CHP’nin kısa süre önce oluşturduğu Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu’nun ilk saha programı, Türkiye sanayisinin kalbinin attığı şehirlerden biri olan Bursa’da gerçekleştirildi.
Kurulun başındaki CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, ilk saha ziyaretini özellikle Bursa’dan başlatarak hem üretim merkezlerini yerinde incelemeyi hem de sektör temsilcilerinin sorunlarını doğrudan dinlemeyi hedefledi.
Programın dikkat çeken yönlerinden biri ise kurulda Bursa’dan iki ismin yer alması oldu. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ile CHP İl Başkan Yardımcısı ve Ekonomi-İşveren Örgütlerinden Sorumlu yönetici Aytuğ Onur, ziyaret boyunca heyete eşlik ederek temasların yerel koordinasyonunu üstlendi.
Karatepe’nin ilk saha ziyaretini Bursa’ya yapması, CHP’nin sanayi politikalarını masa başından değil, üretimin merkezlerinden besleme stratejisinin bir göstergesi olarak yorumlandı.

Ziyaretin başlangıç noktası Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) oldu. BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve yönetimi tarafından karşılanan heyete, Bursa sanayisinin dönüşüm vizyonu ve teknoloji yatırımları anlatıldı.
Milletvekili Hasan Öztürk, sosyal medya paylaşımında bu buluşmayı “Bursa sanayisinin dönüşüm vizyonunu, yüksek katma değerli üretim hedeflerini ve teknoloji temelli kalkınma perspektifini doğrudan sahadan değerlendirme imkânı bulduk” sözleriyle aktardı.
BTSO Başkanvekili Cüneyt Şener ve BUTEKOM Genel Müdürü Murat Kurtlar tarafından yapılan sunumlarda; yüksek katma değerli üretim, teknoloji temelli kalkınma ve sanayide dönüşüm başlıkları öne çıktı.
Heyet, BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü bünyesindeki BUTEKOM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, Enerji Verimliliği Merkezi, Yeni Nesil Araç Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi ve BUTGEM’i yerinde inceledi.
Aytuğ Onur da paylaşımında, BTSO’nun projelerini “Türkiye’ye örnek, sahada karşılığı olan ve ölçeklenebilir kalkınma modeli” olarak nitelendirdi.
Programın ikinci ayağında heyet, TEKNOSAB’ı ziyaret etti. TEKNOSAB Genel Müdürü İlker Er, bölgedeki yatırımlar ve altyapı hakkında bilgi verdi.

Hasan Öztürk paylaşımında TEKNOSAB’ı “Bursa’nın sanayi vizyonunu ileriye taşıyan güçlü bir merkez ve önemli bir rol model” olarak tanımlarken; heyetin sahada devam eden yatırımları inceleyerek üretim kapasitesini yerinde gördüğünü vurguladı.
Sanayi turunun üçüncü durağı, makine üretiminde uluslararası ölçekte rekabet eden ERMAKSAN oldu. Genel Müdür Ahmet Özkayan, Ar-Ge altyapısı ve ihracat vizyonu hakkında bilgi verdi.

Öztürk, ziyaret sonrası yaptığı değerlendirmede, Bursa’nın mühendislik birikimiyle küresel marka çıkarabilen bir şehir olduğunu vurgulayarak “Üreten, geliştiren ve dünyaya açılan firmalarımızla gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Programın ikinci günü NOSAB’da sektör toplantılarıyla devam etti.
Otomotiv sektör temsilcileriyle yapılan buluşmada; rekabet baskısı, finansmana erişim zorlukları, tedarik zincirindeki kırılganlıklar ve küresel pazardaki dönüşüm gündeme geldi.
Aytuğ Onur, toplantının ardından yaptığı paylaşımda sanayicinin artık “anlık çözümlerden ziyade öngörülebilir ve bütünsel bir vizyon” talep ettiğini vurgularken; yerlileşmenin ve tedarik zinciri güvenliğinin stratejik öncelik olduğunu belirtti.
NOSAB Başkanı Erol Gülmez’in ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, Bursa’nın üretim kapasitesinin korunmasının Türkiye ekonomisi açısından kritik olduğu görüşü öne çıktı.
Tekstil sektör temsilcileriyle yapılan toplantıda ise sürdürülebilirlik, teknik tekstile geçiş ve dijitalleşme konuşuldu.
Sanayiciler özellikle kur politikalarının ihracat üzerindeki baskısına dikkat çekti. Aytuğ Onur’un paylaşımında “yanlış kur politikasının ihracatçı üzerinde ağır tahribat yarattığı” vurgusu öne çıkarken; markalaşma, mesleki eğitim ve küresel tedarik zincirinde üst basamaklara çıkma hedefleri dile getirildi.
Ziyaretin genel çerçevesi, CHP’nin yeni kurduğu Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu’nun saha odaklı çalışma anlayışını ortaya koydu.
Aytuğ Onur, Bursa programını “Türkiye’nin sanayi ve teknoloji politikalarını sahadan besleyecek değerli girdiler sunan bir başlangıç” olarak değerlendirirken; Hasan Öztürk de “Bursa yalnızca geçmişin sanayi başkenti değil, teknoloji odaklı kalkınmanın öncü şehirlerinden biri” ifadesini kullandı.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve nitelikli istihdam alanındaki projelerin iş dünyasının öncelikleri doğrultusunda geliştirildiğini belirterek, iş dünyası ile siyaset arasındaki temasın önemine dikkat çekti.
Karatepe’nin ilk ziyaretini Bursa’ya yapması, Türkiye’nin üretim ve ihracat merkezlerinden birinde doğrudan saha verisi toplama stratejisi olarak değerlendiriliyor.
Ziyaretlerde ortaya çıkan ortak başlıklar şöyle özetleniyor:
Yüksek katma değerli üretime geçiş ihtiyacı
Finansman ve kur baskısı altındaki sanayicinin beklentileri
Mesleki eğitim ve nitelikli iş gücü sorunu
Tedarik zinciri güvenliği ve yerlileşme
İki günlük temaslar, CHP’nin ekonomi politikalarını şekillendirirken Bursa gibi üretim merkezlerinden gelen geri bildirimleri referans alacağını gösterirken; aynı zamanda şehrin Türkiye sanayi stratejisindeki kritik konumunu bir kez daha gündeme taşıdı.
SİYASET SIKIŞTI, ATMACA “BASKIN SEÇİM” DEDİ
Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Bursa siyasetinin uzun soluklu isimlerinden biri. İl başkanlığından genel merkez görevlerine, oradan da son seçimde CHP listesinden parlamentoya uzanan bir yolculuk… Dün de Bursa Hakimiyet’teydi.
Yanında İl Başkan Yardımcıları Salih Gümüş, Harun Raşit Arakız, İl Yönetim Kurulu üyeleri Sedat Vardar ve Selçuk Ergene vardı.

Sohbet, doğal olarak Gazze’den açıldı.
Sumud filosu, ardından Özgürlük filosu… İsrail’in baskını, gözaltı, tek kişilik hücre… Atmaca yaşadıklarını anlatırken, “Benim yaşadıklarım Gazze’deki zulmün yanında konuşulacak şey değil” diyordu.
Kendisine de söyledim; Bursa milletvekili olduktan sonra kente yeterince eğilmediği yönündeki eleştirilere ben de katılıyordum. Ama Gazze yolculuğu, bu eleştirilerin bir bölümünü en azından benim adıma geri plana itti.
Fakat ziyaretin asıl cümlesi Gazze değil, Türkiye siyaseti üzerineydi:
“Siyaset tıkandı, baskın seçim ihtimali yüksek.”
Atmaca’nın değerlendirmesi net:
Sahada ciddi bir sıkışma var. Ekonomi seçmenin gündemini belirliyor. Kararsız seçmen artıyor. İttifak arayışları sürüyor ama kimsenin elindeki tablo net değil.

Özellikle şu tespiti dikkat çekiciydi:
“Erken seçim olacak ama tarihi belirsiz. Baskın seçim beklentisi giderek artıyor.”
Sahadan verdiği örnekler de bu kanaati besliyor.
Esnafın hali, emeklinin alım gücü, küçük işletmelerin vergi yükü… Rakamlar başka şey söylüyor, sokak başka.
Bir de Bursa’ya dair sitemi var:
“20 milletvekili var ama yönetimde etkimiz yok.”
Ulaşım, kentleşme, deprem gerçeği, kentsel dönüşüm… Hepsi konuşuluyor ama kalıcı çözümler hâlâ arayış aşamasında.
Belli ki Atmaca’nın zihninde iki başlık var:
Gazze’de insanlık dramı…
Türkiye’de tıkanan siyaset…
Ve o tıkanıklığın çıkış kapısı olarak gördüğü bir ihtimal:
Baskın seçim.
Ankara koridorlarında bu cümle artık fısıltı değil.
Sahada konuşuluyor.
Siyasetin temposu da buna göre yükseliyor.