Hava Durumu

Memduh Gökçen ve Kirazlıyayla Sanatoryumu

Yazının Giriş Tarihi: 15.03.2024 08:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.03.2024 08:09

Dünya savaşları sonrası tüm dünya gibi ülkemizde de salgın hastalıklar yaygın bir biçimde toplumumuzu tehdit eder. Çiçek, lekeli humma denilen tifüs, sıtma ve tüberküloz hastalıkları 1940’lı yıllardan da sonra ülkemizdeki yaygın salgın hastalıklardır.

Cumhuriyet Tarihinde veremle mücadele çoğunlukla dispanserler aracılığıyla yürütülür. 1923 yılında ise ilk açılan Büyükada Verem Sanatoryumunu görürüz. Onu 1924’de Heybeliada Sanatoryumu, 1932’de Erenköy Sanatoryumu ve 1936’da İstanbul Yakacık Sanatoryumu (özel) izler.

Bursa’da bir sanatoryum açılması konusu ilk olarak 1938 yılında Cumhuriyet Halk Partisi İl Kongresi’nde konuşulmaya başlanır. Süreçte sanatoryumun Uludağ’da Kirazlıyayla’ya inşa edilmesine karar verilir.

Bu projenin gerçekleştirilmesine İstanbul’da 1936 yılında faaliyete başlamış olan Yakacık Sanatoryumunun sahibi Prof. Dr. İhsan Rıfat Sabar, öncülük eder. Ülkemizde tüberküloz ile mücadele tarihine göz attığımızda karşımıza öncelikle iki isim çıkar. Ord. Prof. Dr. Tevfik Sağlam ve Prof. Dr. İhsan Rıfat Sabar.

Bursa’da 1945 yılına gelindiğinde, Uludağ’daki sanatoryumun yapım çalışmaları başlatılmış ve devam etmektedir.

Bu arada yeri ile ilgili tartışmada, Açıkses gazetesi sahibi Dr. Münir Halil Erem,

sanatoryumun yapım yerinde kentin içme sularına karışan bir su kaynağı

bulunduğunu ve bu konunun Bursalıların sağlığı üzerinde tehdit oluşturduğunu gündeme getirir. Bunun için dönemin sağlık bakanı devreye girer ve önlem alınmaya çalışılır.

Kirazlıyayla mevkiinde bulunan Uludağ Verem Sanatoryumu Türk Anonim Ortaklığı, 29 Mayıs 1947 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kurulur.

Merkezi İstanbul’da yer alan kurumun temelleri, 1 milyon 200 bin sermaye ile atılır. Kurucu hisse sayısı ise iki yüzdür. On üç kişiden oluşan Anonim Ortaklığın kurucu ortakları  şunlardır:

“Doğan Demirağ, Emin Onat, Hadi İhsan Gediz, Hazik Ziyal, Hasan Dağyaran, İhsan Rıfat Sabar, Kemal Noyan, Mehmet Sabit Tütnar, Nihat Akarsu, Rüştü Muratoğlu, Saime Demirağ, Süheyl Ünver ve Zeliha Ziyal.”

Daha sonra 1948 yılında sermayesi 2 Milyon liraya yükselir.  Bin lira değerinde 2000 hisseye bölünür.  20 Haziran 1949 tarihinde hasta tedavisine başlar. Tanıtımı yapılmamış olmasına rağmen, yoğun bir rağbet görülür. Başhekimlik görevini Dr. Siyami Ersek yürütür. Çoğu hasta sosyal güvenlik sahibidir. Yüzde 25 oranında da özel ücretli hasta gelir.

Oranın ilk hastalarından biri de o dönem Galatasaray Lisesi son sınıfında okuyan Memduh Gökçen olur. Gökçen’e teşhisini Prof. Dr. İhsan Rıfat Sabar koyar ve sanatoryuma yatırılır. İhsan Rifat Hoca kurucusu ve ortağı olduğu sanatoryuma haftanın belirli günleri uğrar. Sanatoryum günlerinde Memduh Gökçen iki hasta arkadaşı Rum Mihail ve Bayıdırlık’ta şoförlük yapan bir kişiyle sanatoryumun balkonunda ve bahçesinde Bayındırlık’ta şoförlük yapan kişinin motorsikleti ile fotoğraf çektirir.

Gökçen o günleri anlatırken, kaldığı dönemde Dr. Siyami Ersek’in ülkemizde ilk kez bir hastanın ciğerinin üçte birini aldığı ameliyatı orada yaptığından söz eder.

Değerli büyüğüm Memduh Gökçen’e sağlıklar diliyorum. Bilgi notları için de teşekkür.

BUSİAD İFTARI VE DEPREM

Bursa Sanayici ve İşinsanları Derneği'nin (BUSİAD) geleneksel iftar yemeği yapıldı.  İftara Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Adayı Alinur Aktaş, İyi Parti Bursa Milletvekili ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Selçuk Türkoğlu, CHP Milletvekili Hasan Öztürk, Yeniden Refah Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sedat Yalçın, Zafer Partisi Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, AK Parti Nilüfer İlçe Belediye Başkan Adayı Celil Çolak, STK temsilcileri, BUSİAD üyeleri ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar, Ramazan ayına özgü yardımlaşma, bereket ve hoşgörü mesajlarıyla başladığı konuşmasında, depremselliği yüksek şehirlerde kentsel dönüşümün akabinde “Sanayisel Dönüşüm” ün de mutlaka gündeme alınması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

Sanayisel dönüşüm konusunda güncel durum saptamasının yapılması ve sanayiciler ve yerel yönetimlerce konunun titizlikle ele alınmasının gerekliliğine inanıyoruz. Dönüşüm demişken, binaların dönüşümünün yanı sıra zihniyetlerimizin de dönüşmesi gerektiğini biliyoruz. Bursa’nın gelişmesi için yeşil, dijital ve toplumsal dönüşüm mutlaka gerçekleştirilmelidir. Katma değerli, dünya çapında işler yapabilmek için yeşil, dijital ve toplumsal dönüşümle yaşanabilir bir kent nasıl gerçekleştirilebilir bunu Türkiye’de bizden daha iyi yapabilecek başka bir kent yoktur diye düşünüyorum. Yeter ki bunda mutabık olalım ve bunun kurallarını koyup amasız fakatsız uyalım.” 

BARIŞ HOCANIN SÖYLEMLERİ

1986 yılından beri Bursa fayları üzerine çalışmalar yapan Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, “Dost acı söyler” diye başladığı konuşmasında önemli noktalara dikkat çekti. Sanayi ve ticaret merkezi olan Marmara Bölgesi'nde yer alan Bursa'nın dikkatini, zarar azaltma planlarına vermesi gerektiğini, geçmişteki depremlere bakıldığında gelecekte de Bursa'da can ve mal kaybına sebep olacak ölçüde büyük depremlerin olma olasığı olduğunu belirterek, şunları söyledi:

Bursa merkezli depremde erken uyarı sistemi işe yaramaz. Bunun için 50-60 kilometre uzaklık gerekir. Ancak acil müdahale sistemi çalışır. Elektrik ve doğalgazı kesebilir sistem. Ülkenin neresinde bir afet olursa olsun bunun bedelini hepimiz ödüyoruz. Afet planları çok önemli ve değerlidir. Deprem olduğunda hele de kış günüyse 3 gün elektrik kesintisi olursa planınız nedir? İşletmenizde patronun da dahil olduğu bir afet ekibi var mı? İletişim planınız var mı? Ekipleriniz yeterli malzemelere sahip mi? Gerekli eğitimleri aldılar mı? Tedarik zinciri yönetiminize ve iş sürekliliğine dair planlarınız nelerdir? Sanayici olarak siz hazır değilseniz hiçbir kurum hazır olamaz.”

Evet, Barış hocanın “Sanayici olarak siz hazır değilseniz hiçbir kurum hazır olamaz.” Sözü ne kadar önemli değil mi?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.