Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@yahoo.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Darüşşafaka Bursa Lisesi ve Canik
03 Haziran 2020 Çarşamba, 07:57

Bir insanın yaşam yolculuğunda, onun kamil insana ulaşma noktasındaki ilk basamaklar eğitimden geçmekte. Ülkemiz eğitim sistemi tarihsel süreç içinde dünyaya model olacak (köy enstitüleri) bazı eğitim deneyimlerini hayata geçirse de, süreçte eğitim sistemimiz her gelen iktidar ve bakan ile yeni bir sistemi oturtmaya çalışmaktadır.
Şu anda Milli Eğitimimizin başında konuyu bilip, bilmeyeceği tartışmasız kabul edilen değerli bir bilim insanı ve tüm yaşamını eğitime adamış bir insan bulunmaktadır. Dileğimiz onun hayallerini gerçekleştirirken, eğitim sistemimizin de geleceği inşa edilecek beceri ve yeteneklere sahip, kişilerin yetişmesine vesile olmasıdır.

Devletin dışında, uzunca bir süredir özel okullar ve onların yanında vakıflar eğitim sistemimiz içinde yer almaktadır. Bu arada 1995 yılında bunlara ülkemizin ilk eğitim kooperatifi olarak Çağdaş Eğitim Kooperatifi de katıldı.
Geçtiğimiz 3 Mart'ta ÇEK'in Eğitim Ödülleri'ni verdiği isimlerden biri de Eğitim Teşvik Ödülü alan Osman Canik oldu. Osman Canik, Bursa sanayi ve iş dünyasının yakından tanıdığı bir isim. Canik bu ödülü 6 yıldır kurmaya çalıştığı Darüşşafaka Bursa Lisesi ve Bitlis'te 5 Yazılım şirketi projeleri ile aldı. Çeşitli sivil toplum örgütlerindeki gönüllü çalışmalarından tanıdığımız Canik, uzunca bir süredir, bir uğraş içinde.
Şimdi size kısaca kendisi için bir şey istemeyen, ticari beklentisi olmayan, sadece topluma bir şey vermeye çalışan bir insanın yaşadığı zorluklardan kısaca söz etmek istiyorum.

CANİK NASIL ANLATIYOR?

Sanayici ve hayırsever Osman Canik, Bursa Darüşşafaka Lisesi için verdiği mücadeleyi şöyle özetliyor:
"Darüşşafaka Bursa Lisesi'ni kurmak için son 6 yıldır çırpınmaktayım. Önce Bursa eski Büyükşehir Belediye Başkanı arsa tahsis sözü verdi. Ama görev süresi el vermedi. Sonra rahmetli Paşa Çiftliği sahibi Ali Dinçsoy 12 dönümlük arsasını vermek istedi. Onun da ömrü vefa etmedi. Ardından ben bana ait 14300 m2 arsayı Darüşşafa'ya bağışladım. Bademli yakınında Hasköy mahallesinde tarım alanı içinde kalan Emine Örnek Okulları'na, TED Lisesi'ne, Yedi Renkli Çınar Okulları'na, birkaç yüz metre mesafede bir arsa.
Bu 6 yıl içinde Milli Eğitim Bakanlığı'ndan Kamu menfaati kararı ile onay aldık. Toprak kurulunda 7'de 5 oyla uygun görüldü. Bursa eski belediye yönetimince uygun bulunan bu teşebbüs, şu an Tarım Bakanlığı onayı için sözlü uygunluk görüşü alındı. Yazılı onay için Bursa İl Tarım Müdürlüğü ve şu anki Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde onay için beklemektedir.

Bu bölgede birçok okul vardır. Ayrıca Hasköy yolu boyunca da birçok kapalı depo, tesis bulunmaktadır. Darüşşafaka Bursa Lisesi şu an kabiliyetli ve yoksul birçok yetim çocuğa Bursa'da yetişme ve önce Bursa'ya sonra da ülkemize faydalı olacak büyük bir potansiyeldir.
Darüşşafaka 157 yıldır ülkemize birçok başarılı devlet adamı, işadamı, sanayici, bilim adamı yetiştirmiştir. Bursa Darüşşafaka Lisesi bu imkanları ile başarılı ve yetim, öksüz ihtiyaç sahibi birçok gencimiz için büyük bir umuttur.
Darüşşafaka Bursa girişimini ben bu arsayı bağışlayarak başlattım. Ama bu yaklaşık 600 kişilik okulu yatılı olarak, spor salonuyla birlikte yapıp Darüşşafaka'ya bağışlayacak arkamda birçok Bursalı işadamı mevcuttur."

DARÜŞŞAFAKA NEDİR?

Osmanlı'nın art arda gelen savaşları birçok yetim yaratmıştı. Bu yetimlerden en azından başarılı olanlarını sahiplenmek üzere Sultan Abdülaziz döneminde, Yusuf Ziya Paşa ve 4 arkadaşıyla beraber başlatılan ve Sultan Abdülaziz'in destekleriyle 1863 yılında Darüşşafaka kurulur.
O dönem kurulan ve bugüne kadar çeşitli başarılara imza atan, içinden çok sayıda sanayici, işadamı, siyasetçi ve devlet adamı çıkaran DARÜŞŞAFAKA'nın, bugün de şehit çocuklarımız ve diğer çocuklarımız için, bu imkanı Bursa'da sağlayarak artan kapasitesiyle yeni bir potansiyel olacağını düşünüyorum.
Burada görev artık Bursa Büyükşehir ve Bursa bürokrasisinde. Bizden anımsatması. Bu köşeden konunun takipçisi olacağız. Bunu hep beraber hayata geçirelim. Yetim olmayan, yetim olmanın ne olduğunu bilemez. Bu bizim insanlık görevimizdir.
Atalarımızın bu ulvi emanetini baş tacı edip, daha yukarılara taşımada, her noktada herkes üzerine düşeni yapmalıdır.