ÇAKMAK

hayrettincakmak@hotmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dünyanın çivisi
17 Ocak 2020 Cuma, 08:41

Uzun bir süredir Cumhurbaşkanımız Erdoğan dünya beşten büyüktür diyor. Bilindiği gibi Birleşmiş Milletler teşkilatı bir ABD projesi olarak iİkinci Dünya Savaşın'dan sonra 24 Ekim 1945 tarihinde ABD'de Kaliforniya'da kurulmuştur. Keza NATO' da 4 Nisan 1949 tarihinde Washington'da kurulmuştur. Sıcak savaş yerini soğuk savaşa bırakmıştır. 9 Kasım 1989 tarihinde Berlin duvarının yıkılışına kadar devam eden bir savaştır. Kapitalist blokla Sosyalist blok arasındaki savaşın galibi kapitalizm olmuştur. Sistemlerin tarifini de en eğlenceli yapan kişi Winston Churchill'dir. "Kapitalizmin doğal ahlaksızlığı; nimetleri adaletsiz paylaşmasıdır; sosyalizmin doğal faziletiyse sefaleti eşit paylaşmasıdır".
Dünyanın en büyük örgütü olan Birleşmiş Milletler'in amacı aşağıdaki şekilde yazılıdır. BM; dünya barışını, güvenliğini, sosyal ilerlemeyi, yaşam standartlarını yükseltmeyi, insan haklarını desteklemeyi ve dostane ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan bir kuruluştur. Savaşları ve barışa dönük tehditleri önlemek, ülkeler arasında dostane ilişkiler kurmak ve uluslararası ekonomik ve sosyal işbirliğini sağlamak temel amaçlarıdır. "Adalet, güvenlik, ekonomik kalkınma, sosyal eşitlik" haklarını tüm ülkelere eşit oranda sağlamak, temel amacıdır. Dünyada yaşananlara bakınca bu metni okuyup gülmeyecek insan yoktur iddiasındayım. Birleşmiş Milletler'in en güçlü organı ise Güvenlik konseyi'dir. Üye ülkeler arasında güvenlik ve barışı korumakla yükümlüdür. Birleşmiş Milletler'in diğer organları sadece tavsiye kararı alırken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararları, tüm üye ülkeler açısından bağlayıcılık taşımaktadır.
Güvenlik Konseyi on beş ülkeden oluşmakta olup, bu üyelerden beşi daimi üye statüsündedir ve mutlak veto yetkisine sahiptir. Karar alabilmesi için 9/15 oranı gereklidir, Bunun için de daimi üyelerden birinin aksi yönde oy kullanmaması gereklidir. Peki; kimdir bunlar?

ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin bütün dünyanın kaderi bu beş ülkenin kararına bağlıdır Bu ülkeler olaylara nasıl bakar? sorusuna yine Winston Churchill'le cevap arayalım "Büyük devletlerin dostları ve düşmanları olmaz. Onların sadece çıkar ilişkileri vardır" der.

ADALET, GÜVENLİK VE EKONOMİK KALKINMA

Bir yerde soykırım yaşanıyor olsa da eğer bu beş ülkeden biri veto ederse; BM soykırım kararı alamaz. (1995'te Bosnalı Sırp birlikleri, 8.000 Müslüman erkek yetişkin ve çocuğu öldürmüştü. 2'nci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'daki en büyük katliamla ilgili soykırım olarak hazırlanan karar tasarısını Rusya'nın veto ettiği gibi.) Beş daimi üye içinde yeryüzünde yaşayan 1,6 Milyar İslam dünyasından bir üye yoktur. Keza 1,3 milyarlık Afrika kıtasından 450 milyonluk Güney Amerika'dan da bir üye yoktur. Birleşmiş Milletler teşkilatı kendinden bekleneni vermekten çok uzakta olup yukarıda sıralanan beş daimi üyenin sekreteryasını yapmaktan başka bir işlevi yoktur. BM'nin yapısının değiştirilmesi, keyfiliğin önlenmesi ve adil bir çizgiye çekilmesi şarttır. Dikkat ediniz dünyada meydana gelen çok ciddi olaylar karşısında BM tamamen fonksiyonsuz bir haldedir. Bu nedenle cumhurbaşkanımız adaletsizliği yüksek sesle dillendirerek tarihe not düşmektedir. Aşağıdaki satırları BM tüzüğünde yer alan "Adalet, güvenlik, ekonomik kalkınma, sosyal eşitlik" haklarını tüm ülkelere eşit oranda sağlamak, temel amacıdır" maddesini dikkate alarak değerlendirelim. Dünyanın en zengin 62 kişisinin mal varlığı, toplam dünya nüfusunun yarısının mal varlığına denktir (3,6 milyar insan) Dünyada 821 milyon insan her gece aç bir şekilde uykuya dalarken, 672 milyon kişiye obezlik teşhisi konmuştur, Afrika'da doğan çocuğun ölüm oranı 9 kat daha fazladır. BM Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ve BM Silah Denetçileri'nin yok demesine rağmen kimyasal silah yalanı ile ABD ve İngiltere tarafından işgal edilen (işgal karşısında BM dünyayı harekete geçirmemiş eli kolu bağlı seyretmiştir) komşumuz Irak'ın 150 milyar varillik petrol rezervi var. Irak dünyada Venezuela, Suudi Arabistan ve İran'dan sonra 4'üncü sırada yer alıyor. Irak sahip olduğu toprak yapısı sayesinde ise Kuveyt ve Suudi Arabistan'dan sonra petrolün en kolay çıkarılabildiği 3'üncü ülke konumundadır. ABD'nin Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre ise Irak; sırasıyla Rusya, Suudi Arabistan ve ABD'den sonra günlük yaklaşık 5 milyon varille en çok petrol üreten 4'üncü ülke. (Irak petrol ve doğalgazının yüzde seksenbeşi İngiliz ve Amerikan şirketlerinin elindedir) Yine resmi verilere göre Irak, dünya petrol rezervinin yüzde 11-12'sine sahiptir.
Bu zenginlikteki bir Irak'ta Dünya Bankası'nın verilerine göre 40 milyonluk ülkenin yüzde altmışı günlük 6 (yazıyla altı) doların altında bir gelirle yaşamaya mahkûmdur.
Yazının başında Dünyanın çivisi demiştim, sonunda da çıkmış diyorum.