Mustafa YILMAZ

Mustafa YILMAZ

mustafayilmaz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Sigorta aileyi korur
18 Mayıs 2020 Pazartesi, 08:00

Genel Sağlık Sigortası (GSS) sadece sigortalıyı değil tüm aileyi korur

01.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası (GSS), sağlık hizmetinden faydalananların kapsamının çok geniş olarak düzenlenmesi ve kapsamdakilerin eşit şekilde hizmet alması nedeniyle örnek olarak gösterilen bir sistemdir. Kapsam itibariyle bakıldığında dünyada nüfusun tamamını içine alan başka bir sağlık sigortası örneği bulunmamaktadır. En gelişmiş ülkelerde dahi bu seviyede bir sigorta ve sağlık kapsayıcılığı söz konusu değildir. Zorunlu olması ve maddi gücü olmayanların hiçbir ücret ödemeden sisteme dahil edilmesi yönüyle de sosyal devlet uygulamalarının en ileri seviyesi olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır. Kapsam itibariyle kimlerin dahil olduğunu uzun uzadıya buradan sayarak okuyucularımızı mevzuata boğmak istemem.

Çalışanların, emeklilerin, bunların hak sahibi eş ve çocuklarının dahil olduğu sisteme, hiçbir geliri olmayanların ve az gelir elde edenlerinde dahil edilerek işleyen bir sistem oluşturmak ülkemiz adına gurur verici bir tablo ortaya çıkarmıştır. Bir kişinin kendi bütçesinden karşılayamayacağı en pahalı ameliyatlardan tutun kanser hastalıklarına kadar tüm sağlık hizmetleri, geri ödeme kapsamında SGK tarafından finanse edilmektedir. 83 milyona hitap eden, hem de yapılan işlemlerin tamamı bilişim altyapısıyla yönetilen bir sistemi ancak SGK gibi bir kurum yapabilirdi.

SGK, bilişim uygulamaları ve siber güvenlik alt yapısıyla birçok kuruma örnek olarak gösterilmektedir. 143 uygulamayla e-devlette işlem ve hizmet yönüyle ilk sırada yer almaktadır.

Özellikle son birkaç aydır, pandemi nedeniyle sağlık sigortalarının kapsayıcılığı, sağlık hizmetine ulaşmanın kolaylığı, eşit şekilde sağlık hizmeti alınması, hizmetin kalitesi ve güvenirliği gibi konular ülkemizde uygulanan genel sağlık sigortasının önemini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Pandemi yaşanmadan önce de GSS'nin önemini belirten yazılar kaleme almıştım.

Çok gelişmiş olduğu söylenen birçok yabancı ülkede örneklerini gördüğümüz sağlığa erişim sorunlarının hiçbiri bu zorlu dönemde ülkemizde yaşanmadığı gibi verilen sağlık hizmetlerinin tamamı da ücretsiz sunulmaktadır. Bu hizmetlerin verilebilmesi ancak GSS sayesinde olmaktadır.

Bu saydığımız nedenlerle birçok ülke tarafından örnek sistem olarak incelenen ve kendi ülkelerine adapte edilmeye çalışılan GSS'nin uygulaması açısından bazı önemli bilgiler vermeye çalışacağım. Üzerinde durmak istediğim en önemli konu GSS'li olarak kapsama alınan bir kişinin sadece kendisinin değil, varsa eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu anne/babasının dahi sağlık hizmetlerinden ilave bir prim ödemeden yararlanmaları hususudur.

Kaldı ki emekliliği ve çalışması olmayan bir kişinin prim ödeyip ödemeyeceği hususu da yine hane halkı gelirine bakılarak tespit edilmektedir. İşten ayrıldıktan sonra zaten bazı durumlarda 30 gün bazı durumlarda 99 gün prim ödemeden sağlık hizmetlerinden aynen çalışıyor gibi faydalanmaya devam edilir. Bu sürelerden sonra işsizlik ödeneği söz konusu ise yine ödenek dönemi boyunca da GSS kapsamında sağlık hizmetlerinden tüm aile, ücret veya prim ödemeden faydalanmaya devam etmektedir. Bu saydıklarımız genel olarak diğer sosyal güvenlik sistemlerinde de olan uygulamalardır.

Türk Sosyal Güvenlik Sisteminin farklılığı bu aşamadan sonra ortaya çıkmaktadır. Hiçbir güvence altında olmayanları ve düşük gelirli olanları bile GSS kapsamına dâhil eden bir sistemimiz var. Sisteme dâhil ederken en temel konu kişinin gelir durumudur. Bu aşamada dikkate alınan gelir, sigortalının sadece kendi geliri değil tüm hane halkının geliridir. Hane içerine giren gelir toplamı yine hane halkı sayısına oranlanarak kişi başı gelir tespit edilmektedir. Sonuçta kişi başı gelir brüt asgari ücretin 1/3 ünden az ise tüm ailenin GSS primi Devlet tarafından karşılanmaktadır. Eğer 1/3 ten fazla ise bu kez aileden sadece bir kişi aylık brüt asgari ücretin %3 ü oranında 2020 yılı için 88,29 TL prim ödeyerek tüm aileyi sağlık güvencesine kavuşturmaktadır. Uluslararası basına da haber olan ifadesiyle sağlık sigortacılığında ki Türk mucizesi GSS'nin bu yönüdür. Bu anlamda GSS'yi şahsi olarak değil tüm aile açısından değerlendirerek, sağlık yönüyle aile sigortası olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bir kişinin 25 yaşına kadar anne veya babasının üzerinden sağlık hizmetinden faydalanılması durumunu ülkemiz dışında başka bir ülkede bulamazsınız. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda kişinin kendi çalışması yoksa 18 yaşını doldurduğu gün erkek veya kadın fark etmeksizin tüm bireyler sağlık güvencesi dışında kalır.

Ülkemizde ilk başlarda üçlü sistem olarak bilinen ve kişilerin gelir seviyesine göre prim tahakkuk ettirilen uygulamadan vazgeçilerek son yıllarda tekli prim sistemine geçilmiş olması, yani eşit alınan sağlık hizmeti için eşit miktarda prim ödenmesi çok doğru bir düzenleme olmuştur. Uygulamayı kolaylaştırdığı gibi vatandaş nezdinde de daha anlaşılır ve daha ödenebilir seviyeye getirilmiştir. Bu düzenlemenin mimarlarına da, vatandaşlarımızın bu kolaylık nedeniyle ne kadar dua ettiklerini, şahit olduğumuz takdir ve teşekkürleri iletmek isterim.

Son olarak, pandemi sürecinde dahi azim ve cesaretle görevini yapan, benim de mensubu olduğum SGK'daki tüm mesai arkadaşlarımın geçen hafta kutlanan sosyal güvenlik haftasını tebrik ediyorum. SGK'da zaman ve mesai mefhumu gözetmeksizin vatandaşlarımıza sigortacılık, sağlık ve emeklilik hizmetlerini aksatmadan yerine getiren, hatta ihtiyaç halinde başka kurumlara bile görevlendirilen mesai arkadaşlarımızın moral ve motivasyonunu artıracak, çalışma azmini üste seviyeye çıkaracak düzenlemelerin yapılması yerinde olacaktır.

Gelir İdaresi Başkanlığındaki gibi SGK'daki tüm personelin de sınavla geçebileceği bir uzmanlık kadrosunun ihdas edilmesi, Sosyal Güvenlik Denetmenlerini yerel etkilerden koruyacak şekilde yeniden yapılandırarak Grup Başkanlıklarının kurulması, kurum gelirlerinin artırılmasına, kayıt dışı istihdamın düşürülmesine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi ancak kayıt dışı istihdamın makul seviyelere indirilmesiyle mümkündür. Bu da ancak her aşamada alanında yetişmiş, uzmanlaşmış, deneyimli ve ehil personel ile mümkündür.

OKUYUCU SORULARI

Soru:1- Son bir yıldır sigortasız çalıştırıldım. Bir ay önce işten çıkarıldım. Kısa çalışma ödeneğinden, yardımlardan veya nakit desteğinden faydalanabilir miyim? (A. KAYA)

Cevap:1- Kısa çalışma ödeneği ve nakit desteğinden ancak sigortalı olanlar ve şartları uygun olanlar faydalanabilir. Siz, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının faz-3 uygulamasına e-devlet üzerinden başvurarak yardım alabilirisiniz. Bunun yanında Kaymakamlığa başvurarak yardım talebinde de bulunabilirsiniz.

Soru:2- Emekli olduktan sonra Destek primine tabi olarak çalışmaya devam ettim. Çalışırken iş kazası geçirdim. Emekli olduğum için iş göremezlik alamayacağım söylenerek işyerinden iş kazası bildirimi yapılmadı. İş göremezlik almam mümkün müdür? (İsmail YILMAZ)

Cevap:2-Emekli olsanız dahi iş kazası geçirmişseniz geçici iş göremezlik ödeneği alabilirsiniz. Destek primi yatırılan emekliler hastalık halinde iş göremezlik alamazlar. Bu ikisi karıştırılıyor. İşyerini uyarırsanız hatalarını düzeltebilirler. Düzeltilmez ise doğrudan kendiniz SGK'ya başvuru yapabilirsiniz. İş göremezlik oranınız %10 ve üzerinde olursa sürekli iş göremezlik ödeneği de alabilirsiniz.

NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM?

Soru:3- 04.10.2000 tarihinden 2012 yılına kadar bağkur primi yatırdım. Toplam 3930 günüm var. 2012 yılından beri de SSK lı olarak çalışıyorum. Mart ayı sonu itibariyle 3025 günüm var. 01.02.1961 doğumluyum. Ne zaman emekli olabilirim? (Sacide KOÇ)

Cevap:3- İşe giriş tarihinize göre 58 yaş 7000 gün şartlarıyla SSK'dan emekli olabilirsiniz. Buna göre yaş şartınız 2019 da tamamlanmış. Prim günü olarak 45 gün eksiğiniz var. İşten ayrılmadıysanız veya ücretsiz izne çıkmadıysanız normalde 25.05.2020 tarihinde, gün şartı da doluyor. En geç 29 Mayısta çıkış yaptırıp emekliliğe müracaat edebilirsiniz.