Hava Durumu

BTSO’da seçim yarışı; Matlı sahaya indi

Yazının Giriş Tarihi: 11.04.2026 07:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.04.2026 07:55

Bursa iş dünyası, sonbaharda yapılacak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine doğru adım adım ısınıyor. Üç dönemdir başkanlık görevini sürdüren İbrahim Burkay, doğal aday olarak yerini koruyor. Ancak bu kez karşısında, süreci erkenden okuyan ve hazırlığını zamana yayan bir isim var: Özer Matlı.

Aslında bu yarışın işaret fişeği aylar önce atılmıştı.
Aralık ayında gelen adaylık açıklaması, Şubat’taki “Tişört giymeye gerek yok, adayım” çıkışıyla daha görünür hale geldi. O gün salondaki hava neyse, bugün sahadaki tempo da onu tamamlıyor.

Çünkü artık sözden çok temas zamanı.

Son günlerde yapılan ziyaretlere bakınca, bunun klasik bir “nezaket turu” olmadığını görmek zor değil. Özellikle tekstil sektörü temasları dikkat çekici. Bursa’nın üretim omurgalarından biri olan bu alanda verilen mesajlar, adaylık söyleminin de çerçevesini netleştiriyor.

Maliyet baskısı, daralan talep, düşen kârlılık…
Matlı’nın sahadan aktardığı tablo yeni değil ama önemli olan şu: Bu tabloyu sadece tespit eden değil, üzerine bir yol haritası kurmaya çalışan bir dil kullanıyor.

Rekabet gücünü yeniden kazanan, katma değer üreten bir yapı” vurgusu, kampanyanın ana eksenlerinden biri olmaya aday görünüyor.

Ziyaret edilen firmalar listesine bakıldığında da seçimin matematiği okunuyor:
Aymes’ten Finber’e, Ustaoğlu’ndan Vardarlar’a uzanan geniş bir yelpaze… Bu tablo, Matlı’nın sektörel dengeyi gözeten bir temas stratejisi izlediğini gösteriyor.

Burada dikkat çeken bir başka nokta ise üslup.

Daha önceki açıklamalarında öne çıkan “şeffaflık, ortak akıl ve kimseye küsmemek” vurgusu, sahadaki dilde de korunuyor. Sertleşmeyen, köprüleri atmayan ama mesajını da net veren bir çizgi…

Bu, bilinçli bir tercih.

Çünkü BTSO seçimleri sadece sandıkla kazanılmıyor; ilişki yönetimi, temsil kabiliyeti ve şehirle kurulan bağ da en az oy kadar belirleyici oluyor.

Hatırlanacaktır;
İbrahim Burkay ilk seçimini klasik oda sınırlarının dışına taşıyarak kazanmış, süreci adeta “Bursa seçimi”ne dönüştürmüştü.

Bugün benzer bir yöntemin izleri, farklı bir üslupla Özer Matlı cephesinde görülüyor.
“Şehir beni denesin” çağrısı, sadece üyeye değil, kente yapılan bir davet niteliğinde.

Gelinen noktada tablo netleşiyor:

Bir tarafta mevcut yönetimin tecrübesi ve devamlılık iddiası,
diğer tarafta sahaya erken inen ve değişim vurgusunu öne çıkaran bir aday.

Seçime daha zaman var.
Ama süreç çoktan başladı.

Ve artık kulislerde değil, sahada yazılıyor.

Formun Üstü

****

MALİ MÜŞAVİRLERİN GÜNDEMİ: YOĞUNLUK DEĞİL, VESAYET

Bursa Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (BSMMMO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Halil, yönetim kurulu üyeleri Aslı Yılmaz, Denizhan Sezgin, Sevgi Gürler ile Basın-Yayın Komisyonu Başkanı Ali Erdoğan, Bursa Hakimiyet’i ziyaret etti.

Oda çalışmalarına ilişkin bilgi verilen görüşmede, aslında uzun süredir biriken sorunlar da satır aralarında net biçimde ortaya kondu.



Mart ayı, meslek mensupları için her yıl zor geçer ama bu yıl tablo biraz daha ağır. Muhasebe Haftası’nın hemen ardından gelen gelir vergisi süreci, üstüne SGK sistemlerinde yaşanan aksaklıklar… Süreler uzatılıyor ama yük azalmıyor. Halil’in anlattıkları, gece yarılarına kadar süren mesailerle, bayramda bile kapanmayan ofislerin gerçeğine işaret ediyor.

3,5 günlük bayram tatili… Ama ne şehir dışına çıkabilen var ne de aile ziyaretine zaman ayırabilen. Sürelerin uzatılmamasıyla kamunun bir kaybı yok belki ama meslek mensuplarının ciddi bir yıpranmışlık yaşadığı ortada.

Bu noktada Halil’in altını çizdiği en kritik başlık ise şu:

Vesayet tartışması.

Üç ayrı ücret tarifesi…
Biri Bakanlık’tan, biri TÜRMOB’dan, biri odadan…
Ortaya çıkan tablo ise sadece bir fiyat farklılığı değil, doğrudan meslek içinde bir dengesizlik. Halil, Bursa’nın kendi gerçekleri olduğunu hatırlatıyor. İstanbul’un, Bilecik’in şartlarıyla aynı kefeye konulamayacağını vurguluyor.

“Yerinden yönetim” talebi, aslında bu yüzden.
Kendi tarifesini belirleyen, kendi dinamiklerine göre hareket eden bir yapı… Meslek mensuplarının beklentisi bu.

Bir diğer tartışma başlığı ise yetki meselesi.
Yayınlanan tebliğlerle bazı alanların farklı odalara devredilmesi, ardından gelen düzenlemelerle yetki daralmaları… Halil’in yaklaşımı net:

“Herkes kendi işini yapmalı.”

Bu cümle, aslında mesleğin sınırlarının korunmasına yönelik bir itiraz.

Öte yandan mali tatil konusu da yeniden gündemde.
Adı var ama uygulaması yok denilen o başlık… Avukatların adli tatili gibi bir sistem öneriliyor. Nöbet usulüyle işlerin yürütüldüğü, ama meslek mensuplarının gerçekten dinlenebildiği bir model talep ediliyor.

Halil’in bir diğer önerisi ise oldukça somut:
“Resmi tatil günleri beyan süresine otomatik eklenmeli.”

Bugün zaten ödeme günleri hafta sonuna geldiğinde sistem bunu kendiliğinden ötelerken, beyan sürelerinde aynı esnekliğin olmaması eleştiriliyor.

Ziyaretin sonunda dikkat çeken bir başlık daha vardı.
Spor kulüpleri ve toplumda karşılığı olan kurumların mali denetiminin meslek odaları üzerinden yapılması önerisi… Bu noktada Bursaspor’da hayata geçirilen uygulama nedeniyle Başkan Enes Çelik’e verilen teşekkür, bu talebin sahadaki bir örneği olarak ifade edildi.

Toparlarsak…

Bu ziyaret, rutin bir bilgilendirme toplantısından öteydi.
Daha çok bir “duyulma ihtiyacı” vardı.

Ve o ihtiyacın özeti tek cümlede saklıydı:
“Mesleğimizi kendi kurallarımızla yapmak istiyoruz.”

Görüşmenin genel ekonomiyle ilgili değerlendirmelerin yer aldığı bölümü bir başka yazıya kaldı.

Formun Altı

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.