Hava Durumu

Bursalılara soruyorum; 700’üncü yılın logosu neyi anlatmalı?

Yazının Giriş Tarihi: 14.01.2026 08:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.01.2026 15:50

Osmanlı’nın bir beylikten cihan imparatorluğuna yürüyüşünün kapıları Bursa’nın fethiyle açıldı.

1326’da yalnızca bir şehir alınmadı; bir devlet aklı, bir şehir tasavvuru ve yüzyıllar boyunca sürecek bir medeniyet iddiası bu topraklarda kök saldı.

Rivayete göre Orhan Gazi, Bursa’yı fethettikten sonra babası Osman Gazi’nin vasiyetini yerine getirip onu gümüş kubbeli bugünkü yerine defnederken, üç çınar fidanı diktirdi.

Osmanlı, tıpkı o çınarlar gibi köklerini Bursa’da tuttu, gölgesini kıtalar ötesine taşıdı.

Bugün bu fethin üzerinden tam 700 yıl geçti.

Dünya tarihinde “köklü devlet” iddiasıyla söz söyleyen pek çok ülkenin geçmişi 250–300 yılı zor bulurken, Bursa’nın hafızası yedi asra uzanıyor.

Bu nedenle 700’üncü yıl; takvimden düşülecek bir not değil, tarih karşısında verilmiş bir sınavdır.

DEVLET TÖRENİ BEKLENTİSİ KARŞILIK BULDU?

Osmangazi Belediyesi’nin yaklaşık 21 yıldır sürdürdüğü fetih programları, Bursa’da bu hafızanın diri kalmasını sağladı.
Ancak yıllardır dile getirilen ortak bir beklenti vardı:
Bursa’nın fethinin devlet töreni kapsamına alınması.

Söğüt’te Ertuğrul Gazi, Kütahya’da Hayme Ana anmaları devlet töreni statüsündeyken;
Osman Gazi’nin türbesinin bulunduğu, Osmanlı’ya başkentlik yapmış Bursa’nın fethi bu kapsamın dışında kalmıştı.

Bu talebi sosyolog Mutlu Çınar ve geçmiş dönem Osmangazi Belediye Meclisi Üyesi Cemil Aydın uzun süredir gündemde tutuyordu.

700’üncü yıl yaklaşırken Ankara’dan gelen sinyaller, bu beklentinin karşılık bulduğunu gösterdi.

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’ın, Bursa milletvekilleriyle birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u ziyaretiyle süreç resmen başladı.

Ardından Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu’nun Bursa’ya gelmesi, Valilik koordinasyonunda yapılan toplantı ve Valilikten paylaşılan açıklama, kutlamaların devlet himayesine alındığını açık biçimde ortaya koydu.

Bu, beklenen ve doğru bir adımdı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin dün Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kamuoyuyla paylaştığı program da 700’üncü yılın yalnızca törenlerden ibaret düşünülmediğini gösteriyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2026 yılının tamamının “700. Fetih Yılı” olarak ilan edildiğini açıklarken, bu yılı “anma değil; hatırlama, anlama, sahiplenme ve geleceğe taşıma yılı” olarak tarif etti.

Danışma Kurulu’nda üniversitelerden tarihçi ve sanat tarihçilerinin yer alması, bilimsel ve akademik çalışmaların merkeze alınması;
Bursa’nın çok katmanlı geçmişinin kalıcı biçimde kayıt altına alınmak istendiğini gösteriyor.

Programda dikkat çeken başlıklardan biri de sembolik ama anlamlı bir tercih:
700’üncü yıl anısına 700 çınar fidanının toprakla buluşturulacak olması.
Bu tercih, ister istemez hafızayı yeniden Orhan Gazi’nin diktiği çınarlara götürüyor.

ÜÇ BAŞKENT VURGUSU VE TURİZM HEDEFİ

Büyükşehir Belediyesi’nin programında öne çıkan bir diğer başlık ise Bursa–Edirne–İstanbul hattı.

“Üç başkent kol kola” vurgusu, Osmanlı’nın devletleşme sürecinin mekânsal sürekliliğini anlatma açısından önemli.

Aynı zamanda 700’üncü yılın, turizm açısından bir fırsat yılı olarak görülmesi de dikkat çekici.

Sergiler, sempozyumlar, restorasyon çalışmaları, dijital gösteriler ve uluslararası etkinliklerle Bursa’nın dünyaya anlatılması hedefleniyor.

Bu yaklaşım, 700’üncü yılın yalnızca geçmişe dönük değil, geleceğe bakan bir içerikle kurgulandığını gösteriyor.

Ama burada durup bir soru sormak gerekiyor…

Bütün bu iyi niyetli hazırlıklara rağmen, gözden kaçmaması gereken bir başlık var.

700’üncü yıl için;

Bursa Büyükşehir Belediyesi,

Osmangazi Belediyesi,

Yıldırım Belediyesi

ve Kültür ve Turizm Bakanlığı–Valilik tarafından ayrı ayrı logolar hazırlandı.

Dört kurum…
Dört logo…
Dört ayrı görsel dil…

Her biri için emek harcandı, bütçe ayrıldı.
Ancak ister istemez şu soru akla geliyor:

700 yıllık ortak bir hafıza, neden baştan ortak bir akılla konuşulmadı?

Oysa bu süreç en başında koordine edilse,
tek bir ana logo etrafında belediyeler arasında görev paylaşımı yapılsa,
hem görsel bütünlük hem de mesaj netliği sağlanamaz mıydı?

Bursa, 2013 yılında logo meselesinde ciddi bir tartışma yaşamıştı.
Bu kent, logonun yalnızca bir tasarım olmadığını; hafızayla doğrudan ilişkili olduğunu daha önce tecrübe etti.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yaptığı açıklamayla bu tartışmayı kapatan net bir irade ortaya koydu:

“Bakanlığımızın hazırladığı logoyu bundan sonra tek logo olarak kullanacağız.”

Bu cümle önemli.
Çünkü mesele bir belediyenin logosu değil;
700 yılın ortak hafızasının tek bir dil üzerinden anlatılmasıdır.

Bursalılara soruyorum…

Logo meselesi bir estetik tartışma değildir.
Logo, neyi hatırladığınızı ve ne anlatmak istediğinizi gösterir.

Peki sizce 700’üncü yılın logolarından hangisi bu hafızayı daha doğru yansıtıyor?
Büyükşehir’in mi, Osmangazi’nin mi, Yıldırım’ın mı, yoksa Bakanlığın logosu mu?

Aşağıda fotoğraflarını göreceksiniz.

Artık değişmeyeceğini biliyorum ama Bursalıların bu konudaki kanaatini önemsiyorum.

Bu soru, ayrıştırmak için değil;
Bursa’nın hafızasının hâlâ diri olduğunu görmek için sorulmalı.

700’üncü yıl, Bursa için bir vitrin değil;
bir emanet yılıdır.

Ve bu emanet, ancak ortak akılla, tek bir dil ve sembolle geleceğe taşınır.

Bursa 700 yıldır burada…

Ve daha nice yüzyıllar burada kalacağız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.