Mustafa YILMAZ

Mustafa YILMAZ

mustafayilmaz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İş Kazası sonrasında işverenlerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar nelerdir?
18 Kasım 2019 Pazartesi, 09:06

Geçen haftaki yazımızda iş kazası meydana geldikten sonra iş kazasına maruz kalan işçinin haklarının neler olduğu açıklamaya çalıştık. Bu haftaki yazımızda ise iş kazası meydana gelmişse bu aşamadan sonra işveren veya işveren vekilinin nelere dikkat etmesi gerekir. En az hasarla sürecin nasıl tamamlanabileceğini açıklayacağım.

İşverenler açısından en önemli konu iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin tam olarak alınmasıdır. Maalesef her ne kadar tüm tedbirler alınmış olsa dahi, iş kazaları yine de meydana gelebiliyor. Yapılan işle illiyet bağı olmasa da işyerinde meydana gelen kalp krizi, yıldırım düşmesi gibi olaylar dahi iş kazası olarak değerlendirilmektedir. Bu gibi durumlarda kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınmaktadır. Kazanın ne zaman kimin başına gelebileceği hiçbir zaman tahmin edilemez. O yüzden iş kazası sayılmasa bile misafir olarak bir yabancının işletmeye girişine bile dikkat edilmelidir. Deneme süresinde bazı işverenler hiç sigorta başlatmayabiliyorlar, ancak kazaların en çok, ilk birkaç gün içerisinde meydana geldiği unutulmamalıdır. Uyum ve oryantasyon eğitimlerinde dahi bir gözetmen olmadan işçinin işletme içerisine alınmaması gerekir.

Tüm tedbirlerin alınmış olmasına rağmen iş kazası meydana gelmişse artık ilk iş olarak kazazedenin ilk müdahalesinin işyerinde varsa sağlık personeli tarafından yapılmasını temin etmektir. Yoksa da en kısa ve güvenli şekilde en yakın sağlık kuruluşuna götürülmesini sağlamaktır. Gecikme halinde iş göremezlik derecesinin artmasına veya işçinin vefatına neden olabilecek bir eksiklik veya kusur çok ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalınmasına neden olabilir. Sağlık kuruluşunda iş kazası olduğu gizlenmeye çalışılmamalı, işçilere bu yönde baskı yapılmamalıdır. Sağlık kuruluşları da yaralanmaların iş kazası olduğunu tespit ettiğinde en geç 10 iş günü içinde SGK'ya bildirim yapmalıdır.
İş kazaları idari, cezai ve hukuki yönden işlemlere konu olabilmektedir. İdari yönden SGK ve İş Teftiş Kurulu tarafından yapılan denetimler ve yaptırımlar ön plandadır. Cezai açıdan ise taksirle yaralama, taksirle ölüme yol açma veya öngörüldüğü halde kasıtlı olarak tedbir alınmayan hallerde olası kasttan yaralama, ölüm gibi suçlardan ceza davası açılabilmektedir. Hukuki olarak ise bizzat kazazede tarafından veya ölümü halinde mirasçıları tarafından açılan maddi, manevi tazminat davaları olduğu gibi SGK tarafından açılması muhtemel rücu davaları söz konusu olabilir.

İş kazasının hem kolluk kuvvetlerine hem de SGK'ya bildirilmesi zorunludur. Kaza kolluk kuvvetlerine en kısa zamanda, vakit kaybetmeden bildirilmelidir. SGK'ya ise en geç kazadan sonraki 3 iş günü içerisinde bildirilmelidir. İş kazası bildirimi yapılmazsa veya işçinin bünyece elverişli olmayan bir işte çalıştırıldığı tespit edilirse geçici iş göremezlik ödemesinin tamamı işverene ödettirilir.

İş kazası işveren dışında üçüncü bir kişinin kastı veya kusuru ile meydana gelmişse bu durumla ilgili belge ve bilgiler adli ve idari makamlarla paylaşılmalı, yargılama aşamalarında ileri sürülmelidir. Kayıt dışı çalışırken kaza meydana gelmişse başka bir sorumluluk olup olmadığına bakılmaksızın tüm tedavi giderleri ve peşin sermaye değeri işverene ödettirilir. Bu yüzden bu konuya azami derece dikkat edilmelidir.

SGK tarafından yapılan son değişiklik ile iş kazalarının büyük çoğunluğu artık sosyal güvenlik denetmenleri tarafından incelenecektir. O yüzden iş kazası sonrasında yapılacak soruşturma ve inceleme için gerekli evraklar muhafaza altına alınmalıdır. İşyerinde kamera kayıtları varsa kaza anını bir bütün olarak ele alacak şekilde görüntüler yedeklenerek muhafaza edilmelidir. Kamera sistemi yoksa iş kazasının meydana geldiği olay yerinin kazadan sonra mümkünse video ile kayıt altına alınması, mümkün değilse fotoğraflanması haksız iddia ve mesnetlerin önüne geçilmesi açısından önemlidir. Kolluk kuvvetleri ve adli makamlar tarafından tanzim edilen belgeler temin edilerek incelemeye hazır bulundurulmalıdır. Bunlarla birlikte işyerinde varsa iş sağlığı güvenliği kurulu kaza ile ilgili geniş çaplı bir rapor tanzim etmeli, kurul yoksa iş sağlığı güvenliği uzmanı bu incelemeyi yaparak rapor haline getirmelidir.
Görgü tanığı varsa olayın meydana geliş şekli mutlaka yazılı olarak imza altına alınmalıdır. Kazanın meydana gelmesinde bir eksiklik söz konusu ise adli inceleme sonrasında başka bir kazaya sebebiyet verilmemesi amacıyla gerekli tedbirler derhal alınmalıdır. Tedbirler alınamıyorsa tehlikeli alanda işçi çalıştırılmamalıdır.

Ücret bordrosunda ve SGK'ya verilen aylık prim hizmet belgesinde kazanın saati ne olursa olsun kazanın yaşandığı gün tam ücret olmalı ve primi tam gün yatırılmalıdır. Raporlu olduğu düşüncesiyle kaza gününe eksik bildirim yapılması halinde idari para cezası uygulanır. Sosyal güvenlik denetmenleri tarafından inceleme için kayıt ve belgelerin ibraz edilmesi istenildiğinde yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde eksiksiz teslim edilmesi gerekir. Teslim edilemiyorsa 15 günlük süre dolmadan en az birkaç gün öncesinden geçerli bir mazeret ile ek süre talebinde bulunulması gerekir. Hiç teslim etmemekle veya süresinde teslim etmemekle, eksik teslim etmek arasında fark yoktur. Aynı idari para cezası uygulanır.

5510 sayılı kanuna göre kayıt ve belgelerin saklama süresi özel sektör için 10 yıl kamu için 30 yıldır. İş kazalarının yaşanmadığı veya en aza indirildiği bir çalışma sistemine kavuşmak dileğiyle herkese kazasız belasız sağlıklı bir ömür diliyorum.

OKUYUCU SORULARI

SORU: Özel bir bankada çalışıyorum. Doğum sonrası iş göremezlik süresi bitiminde önce ücretsiz izin alırsam ardından yarım çalışma ödeneğinden faydalanabilir miyim? (Yasemin ARSLAN)

CEVAP: Yarım çalışma ödeneğine ilişkin yayımlanan yönetmeliğe göre analık süresi bitiminden, yani doğumdan sonraki 8 hafta bittiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde yarım çalışma ödeneğine başvurmanız gerekmektedir. Aksi halde geçen süre boyunca ödenekten faydalanmanız mümkün değildir.

SORU: Emekli olduktan sonra destek primine tabi olarak bir işyerinde çalışıyorum. İşverenimiz iş eksiltmesi nedeniyle bizleri işten çıkaracağını söyledi. Emekli olduğumuz için tazminat hakkımız olmadığı söylendi doğru mu? (Musa MERT)

CEVAP: İş eksiltmesi gibi bir gerekçe ile işten çıkarılmanız halinde kıdem ve ihbar tazminatı hak edersiniz. İş kanununun kıdem tazminatı maddesi sizin için de geçerlidir. Tazminatınızı talep edebilirsiniz.

EMEKLİLİK HESAPLAMA

SORU: 1994 ile 2000 yılları arasında memur olarak görev yaptım ve istifa ettim toplam 2100 günüm var. Daha sonra kendime 2001 yılında işyeri açtım ve Bağ-Kur'lu oldum. Bir kısmının ödeyemedim ve silindi. Bağ-kurdan 720 günüm var. 2005 yılı ocak ayında yeniden memuriyete döndüm aralıksız çalışıyorum. 1968 doğumluyum. Ne zaman emekli olabilirim ve ilk memuriyet dönemine ilişkin emeklilik ikramiyemi alabilir miyim? (Emriye KOÇAK)

CEVAP: İlk memuriyet hizmetlerinizden dolayı 53 yaş 7200 gün şartlarına tabisiniz. Prim gününüz dolmuş ancak yaşınızın dolacağı 2021 yılı doğum tarihinizde emeklilik müracaatı yapabilirsiniz. Emeklilik ikramiyesi hesaplanırken ilk memuriyet döneminiz de dahil edilir.