Bursa’da siyaset, uzun zamandır görülmeyen sıcak bir gündemle karşı karşıya…
Son bir haftada yaşananlar, yalnızca bir yargı sürecini değil, şehrin yönetim dengelerini doğrudan etkileyecek kritik bir dönemi de başlattı.
31 Mart 2024 seçimlerinde CHP adına 47 yıl aradan sonra Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanan Mustafa Bozbey’in tutuklanması ve ardından görevden uzaklaştırılması, sürecin yönünü tamamen değiştirdi.
Bu kararın ardından Bursa Valiliği, Büyükşehir Belediye Meclisi’ni başkanvekili seçimi için toplantıya çağırdı.
Aynı süreçte Bursa Valisi Erol Ayyıldız, seçim yapılana kadar belediye iş ve işlemlerini yürütmek üzere Vali Yardımcısı Hulusi Doğan’ı görevlendirdi.

Artık mesele yalnızca bir soruşturma değil.
Bursa’nın önümüzdeki üç yılını kimin yöneteceği sorusu masada.
Ve bu sorunun cevabı için şehir, Perşembe günü yapılacak seçime kilitlenmiş durumda.
31 Mart seçimlerinin ortaya koyduğu tabloyu doğru okumadan bugünü anlamak zor.
Bursalı seçmen sandıkta iki farklı tercih yaptı.
Bir yandan Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı CHP’ye verirken, diğer yandan belediye meclisinde çoğunluğu Cumhur İttifakı’na bıraktı.
Bugünkü tartışmanın merkezinde de bu denge var.
Meclis aritmetiği net:
AK Parti 50, MHP 8, BBP 1 üye ile çoğunluğu elinde tutuyor.
CHP 40, İYİ Parti ise 3 üyeye sahip.
Bu tablo, perşembe günü yapılacak oylamada sonucun büyük ölçüde siyasi matematikle şekilleneceğini gösteriyor.

GÜRKAN’DAN “JEST” TARTIŞMASINA NET YANIT
Süreç ilerledikçe kulislerde en çok konuşulan başlıklardan biri şu oldu:
Cumhur İttifakı, başkanvekilliğini CHP’ye bırakır mı?
Bu soruya AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan net yanıt verdi.

İki ayrı pusulaya dikkat çekerek şunu söyledi:
“Bursalılar belediye başkanını ayrı, meclisi ayrı seçti. Meclis çoğunluğunu bize verdi. Bu nedenle aday çıkarmamız gerekir.”
Bu yaklaşım, sürecin nasıl ilerleyeceğini de ortaya koyuyor:
Cumhur İttifakı kendi adayını çıkaracak.
ANKARA TRAFİĞİ VE ADAY ARAYIŞI
Gözler şimdi Ankara’da.
AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’ın,
önce Bursa milletvekilleriyle, ardından Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmeler,
sürecin yalnızca yerelde değil, Ankara’da da yakından takip edildiğini gösteriyor.
En kritik soru şu:
Aday kim olacak?
Kulislerde öne çıkan bazı isimler ise şöyle:
Bülent Kandemir (Yıldırım), Kevser Öztürk (Kestel), Şahin Biba (Nilüfer), Sinan Kahraman (Osmangazi), Armağan Elçin (Karacabey), Fuat Alpaslan (Yıldırım).
Bu tercih, Perşembe günkü oylamanın kaderini doğrudan etkileyecek.
Dosyanın hukuki boyutu da dikkatle izleniyor.
Mustafa Bozbey hakkındaki soruşturma;
örgüt kurma, rüşvet, mal varlığı aklama ve imar kirliliği gibi ciddi iddiaları içeriyor.
Ancak önemli bir ayrıntı var:
Soruşturma Büyükşehir dönemine değil, Nilüfer Belediyesi yıllarına uzanıyor.
Bu durum, tabloyu daha da hassas hale getiriyor.
Çünkü bir yanda devam eden bir yargı süreci,
diğer yanda ise geri dönüş ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığı bir siyasi denklem bulunuyor.
Bu nedenle seçilecek başkanvekili, yalnızca bugünü değil,
olası gelişmeleri de hesaba katmak zorunda.
BURSA NEDEN BEKLİYOR?
Normal şartlarda bir başkanvekilliği seçimi bu kadar dikkat çekmeyebilirdi.
Ancak bugün Bursa’da tablo farklı.
Çünkü:
• Seçilmiş bir büyükşehir belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı
• Ciddi iddialar içeren bir soruşturma sürüyor
• Meclis çoğunluğu farklı bir siyasi blokta
• Yerel seçimlere daha üç yıl var
Bu nedenle yapılacak tercih,
geçici bir idari kararın çok ötesinde bir anlam taşıyor.
MECLİSTEKİ OYLAMA NASIL OLACAK?
Mevzuat açık:
İlk turda üçte iki çoğunluk,
sağlanamazsa ikinci turda salt çoğunluk,
eşitlik halinde ise kura devreye girecek.
Ancak asıl belirleyici olan, ortaya çıkacak siyasi tablo.
Çünkü Perşembe günü,
sadece bir başkanvekili seçilmeyecek.
Bursa, önümüzdeki üç yılın yönetim dengesini de belirleyecek.
Şimdi şehir bekliyor…
Siyaset kulislerde, Ankara’da, meclis koridorlarında hareketli.
Ama Bursa’nın ortak duygusu net:
Bursa nefesini tuttu.
Gözler Perşembe gününde.