Hayrettin ÇAKMAK

Hayrettin ÇAKMAK

hayrettincakmak@hotmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Korona paniği ve stratejiler
27 Mart 2020 Cuma, 08:20

Geçen haftaki yazımızda, Korona ile oluşturulan ABD'nin Çin, AB ve Rusya'yı dize getirmesi algısını yazmıştık. Bu konuya farklı açıdan yaklaşanlar var. Think Tank çalışması yapanlar, strateji uzmanları bakın ne diyorlar; Bu kesim oluşturulan algıyı; ters manyel, sahte bayrak operasyonu argo deyimiyle ters köşe olarak ifade ediyor. Onlara göre bu algının oluşturulması gerçeğin perdelenmesi içindir. İşin esasına bakınca durum hiçte algılandığı gibi değil. Dünyanın fabrikası Çin'de ortaya çıkan salgın, peşi sıra başka nerelerde kendini gösterdi? Katolik dünyanın merkezi Vatikan ve İtalya'da, Şia mollalarının yetiştiği İran'ın Kum kentinde sonrasında da ABD dahil bütün dünyaya yayıldı.

Ünlü sanatçıların, siyasetçilerin, sporcuların, spor adamlarının pozitif çıkan testleri panik halinin yayılmasını, virüsün yayılmasından daha hızlı hale getirdi. Düşünsenize Buckingham Sarayı'nı terk eden Kraliçenin Windor Kalesi'ne kapanma kararı gündeme geliyor (haberin doğru olup olmamasının hiçbir önemi yok, çünkü dedikodusu yeter), diğer yandan tahtın birinci sıradaki varisi Prens Charles için yapılan Korona testinin pozitif çıktığı, Almanya'da Merkel, Kanada'da başbakanın kendilerini karantinaya alması; bir ürün için yapılabilecek piar çalışmasının zirve noktası olmalı.
Öyle bir piar çalışması ki maddi boyutun yanında manevi boyutuyla; Müslüman dünyanın kıblesi Kabe ve camiler, diğer dinlere ait ibadethaneler de tedbir amaçlı kapatıldı. Liderlerin ifadelerine bakılırsa Bütün dünya ikinci dünya savaşından bu yana en büyük korku ve paniği yaşıyor. Böyle anlar tarihi kırılmaların yaşandığı anlardır. Bu algıyı oluşturanlar istediklerini yaptırma noktasında ikna için uğraşmaz çünkü o iklim vücut bulmuştur artık..

Tarihi bir hatırlatma olarak zaman tüneline girersek; ABD'nin ikinci dünya savaşına katılma gerekçesi dikkatimizi çeker. ABD kendi toplumunu ikna edebilmek amacıyla 1941 yılında Japonların Pearl Harbor saldırısına bizzat göz yumduğu iddia edilir. Bu saldırı sonrasında "Avrupa'nın Asya'nın savaşı bizi ilgilendirmez" diyen ABD toplumu ve muhalif siyasileri bir anda savaş yanlısı olmuştur.

Amerika o süreçte hem biyolojik hem de nükleer silah üzerinde çalışıyordu, ünlü fizikçi Albert Einstein ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt'e bir mektup göndererek Almanlara karşı uyarmıştı. Bu süreden sonra ABD, savaş koşulları nedeniyle atom bombası yapım çalışmalarını hızlandırdı. Çünkü Almanların atom bombasına sahip olduğuna dair ciddi iddialar vardı.ABD atom bombası daha erken elde edildiği için atom silahını kullanmıştır. Hatta kullanılacak ülke olarak Almanya düşünülmüştü amma, Naziler kayıtsız şartsız teslim olmuş Avrupa'da savaş bitmişti. Bu nedenle rota Japonya'ya çevrilmiştir. Bu arada Roosevelt ölmüş yerine Truman getirilmişti. (bazı yazarlar Roosevelt'in ölümünü kuşkulu bulurlar, nedeni de atom bombasını kullanmaktan yana değildi derler, yerine gelen Truman'a her şey kabul ettirilmişti. Zaten 1944 yılında başkan vekilliği seçimi hilelidir. Demokrat Parti kongresinde güçlü ve barışsever aday Wallace yanlıları çoğunluktaydı, sermayedarlar tarafından salondan çıkarıldılar buna rağmen Truman üçüncü tur sonunda Roosevelt'in yardımcısı seçilebilmiştir)

TARİHTEKİ BÜYÜK DEĞİŞİM

Tarihin değiştiği an; 2 Ağustos 1945 tarihinde Japonya için emir verilir.6 Ağustos'ta operasyon başlar. Enola Gay isimli uçak silahıyla birlikte 7 saat sürecek yolculuğa çıkar. O sabah 08.16'da Hiroşima üzerinde bomba uçaktan bırakılır 43 saniye boyunca süzülen bomba yere 600 metre kala patlar ve tarih değişir. O an itibariye ABD'nin dünya hakimiyeti başlar. Bugün koronavirüsü ile dünyada oluşan panik hali, uzun süre devam edecek olursa; nükleer silah gibi siyasi ve ekonomik yapıları tahrip edeceği açıktır. Sürecin ulus devletleri yok edeceğini ileri sürenler sayı olarak gün geçtikçe artıyor. Bu kesimin özet görüşü "bu işin failinin vatanla, bayrakla izahı yoktur. Bu organize olmuş güç paraya da hükmeden güçtür. Yeni bir dünya ve insan tipi peşindeler, Bunu da açık açık yapıyorlar" Örneğin Davos bir ekonomik forum olarak görünse de Davos ve Bilderberg gibi toplanma yerleri organize olmuş güç tarafından gelenlere ev ödevlerinin verildiği ve bazı duyuruların da yapıldığı yerlerdir.

Davos'un müdavimlerinden Cüneyt Zapsu 2018 toplantıları arası TV'de verdiği mülakatta özetle "Filmlerde gördüğünüz şeylerin hepsi gerçek olacak" diyordu Zapsu kendi kızının (bu konularda ikinci mastırını yaptığını) ve kendisine "baba bizim yaş kuşağı son bağımsız düşünen insan nesliyiz, bizden sonra gelen çocuklar bizim çocuklarımız bağımsız düşünemeyecekler) çipli ve uzaktan yönlendirilen, gerektiğinde hacklenen bir insan neslinin peşindeler. Dikkatimi çeken bir iddia var. O da şu; yarın bir gün https://id2020.org/ sitesinden aşı ilan edilebilir iddiası.Unutmamak için bu sayfada kayıt altına alıyorum
Bu yazının 'Koronavirüs'ü ile ilgili dip notu;
Korkun ama paniklemeyin! Korku tedbir aldırır panik ise öldürür, Panik yalana, yanlışa inandırır resmi açıklamaların dışında hiçbir şeye inanmayın!