Hayrettin ÇAKMAK

Hayrettin ÇAKMAK

hayrettincakmak@hotmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
PR mı? Teammüden yalan mı?
22 Mayıs 2020 Cuma, 19:37

PR (Public relations) dilimizde halkla ilişkiler olarak karşılanır. Daha genel bir tanımlama yaparsak; Algının iletişim kaynaklarıyla yönetilmesi, yönlendirilmesidir. Buraya kadar olanına kabul deriz de, bakır pulu altın suyuna batırıp ATA 5'li diye piyasaya sürenler toplumun sabıka hafızasında kalpazan olarak yer alırlar.

Siyasi kampanyalarda profesyonel destek almak Türkiye'de de yerleşik bir olgu. İhtiyaçların belirlenmesi, vaatler ve neyin nasıl yapılacağının, ayağı yere basan projeleri seçim beyannamelerinde yer alırlar. Bundan sonrası sunumdur ki PR burada devreye girer.

Adolf Hitler'in propaganda bakanı Joseph Goebbels yalanı siyasette var olmanın ve seçim kazanmanın ana gövdesine oturtmuş bir kişiliktir. Başarılı da olmuştur. Bazı sözlerini aktarmak istiyorum. -Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır. Olmazsa yalana devam edin. Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar.

- Bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur. - Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşır. Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır. - Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.

Goebbels burada dursun şimdi de Oxford sözlüğünün 2016 yılında yılın kelimesi olarak seçtiği Post-truth'a bakalım. Türkçeye gerçek ötesi olarak çevrilen bu terim, başlarda "gerçek anlaşıldıktan, hakikat ortaya çıktıktan sonra" anlamında kullanılmış. Örnek vermek gerekirse; Siyasi kampanyalarda gündeme yalan ve ya bilerek bir yanlışla giriş yapılır. Rakibiniz sizin yalanınızı yanlışınızı belge ile bilgi ile düzeltmeye çalışır, tam bitirir ki ikinci bir yalanı gündeme sokarsınız. Bu kısır bir döngü değil, aksine yalan/yanlış üreten tarafın lehine bir durumdur.

BİLMEYEREK YA DA UNUTARAK

2017 referandumunda olsun son genel ve yerel seçimlerde olsun biz gerek Goebbels gerekse Post-truth çizgisinde taktik yalanlarla yanlışlarla mücadele ettik. Biz hizmet odaklı kampanya yürütürken, rakibimiz AK Parti karşıtı cephe, yurt dışı uzmanların desteği ile (mesela Şili'li reklamcı Francisco G. Ferrada gibi ) bir kampanya yürüttü. Bu profesyonel destek bu güne kadar elde edemedikleri bir başarıya da getirdi.

Post-truth konusunu yaşadığım bir olayla anlatayım; 2017 kampanyasında çalışırken, konuşma yaptığım yerlerde mutlaka halka yeni sistem hakkında soru sormalarını istiyordum. Bir yerde soru soran kişi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir gafını duymuş ve doğruluğuna inanarak soru sordu. Neydi o gaf? Kılıçdaroğu eleştiri yaparken, sistemde başbakanlık olmayacağını bilmeyerek ya da unutarak; cumhurbaşkanı ve başbakanın iki ayrı partiden çıkması durumunda güçler ayrılığının yaşanacağına ve kavga çıkacağına dikkat çekmiş "neden millete anlatılmıyor" demişti. Bu sözler anında gündem olmuş, Ak Parti cephesinden cevaplar verilmiş; CHP lideri çok zor durumda kalmış hatta mizahi sözlerle eleştirilmişti. Gelin görün ki bana soru soran vatandaşımıza ezberini bozdurmak için bir hayli zaman dil döktüm. Bana ısrarla, Ecevit ve Ahmet Necdet Sezer arasındaki anayasa kitapçığının karşılıklı fırlatılmasını örnek gösteriyor o kavga, bir gecede Türkiye'yi batırdı diyordu (söylenen yalanlar ya da yanlışlar diyelim, insanların beyninde farklı kurgulara neden oluyor ve güçlü bir inanç oluşuyor) Ben de kendisine; işte o sistem değiştiriliyor Amerika'da başbakan var mı? Yok! Biz de de benzer sistem olacak artık bu kavgalar olmayacak dediysem de Emekli memur olduğunu söyleyen o kişi "tamam anladım ama ben yine bizimkilere bir soracağım" demişti.

Sunumu güzel yapılan bir yalan artık marka bir üründür ve alıcı bulması çok kolaydır. Altmıştan fazla eser sahibi olan Karl May; Almanya'da Vahşi Batı'da yaşadıklarını anlatan romanlarla meşhur olmuştu. Daha sonra oraya hiç gitmediği ortaya çıkmıştır. Ama gitmiş gibi anlatımındaki başarı onu şöhret etmişti.

Yeni CHP genel başkanının bu gün; aynı konuları defalarca kendisine cevap verilmiş olmasına rağmen, söylediklerinin remi belgelerle çürütülmesine rağmen, ısrarla tekrarlaması; Nazi Almanya'sının propaganda bakanı Goebbels'in Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır. Olmazsa yalana devam edin. Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar. Taktiğinin uygulamasıdır.

Bu konuya devam edeceğiz.