Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@yahoo.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Nazım 118. yaşında anıldı
18 Ocak 2020 Cumartesi, 08:14

Nazım Hikmet, Türk edebiyatının uluslararası platformdaki en önemli isimlerinden biri. Şiirleri çeşitli dillere çevrilmiş, kuşaklar boyu dizeleri dilden dile dolaşmış, şiirleri bestelenmiş, tiyatro oyununa dönüşmüş, sinema filmi olmuş, kuşakları et-kilemiş bir yazarımız.
Benim özelimde de ayrı bir yeri var. Üvey oğlu edebiyat dünyasının Memet Fuat, spor dünyasının da Mehmet Bengü olarak tanıdığı Mehmet Hoca'nın öğrencisi olma mutluluğunu yaşadım. Torunu Türk voleybo-lunun büyük kaptanı sevgili Kenan Bengü ile sınıf arkadaşlığı yapmış olmanın gururu var.

Bu önemli edebiyatçımız 118. yaşında çeşitli etkinliklerle anılıyor. Bu kapsamda Uludağ Üniversitesi ve Nilüfer Belediyesi işbirliğinde bir etkinlik hayata geçirildi.
Etkinlikte Uludağ Üniversitesi'nden 18 güzel sanatlar öğrencisi, hocaları Doçent Meryem Uzunoğlu eşliğinde Nazım Hikmet Kültürevi'nde "Karşılaşmalar- Çizgi ile Gölge Arasında Nazım Sergisi"ni gerçekleştirdiler.
Sergide Nazım Hikmet'in eserlerinden yola çıkarak duvar resmi, tel enstelasyon, farklı tekniklerle oluşturulan kağıt üzerine desen ve baskı çalışmaları yer alıyor. Enstelasyon Rusya'da son yıllarda kullandığı çalışma odasının tel ve tüllerden yorumu, Memleketimden İnsan Manzaraları şiirinden Haydarpaşa garı ile İzmit istasyonu arasında karşılaştığı insanların farklı bir yorumu yapıldı.
Sergiye konu olan şiirler; "Mavi Liman, Memleketimden İnsan Manzaraları, Gülhane Parkı, Vasiyet, Masalların Masalı."
Serginin açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hatice Şahin, Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri ve hocaları Doç. Meryem Uzunoğlu ile Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nejla Aslan katıldı.

SONSÖZ

Bu yazıyı Nazım'ın Kurtuluş Savaşı Destanı'ndan birkaç dize ile bitiriyorum. Dünya görüşü ne olursa olsun, etnik kökeni ne olursa olsun, emperlayizme karşı verilen bir özgürlük mücadelesinde bu dizelerle duygulanmamak mümkün mü?
"Kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
Okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe'den
Dünyanın en yıldızlı karanlığını.
Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferah-tılar ki
Şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
Güzel ve rahat günlere inanıyordu
Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mav-zerinin yanında,
Birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: 'üç' dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu.
Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı."