Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri, sadece yıkılan binalar ve kaybedilen canlarla değil, aynı zamanda bilim dünyası için de önemli dersler barındıran bir felaket olarak hafızalara kazındı.
Aynı gün içinde 7’nin üzerinde iki büyük depremin yaşanması, dünya literatüründe ender rastlanan vakalardan biri olarak kayıtlara geçti. Depremin etkilediği geniş coğrafyada yıkımın derecesi, zemin faktörünün ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Asrın felaketi olarak adlandırılan depremlerin hemen ardından Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Deprem uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Eyübhan Avcı, TÜBİTAK’ın desteklediği proje kapsamında bölgeye gitti. Önce depremin etkisini arttıran zemini ve binaların yıkılma nedenlerini araştırdı. Sonrasında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bölgenin ayağa kaldırılması için kurulacak yeni kentler için araştırmalarını sürdürdü.

AS TV’de yayınlanan Gözlem Kulesi programına konuk olan Prof. Dr. Avcı ile Kahramanmaraş depremlerini, Bursa’nın durumunu ve kendisinin geliştirdiği borla zemin güçlendirme projesini konuştuk.
Avcı ve beraberindeki bilim insanlarının Hatay ve Kahramanmaraş’ta binaların yıkım sebeplerini incelediklerinde karşılarına çıkan en büyük etkenlerden biri zemin sıvılaşması oldu.
‘Hatay’da, özellikle İskenderun bölgesinde sıvılaşmanın etkisiyle binaların yan yattığını, zemine gömüldüğünü tespit ettik. Bir bina sağlam olsa dahi, eğer zemin sıvılaşmaya müsaitse, yıkımı engellemek çok zor oluyor" diyen Avcı, depreme dayanıklı yapıların inşasında zemin analizinin önemine dikkat çekti.
Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi, Bursa da deprem tehdidi altında. Üstelik Bursa, zemin yapısı bakımından Hatay’a oldukça benziyor. "İstanbul’un zemin niteliği bile Bursa’ya göre bir tık daha iyi" diyen Avcı, özellikle Gemlik ve Mudanya gibi bölgelerin Hatay’ın İskenderun ilçesiyle benzerlik gösterdiğini vurguluyor.
Nilüfer’den başlayarak Osmangazi ve Yıldırım’a doğru ilerleyen ovaya bakan bölgelerde de benzer bir risk mevcut. Bursa’da yaşanacak olası bir büyük depremin etkisinin çok yıkıcı olabileceğini belirten Avcı, Marmara’daki bir depremin Bursa için ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.
Tam bu noktada Prof. Dr. Avcı ve Kahramanmaraş’ta birlikte çalıştığı farklı disiplinlerden bilim insanlarının yer aldığı ekip Bursa için önemli bir proje başlattı.
Bursa’daki deprem riskini en aza indirmek için kapsamlı bir zemin araştırmasını hedefleyen proje mikro bölgeleme çalışması yapılan Osmangazi, Yıldırım ve Gemlik ilçelerinde yapılacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve üç belediyedeki uzmanların da destek verdiği proje ile zemin özellikleri belirlenecek. Startı verilen proje için pilot bölge seçilen Yıldırım’ın Yunusemre Mahallesi ve çevresinde yürütülüyor. İlk sonuçlar 10-15 gün içinde açıklanacak.
Prof. Dr. Avcı’nın verdiği bilgiye göre, çalışmada, üç ilçenin deprem risk zemin haritasını çıkartıp binaları da buraya yerleştirerek bir simülasyon oluşturup hasar boyutu görülecek. Ona göre de neler yapılması gerektiğini ve ne gibi önlem alınması gerektiği rapor haline getirilerek belediyelere sunulacak. Burada zemin ve binanın özelliğine göre sonuç çıkarılacak.
BELEDİYELER SİSTEMDEN, VATANDAŞ CEP UYGULAMASINDAN GÖREBİLECEK
İlerleyen süreçte Bursa’nın diğer ilçelerinde de aynı çalışmanın yapılmasını istediklerini kaydeden Prof. Dr. Avcı, şöyle devam etti:
‘En azından her yıl bir ilçeyi yaparak tüm Bursa’yı inceleyebiliriz. 3-4 sene içinde tüm Bursa’nın haritasını çıkarabiliriz. Bu çalışmanın ilk bölümü. Harita çıkıp alana hakim olduğumuzda bilinçlendirme kısmı başlayacak. İki tane yazılımlarımız olacak biri yerel belediyelere vereceğimiz yazılım bunu kamu kurumlarının yazılımlarına entegre edeceğiz. Belediye koordinat girdiği zaman o alanla ilgili tüm bilgileri görecek. Nerede ne var demeyecek. Zeminle ilgili tüm bilgi elinin altında olacak.
İkinci kısmı vatandaşlarla ilgili yazılım. Vatandaşlar da tıpkı tapu verisi gibi yazılımı cep telefonlarına indirebilecekler. Ada parselini girdiği zaman oranın zemini ilgili not düşecek. Deprem olması alanın sıvılaşma riski olduğu ve binasına deprem performans analizi yaptırması gerektiği veya gerekmediği notu düşülecek.
Hem devlet kurumları hem de vatandaşları bilinçlendirerek depreme karşı dirençli yapılar ve kentsel dönüşümü hızlandırmayı hedefliyoruz. Kaybedilecek zamanımız yok. Bu bilgiler kentsel dönüşüm senaryoları oluşturulmasına alt yapı hazırlayacak’

Bursa’da kentsel dönüşüm için rezerv alan problemi bulunduğuna da vurgu yapan Prof. Dr. Avcı, ‘Zemin haritasının çıkarılması bu açıdan da önemli. Mesela bazı binaların zemini zayıf bina sağlam. Zemini güçlendirirseniz sorun çözülür. Bazı binaların da zemini sağlam bina dayanıksız. Buna da güçlendirme çalışması yapılır. Ya da hem zemin kötü hem de bina çürük olabilir. O zaman yıkmaktan başka çare kalmaz. Araştırmamız tüm bunları görmemizi sağlayacak. Yol haritası buna göre oluşturulacak. Risk durumuna göre öncelikleri belirleyip kentsel dönüşümü hızlandırmak gerekir. Belediyelerin dışında bakanlığın da devreye girmesi gerekebilir tıpkı İstanbul’da olduğu gibi yarısı bizden teşviklerin verilmesi. Tabi bunun için belirlenmesi için risk durumunun belirlenip bakanlığa gerekli müracaatların yapılması gerekir. Bu hazırlanacak bilimsel çalışma bu tür teşviklerin de çıkmasını sağlayacak.
BORLA ZEMİN GÜÇLENDİRME ABD’DEN PATENT ALDI
Bursa’nın deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerekirken, çözüm yolları konusunda da bilim insanları boş durmuyor. Prof. Dr. Eyübhan Avcı, yıllardır farklı malzemelerle zemin güçlendirme tekniklerini araştırıyor. Japonya’nın bu konuda 20’den fazla farklı teknik kullandığını belirten Avcı, Türkiye’de de benzer yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini söylüyor. Öne çıkan en önemli yeniliklerden biri ise bor katkılı zemin güçlendirme projesi.

"Bor katkılı malzeme ile zemin iyileştirme üzerine yıllardır çalışıyoruz. Laboratuvar ortamında gerçekleştirdiğimiz deneylerde, bor katkılı malzemenin zeminde katılaşmayı artırdığını ve sıvılaşmayı engellediğini gördük. Bu yöntemin arazide de başarılı olup olmadığını test etmek için saha uygulamalarına geçtik" diyen Avcı, Gemlik Kurşunlu’da yapılan denemelerde olumlu sonuçlar elde ettiklerini ifade ediyor. ABD'de de patenti alınan bu çalışma, ABD inşaat dergisinde kabul görüp yayınlanınca. Konuyla ilgili yüzlerce mail alındı.

Önümüzdeki süreçte, Osmangazi Panayır Mahallesi’nde farklı bir yöntemle ikinci saha uygulaması yapılacak. İlk denemede enjeksiyon yöntemi kullanılırken, bu kez jet enjeksiyon yöntemi denenecek. Eğer bu çalışmalar başarılı olursa, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de uygulanması mümkün olacak.


