Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Tarım konusundaki bazı notlar

    Yazının Giriş Tarihi: 17.01.2022 07:56

    Tarım konusu açıldığında gerçekten içim sızlıyor. Çocukluğumu anımsadığımda evimize akrabalarınızın Anadolu’dan gönderdiği kuru dutlar, pestiller geliyor. Uygarlığın beşiği olan Anadolu’nun kadim topraklarında, intihar edercesine önce kadim tohumlarımızı yok ettik, sonra da şehirleşme uğruna tarımımızı küçülte, küçülte dışarıya muhtaç hale geldik.

    Bunu da ne yazık ki yıllar boyunca yaptık. Bilinçli mi, bilinçsiz mi onu bilmem. 

    Geçenlerde yazmış olduğum tarım ile ilgili yazıya bazı geri dönüşler oldu. Onları sizlerle paylaşmak istedim.

    *****

    Sönmez Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve BTSO eski Başkanı Celal Sönmez konu ile ilgili şu bilgileri ekledi:

    “Tarım konusundaki en önemli sorunlarımızdan birinin ölçek konusu olduğunu anımsatmak isterim. Bizim miras hukukumuz neredeyse bir asır içinde, tarım arazilerindeki ölçek ekonomisini bitirdi. Sonuçta bölük pörçük ekilmeyen binlerce parsel tarlalar oluştu. İnsanlar bunları yok pahasına satıp, kentlere göç ettiler. Kentlerdeki arazilerde küçüle küçüle tarım arazisinden çıkarıldı ve bugünkü hale geldi.”

    Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Erdem Saker, tarım konusundaki yazıma şu bilgilerle katkı koydu:

    “Bizim tarımdaki zayıflığımızın iki temel nedeni var, birincisi tarım eğitiminin uygulamalı olmayışı, verdiğin örneklerde Osmanlı’nın ziraat mektepleri uygulamaları önemliydi. Çiftlik içinde kurulmuş, çocuklar okurken tarlanın içindeler. Bugün dünyanın tarımda gelişmiş ülkelerinin başında olan ABD ve Hollanda’da böyle okuyorlar. İkincisi de çiftçinin KOOPERATİF çatısı altında bir araya gelememesi. Hollanda çiftçisinin ?’i kooperatifleşmiş durumda. Bursa’da da çok güzel bir örnek var AĞAKOY KOOPERATİFİ.

    Aslında eğitimde bu kadar çok ziraat fakültesi yerine bol miktarda Uygulamalı Tarım ve Hayvancılık Meslek Okulları açılmalı.  Ben her vesile ile öneriyorum yetkililere, iş dünyasına, gelin Karacabey Harası’nda  Hayvancılık eğitimi verecek 2 tane uygulamalı meslek okulu açın diye.”

    Ermetal Şirketler Grubu Başkanı Fahrettin Gülener ise konuya bir başka açıdan bakıyor:

    “Sınırsız, sonsuz ve kontrolsüz ithalat olması bence ülkemiz tarımının bu hale düşmesindeki temel gerekçelerden biridir. Bunu üzülerek izliyorum.”

    BAYİZİT NE DİYOR?

    Bursa ve tarım konusuna sektörün içinde olan Kaledonya firmasının sahibi ve BTSO Meclis ve Divan Kurulu Başkan Yardımcısı Ziraat Mühendisi Murat Bayizit ile konuştuğunuzda, o bu konuda özetle şunları söylüyor:

    “Bursa’ya göz attığımızda 11 bin km2 yüzölçümünün yüzde 1 dahi alan kaplamayan sanayinin ekonomiye etkisini yüzde 46 olarak görüyoruz. Ama yüzde 40’lık bir alan kaplayan tarım arazilerinden elde edilen gelirin ekonomiye katkısı sadece yüzde 8 olarak karşımıza çıkıyor.  Bunun temel nedeni Bursa sanayisinin tarıma olan ilgisizliği olduğunu düşünüyorum.

    Bu ilgisizlik kendi mecrasında büyümeğe çalışan ve kendi imkanlarıyla bu seviyelere gelmiş bir sektöre yapılan büyük bir haksızlıktır. Tarım arazileri para için değil tohum ekmek, fidan dikmek için sahiplenilmelidir.

    Sanayicilerin ‘100 dönüm yer alalım da ceviz ekelim’, ‘Yapalım küçük bir ahır hayvancılık yapalım’ romantizminden bir an önce kurtulup, otomotive, tekstile verdikleri önemin yarısını tarım sektörüne ayırmaları gerektiğini düşünüyorum. Bana göre bu ülkeye yapılacak en doğru yatırımın, bu olduğunu artık anlatmamız gerekmektedir.

    Bu ülkenin karakterinde tarım vardır. ‘’Tarım bitti’’ naraları atmayı ve romantik tarımcılığı bir kenara bırakıp dünyada tarımın bu ülkeden başladığını ve en son bu ülkede biteceğini, bu işi de en iyi bizlerin yapacağını herkese gösterme zamanıdır.”

    Evet, hiçbir zaman, hiçbir şey için geç değildir.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar