Bursa’nın kültür-sanat hayatında bazı kurumlar vardır; sadece etkinlik düzenlemez, aynı zamanda bir hafızayı taşır.
Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) da bu yapılar arasında en önde gelenlerden biri.
1987’de kurulan, 1988’den bu yana faaliyet gösteren vakıf; özellikle Uluslararası Bursa Festivali ile kentin kültürel kimliğinin şekillenmesinde belirleyici rol oynadı.
Önceki gün köklü yapının genel kurulunu takip ettik.
Aslında süreç, birkaç gün öncesine dayanıyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirilen Osman Tüysüz, telefonla arayarak pazartesi günü yapılacak genel kurula davet etti.
Bu davetin bir başka anlamı daha vardı.
Genel kurulda, aralarında Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı ve meslek büyüğümüz Olay Gazetesi Başyazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın da bulunduğu bir grup gazeteci, vakfa yeni üye olarak kabul edilecekti.
Biz de o davetliler arasındaydık.

Bu yönüyle genel kurul, sadece seçim değil; aynı zamanda yapının genişletilmesi ve farklı kesimlerin sürece dahil edilmesi açısından da dikkat çekiciydi.
Toplantı, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu sahnesinde yapıldı.
Divan başkanlığını Ahmet Erdönmez üstlendi.
Katipliklerde Ahmet Emin Yılmaz ve Sedat Çağlar vardı.
Mekânın kendisi bile aslında sembolikti.
Çünkü birazdan konuşulacak olan festivalin kalbi de yıllardır tam burada atıyor.
Genel kurulun satır aralarında okunan asıl tablo ise şuydu:
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan gelişmelerin ardından, Başkanvekili Şahin Biba yönetimi; bürokraside olduğu gibi BKSTV’de de bir değişim süreci başlatmış durumda.
Bu değişim, yönetim listesine de yansıdı.
Vakfın yeni başkanı daha önce Bursa Baro Başkanlığı, AK Parti Milletvekilliği ve en son Adalet Bakan Yardımcılığı yapan Zekeriya Birkan oldu.
Yönetimde Nilüfer Çevikel, Hüseyin Şahin, Abdullah Damar, Oğuzhan Şahinkaya, Berk Vardar ve Gencer Uçar yer aldı.
Genel kurulun en dikkatle takip edilen bölümü ise kuşkusuz görevi devredecek olan Vakıf Genel Sekreter Emre Feza Soysal sunumuydu.

Soysal, hem vakfın yürüttüğü çalışmaları anlattı hem de Bursa kamuoyunun merak ettiği soruya doğrudan temas etti:
Bu yıl festival nasıl yapılacak?
Önce teknik detaylardan başladı.
Açıkhava Tiyatrosu’nda yapılan yenileme çalışmalarını anlattı.
Plastik koltukların kaldırıldığını, yerine ahşap koltukların yerleştirildiğini, kulislerin ve teknik alanların elden geçirildiğini ifade etti.
Toplantı sonrası koltukları yerinde görme imkânı da oldu.
Estetik olarak dikkat çekici bir değişim var.
Ancak bazı meslektaşlarımızın konfor konusunda soru işaretleri taşıdığını da not etmek gerekiyor.
Asıl kritik bölüm ise festival programına ilişkindi.
Soysal'ın aktardığına göre, bu yıl için oldukça kapsamlı bir hazırlık yapılmış.
Fazıl Say, Emel Sayın ve uluslararası sanatçı İmany’nin de yer aldığı geniş bir program oluşturulmuş.
Yerli ve yabancı birçok ismin dahil olduğu bir takvim hazırlanmış.

Ancak bu planın tamamı uygulanamayacak.
Soysal, süreçle ilgili şu bilgileri verdi:
“Bozbey’in görevden alınmasının ardından çalışmalar yarım kaldı. Hazırladığımız programı yeni yönetime sunduk. Ancak bize, bu yıl festivalin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kültür Yolu Festivali kapsamında yapılacağı bildirildi.”
Bu cümlenin altını çizmek gerekiyor.
Çünkü bu, Bursa Festivali açısından yeni bir format anlamına geliyor. Sanırım bu da yaşanan süreç dolayısıyla programın hazırlanamamasından kaynaklandı.
Bu kararın ardından ortaya çıkan tabloyu yine Soysal şu sözlerle özetledi:
“Bağlantıları yapılmış ve ödemeleri gerçekleştirilmiş konserleri bağımsız olarak yapılacağı bilgisi verildi.”
Yani Fazıl Say, Emel Sayın ve İmany gibi isimlerin konserleri tamamen iptal edilmiş değil.
Ancak festivalin ana gövdesinden ayrılarak farklı bir organizasyonla gerçekleştirilecek.
Festivalin tamamen ortadan kalktığını söylemek ise doğru değil. 38’inci Uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması 7-12 Temmuz tarihleri arasında yapılacak.
Bu da festivalin en köklü parçalarından birinin devam edeceği anlamına geliyor.
Genel kurulda bir başka dikkat çekici an ise Ahmet Erdönmez’in anlattığı anıydı.
Erdönmez, yıllar önce Müzeyyen Senar ile kuliste yaptığı sohbeti aktardı.
Senar’ın Bursa Festivali’nin önemine yaptığı vurgu ve “devam etmeli” yönündeki ifadesi, aslında bu organizasyonun şehir hafızasındaki yerini bir kez daha hatırlattı.
Yeni Başkan Zekeriya Birkan’ın konuşması ise daha çok çerçeve çizen bir metindi.
Bursa’nın büyüklüğüne, kültürel çeşitliliğine ve birlikte üretme vurgusuna dikkat çekti.
Vakfın geçmişine teşekkür etti, yeni dönemde daha iyisini yapma hedefini dile getirdi.
Genel kurul tamamlandı. Yeni üyeler kabul edildi. Yeni yönetim belirlendi. Yeni dönem başladı.

Ancak bütün bu gelişmelerin ardından geriye tek bir soru kalıyor:
Bursa Festivali bu yıl nasıl hissedilecek?
Programın kapsamı mı belirleyici olacak,
yoksa organizasyonun kimliği mi?
Ve belki de daha önemlisi:
Bursalılar, temmuz ayında yine o bildikleri festival havasını yaşayabilecek mi?
Cevaplar önümüzdeki günlerde netleşecek.
Ama görünen o ki, BKSTV’de sadece bir yönetim değişmedi.
Festivalin alıştığımız yapısı da yeni bir sınavdan geçiyor.
Son not:
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kültür Yolu Festivali’nin Bursa bölümü 27 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek. Festival kapsamında Demet Akalın, Ceza, Serkan Kaya, Levent Yüksel, Derya Uluğ, Ebru Yaşar, Gökhan Türkmen, Murat Boz, Sinan Akçil konserleri yer alıyor. Konserler ise FSM hastane alanında yapılacak.