Küreselleşme ile birlikte sınırları kalktığında artık dünyada ülkeler arası rekabet yerini kentler arası rekabete bırakmaya başlar. Bu rekabet ortamında kentler, diğer kentlerden farklılıklarını ortaya koyarak daha fazla turisti, yatırımcıyı, sanayiciyi ve öğrenciyi kendisine çekmek ve içinde yaşayan insanlar için daha iyi yaşanılan bir yer olabilmek için diğer şehirlerle büyük bir yarış içerisine girer.
Burada farklı ve kuvvetli yanlarını ortaya koyarak kendilerine değer katacak bir imaj oluşturma çabası içerisinde, markalaşma çalışmalarına yönelir. İşte bu nedenlerle bir şehrin diğer şehirlerden ekonomik, politik, sosyal veya kültürel açılardan farklılığını ortaya koyması, bir kent kimliği oluşturması ve bunu pazarlaması günümüzde gelinen bir noktadır.
American Marketing Association (AMA)/Amerikan Pazarlama Birliği markayı mal ve hizmetlerin kimliğini belirleyen, rakiplerinden ayırt eden bir isim, terim, sembol, şekil veya bunların bileşimi olarak tanımlar.
***
Bu yukarıda özetlemeye çalıştığım bir kentin markalaşma çalışmalarını Bursa özelinde de yıllardır görürüz. Gerek yerel yönetimler gerekse çeşitli STK’lar Bursa’yı markalaştırma çalışmaları içinde zaman zaman bütünleşik, zaman zaman da özel çalışmalar yürütür.
Bursa’nın markalaşması noktasında Bursa akademi dünyasının ve Bursa’da bilim ile uğraşan kurum, kuruluşlar ve de bilim insanlarının katkıları da önemli bir yer tutar.
Burada başta Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesi olmak üzere akademi dünyamıza önemli görevler düşer. Bu nedenle akademi dünyasında önce ulusal sonrasında uluslararası alana yayılan başarılı çalışma ve yayınlar büyük değer taşır.
1987 yılından beri bir biçimde akademi dünyasının içinde olan bir kişi olarak akademi dünyasının büyük bölümünün kendi akademik kariyerleri peşinde ilerleme çabasında içinde olduğunu gördüm. Yani bilimi bilim için yapan (kendi özelindeki akademik kariyerleri) büyük çoğunluğun yanında az sayıda da olsa bilgi paylaşıldıkça çoğalır yaklaşımında olan ve bilim toplum içindir mantığının hakim olduğu çok değerli bilim insanlarını da tanıma fırsatı buldum.
Ülkemizde akademi dünyasının son kariyer noktası profesörlüktür. Bu ünvanı aldıktan sonra alanının gelişmesi ve alanında insan yetiştirme noktasında adım atıp, atmama zorunluluğu bir bağlamda hocanın inisiyatifine kalır. Yasal bağlamda zorunluluklarınız adeta ortadan kalkar. (Dünyada bu tam olarak böyle değildir).
Burada bu noktaya gelmiş insanların özellikle uluslararası platforma taşınmış akademik kitapları değerlidir. Bunları niye yazdım?
Akademi dünyamızı oluşturan hocalarımızın uluslararası platformlarda yaptıkları alanlarının uluslararası dernek başkanlıkları, uluslararası kongre başkanlıkları, uluslararası toplantılardaki sunumları, uluslararası saygın dergilerdeki makaleleri ve de hepsinin ötesinde uluslararası saygın akademik yayınevleri tarafından kitaplarının yayınlanması çok değerlidir.
Bunları yazarken aklıma sevgili Prof. Dr. Cezmi Akdiş’in İsviçre Alerji ve Astım Araştırma Enstitüsü (SIAF), direktörlüğü Allergy dergi editörlüğü ve öncesinde yaptığı Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi (EAACI) başkanlığı gibi görevleri aynı zamanda onun doğup büyüdüğü ve okuduğu bu kentin markasına katma değer katar.
Bu örnekleri çoğaltmakta mümkündür. Kısa bir süre önce Prof.Dr. Necmi Gürsakal’ın Sadullah Çelik ve Esma Birişçi ile birlikte Cambridge Yayınları’ ndan yayınlanan An Introduction to the Metaverse/Metaverse Giriş kitabı da aynı özellikleri taşır.
Academic Press; 1941 yılında Walter J. Johnson ve Kurt Jacoby tarafından kurulan Cambridge ABD merkezli eski ve saygın bir yayınevidir. Şirket 1969'da Harcourt, Brace&World bünyesine katılır. 2001 yılında ise Reed Elsevier (Relx Group) tarafından satın alınır. Bugün Elsevier bünyesinde değerli bir markadır.
BAYKARA HOCA VE ARKADAŞLARININ ÇALIŞMASI
Bursa Uludağ Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı başkanı Prof. Dr. Mehmet Baykara, öğretim üyelerinden Prof. Dr. Berna Akova ve Öğr. Gör. Dr. Mehmet Ömer Kırıştıoğlu tarafından yazılan "Anterior Segment Optical Coherence Tomography: A Clinically Oriented Atlas/Ön Segment Optik Koherens Tomografisi: Klinik Yönelimli Bir Atlas", Academic Press ve Elsevier iş birliğiyle yayımlandı.

Bu Baykara Hoca, Berna Hoca ve Kırıştıoğlu’nun çalışması olarak yayınlanan kitap özelinde Bursa Uludağ Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı kliniğinin bilimsel birikiminin uluslararası düzeyde tanınmasına büyük bir katkı sağladı. Oftalmoloji (Göz Hastalıkları) uzmanları ve asistanları başta olmak üzere geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden kitap, AS-OCT'nin tanı ve tedavi süreçlerindeki kritik rolünü ele alıyor ve alandaki ilk klinik atlaslardan birini oluşturuyor.

Çalışmanın önemine dair Prof. Dr. Mehmet Baykara hocamız şunları söyledi:
“Academic Press ve Elsevier, yalnızca yüksek bilimsel standartları karşılayan eserleri yayımlayarak, akademik dünyada saygınlık ve güvenilirliğin simgesi haline gelmiştir. Birçok Nobel ödüllü yazarın eserlerini yayımlamış bu yayıncılık devleriyle iş birliği yapmak, kliniğimizin bilimsel birikiminin uluslararası düzeyde tanınmasına büyük bir katkı sağlamıştır. Kitap 180 ülkede, 4500’ den fazla kuruma hizmet veren ve 12 milyondan fazla kullanıcıya ulaşan Elsevier Science and Technology bölümünün bir parçası oldu. Esere 60’dan fazla üçüncü parti organizasyon tarafından (Amazon, Google Play, Apple iBook gibi) erişilebilmektedir. Tamamı Türkiye’de yerleşik yazarlar tarafından yazılan bu eser, Academic Press-Elsevier tarafından yayımlanan ilk Türkçe yazar kadrosuna sahip kitap olma özelliği taşıyor. İngilizce olan kitap meslektaşlarımıza ve oftalmoloji alanında eğitim gören bireylere yol göstereceğine inanıyoruz”
SON SÖZ
Türkiye’de yerleşik yazarlar tarafından yazılan ve Academic Press-Elsevier tarafından yayımlanan ilk Türkçe yazar kadrosuna sahip kitabın üniversitemiz hocaları tarafından yayınlanması bana gurur veriyor. Ve Bursa markasına katma değer katıyor.
Bu noktada Prof. Dr. Mehmet Baykara, Prof. Dr. Berna Akova ve Öğr. Gör. Dr. Mehmet Ömer Kırıştıoğlu’nu kutluyorum. Ne mutlu onlara bu gururu yaşıyorlar.