Hayrettin ÇAKMAK

Hayrettin ÇAKMAK

hayrettincakmak@hotmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Suriye'de ne işimiz var? Öyle mi? -3-
02 Kasım 2019 Cumartesi, 09:05

Bu konular sorulduğunda; " Lozan Türkiye'nin tapusudur" vurgulu cümlesiyle karşılaşırsınız. Demek ki masada haklı olmak yetmiyor, Konjonktür uygun olacak, uluslararası bağlar lehinde olacak, bileğin güçlü olacak.
Barış Pınarı Harekâtı için ABD ve Rusya ile yapılan anlaşmaları bu açılardan bakarak değerlendirmeliyiz. Türkiye kesin kararlı olunca ABD bizimle çatışmayı göze alamadı çünkü kendine bir yarar sağlamazdı. Terör örgütü Deaş'ı yendik gerekçesine sığınıp çekilmek işine geldi. Bir de Amerikan kamuoyuna kahramanlık tiyatrosu oynadılar. Yüzde yüz kendi imalatları olan örgüt lideri Bağdadi'yi öldürdüler. (gerçi bu ölüm gazeteci Ergün Diler' in tespitlerine göre; Terörist Bağdadi'nin 19.ölümüydü ama Trump'a iç siyasetinde hem çekilme haklılığı sağlar, hem de başkanlık seçiminde iyi bir propaganda malzemesi olur, ABD bunu hep yapıyor. Obama döneminde de 2007 yılında böbrek yetmezliğinden ölmüş olan Usame bin Laden'i 2011 yılında tekrar öldürmüş ayağına taş bağlayıp (!) okyanusa atmışlardı ) Ülkemizde ise muhalefet; Trump'un mektubunu konuşarak gölgeleme yapıyor. İşin garibi CHP grup toplantısında bu mektup alkışlanıyor. Trump' tan gelen mektuba HDP, PYD, YPG, PKK sevinebilir, Yunanistan ve karşımızdaki Avrupa ülkeleri sevinebilir ama CHP, böyle zırva bir metni alkışlayamaz! Cumhurbaşkanımız kasım ayında gerçekleşecek görüşmede mektubu götüreceğini ve iade edeceğini ifade etse de "cevap verilmeliydi" gibi "oh oldu itirazları" dolaşımda.
Oysa Türkiye bu konuda harekatı başlatarak mektuba en güzel ve en sert cevabı vermiştir.
İktidara karşı muhalefet; eksik ve yanlış bilgiyle yapılıyor. Üstelik yakın tarih cehaletiyle.. ABD başkanı Johnson'un yazdığı mektuba İsmet Paşa güya "Yeni bir dünya kurulur Türkiye'de yerini alır" restiyle cevap vermiş. Bunu diyen buna inanan tarih bilmezler halt etmiştir. İnönü'nün bu sözü 16 Nisan 1964 tarihinde Time dergisine verdiği röportajda geçer. Kıbrıs'ta ABD'den beklenen arabuluculuk ve Türklere yapılan saldırıları men etmedeki duyarsızlık sonucunda; "Müttefikler tutumlarını değiştirmezlerse, Batı ittifakı yıkılabilir... Yeni şartlarda yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyada yerini bulur." demiştir. Daha sonra Kıbrıs'ta kanlı olaylar artış gösterince; Türkiye Kıbrıs'a müdahale kararı alır. İnönü'ye o meşhur "Johnson mektubu" bundan dolayı gelmişti. Mektubun geliş tarihi ise Time dergisi beyanatından 50 gün sonra 5 Haziran 1964'tür.
İnönü, Johnson'un mektubuna çok naif ve diplomatik olarak son derece yumuşak bir dille yaklaşık iki sayfalık bir cevap vermiştir. Naifliğin nedeni de İnönü'nün yapabileceği pek bir şey yoktu o dönemlerde. Türkiye çıkarma gemisine dahi sahip değildi. Askeri açıdan çok zayıf, ekonomik açıdan da ABD yardımlarına bağımlıydı.
Hatta İnönü; Johnson mektubunu aldıktan sonra "Air Force One" yani Johnson'un Ankara'ya gönderdiği ABD Başkanlık uçağıyla Washington'a gitmiştir. Bu durum üzücü ve yürek burkan bir durumdur.
Bugün Türkiye'nin itibar tabelasında yazan rakım fersah fersah yukarıdadır.