Bursa’nın havası, suyu kısacası tüm doğal kaynakları yasal mevzuat göz ardı edilerek kirletiliyor.
Sanayi ve evsel atıklar nedeniyle Marmara Denizi müsilajla imdat çığlığını attı. Bilim insanlarına göre, önlem alınmazsa çok yakında Marmara’daki canlı varlıkların tümü ölecek.
Tüm derelerimiz kirli akıyor. Daha geçtiğimiz hafta Bandırma Onyedieylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Nilüfer ve ona bağlanan kollarla ilgili çarpıcı araştırmasını yayınladı. Araştırma sonuçlarına göre, Nilüfer artık dere veya nehir olma vasfını yitirerek, atık su kanalına dönüştü.
Uludağ’ın eteklerinde pırıl pırıl akarken Marmara’ya döküldüğünde simsiyah hale gelen Nilüfer, müsilajın da en önemli nedenlerinden biri.

Dereler çaylar değil, yeraltı suları da kirlendi ve azaldı. Her yapılan sondaj da biraz daha derine inilmek zorunda kalınıyor.
Sadece sularımız değil, havamız da kirlendi. Önceki gün tüm gazetelerin birinci sayfasında İnegöl, Kestel ve Yıldırım’daki hava kirliliği ölçüm sonuçları yayınlandı. Bursa geneli ise Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği verilerine göre, sürekli havası kirli şehirlerarasında ilk beşteki yerini kaybetmiyor.
Kirli havanın doğurduğu sağlık sorunlarını CHP Milletvekili olan Prof. Dr. Kayıhan Pala, halk sağlığı uzmanı olarak yaptığı araştırmalarda ortaya çıkarmıştı.
Bu sonuçları anlatmanın nedenine gelince;
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 2021 yılında Marmara’da müsilaj ortaya çıkınca belki de cumhuriyet tarihimizin en büyük çevre seferberliğini başlatmış ve eylem planıyla da gözle görülür sonuçlar almıştı.
Ancak bu tedbirlerin devamlılığı veya yeni yatırımlar yapılmadığı için müsilaj geçtiğimiz sonbahar aylarında yeniden hortladı. Denizin altını bir ağ gibi saran müsilaj son haftalarda deniz yüzeyinde görülmeye başlanınca bakanlık bilim kurulunu topladı ardından denetimler başladı.
Bu denetimlerin Bursa’ya yansımasını dün Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın açıklamasıyla öğrendik.
Yapılan açıklamaya göre, müsilajla mücadele kapsamında uygulamaya alınan 22 maddelik Marmara Denizi Eylem Planı doğrultusunda 7 ilde eş zamanlı denetim ve izleme çalışmaları yapıldı. Bakanlık ekiplerinin denetimleri sonucunda, kentsel atık suları arıtmadan Deliçay deresine döken Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı Doğu Atıksu Arıtma Tesisi'ne 3 milyon 340 bin 688 lira ceza uygulandı.
Ayrıca İstanbul, Tekirdağ, Yalova ve Balıkesir belediyelerine de yine su kirliliğine neden oldukları gerekçesiyle ceza kesildi. Atık suların denizdeki sıcaklık, azot ve fosfor artışına neden olarak müsilaj oluşturduğu vurgulanan açıklamada, Bakanlık koordinasyonunda toplanan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulunun, belediyelerin eylem planında taahhüt ettikleri ileri biyolojik atık su arıtma tesislerini hayata geçirmediklerini tespit ettikleri aktarıldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un açıklaması da dikkat çekiciydi; "Bugün belediyelerimizin çoğunun hala, ileri biyolojik atık su arıtma tesislerini yapmayı bir yana bırakın, mevcut tesisleri dahi yenilemediklerini, hala Marmara'yı kirlettiklerini üzülerek görüyoruz. Buradan belediyelerimize açık çağrımızdır. Lütfen artık hep birlikte imzaladığımız Marmara Denizi Koruma ve Eylem Planı'na sadık olun, millete verdiğiniz sözleri tutun."
Belediyelerin sözünü tutması ve kirletenin gözünün yaşına bakılmaması gerektiği konusunda bakanlığın görüşüne aynen katılıyorum ama belediyeler kadar sanayi tesislerine de denetim bir an önce başlamalı. Ayrıca bakanlık ortak proje üretmeden bu ekonomik koşullarda belediyelerin ileri biyolojik tesis yapması nasıl mümkün olacak diye sormadan yapamıyorum.

BELEDİYENİN İKİ KEZ MÜHÜRLEMESİNE RAĞMEN ÜRETİME DEVAM
Orhaneli Termik Santrali konusuna gelince;
Santralin Bursa Büyükşehir Belediyesi ekiplerince mühürlendiğini Başkan Mustafa Bozbey’in geçen ay düzenlediği basın toplantısında öğrenmiştik. Hatta mühürleme sonrası üretim yapılıp yapılmadığını basın toplantısında Başkan Bozbey’e sormuş ve üretim devam ettiği için suç duyurusunda bulunduklarını açıklamıştı.

Geçen hafta santralin kömür işletmesinde dinamit patlatılması sonucu meydana gelen toprak kaymasında, Murat Özdağan yaşamını yitirmişti. Bu kaza sonrası Bozbey yaptığı açıklamada, iki kez mühürlenmesine rağmen üretimin devam etmesi üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını bir kez daha hatırlatarak, ‘Yerleşim alanlarından alınan numunelerde yoğun biçimde hava, toprak ve su kirliliğine neden olduğu kurumumuz tarafından tespit edilen söz konusu işletme, Orhanelili hemşerilerimizi de zehirlemeye devam etmektedir’ demişti. Bozbey, başka acılar yaşanmadan ilgili kurumları da göreve davet etmişti.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, antralde 11 Ocak’ta meydana gelen toprak kayması sonucu bir işçinin yaşamını yitirmesini Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle soru önergesiyle TBMM’ye taşıdı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ruhsat şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle yaptığı mühürlemeye suç duyurusuna rağmen santralin çevreyi kirletmeye devam ettiğine dikkat çeken Sarıbal, santralin faaliyetlerinin durdurulması ve bölgede meydana gelen çevresel zararların telafi edilmesi için hangi adımlar atılacağını sordu.
Müsilaj konusunda duyarlılık gösteren bakanlığın hem bu sorulara cevabını hem de atacağı adımları merakla bekliyoruz.
MÜSİAD’TA ŞENOCAK GÜVEN TAZELEDİ
Bursa’da iş dünyasının dinamik sivil toplum örgütlerinden biri olan MUSİAD Bursa Şubesi 23’üncü genel kurulunu Merinos Atatürk Kongre ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi.

MÜSİAD üyelerinin yanı sıra Bursa protokolünden ve iş dünyasının önde gelen isimlerinden çok sayıda davetliyi bir araya getiren genel kurulda, Alpaslan Şenocak başkanlığa yeniden seçilerek güven tazeledi.
Şenocak başkanlığındaki yönetim kurulunda, Mehmet Fatih Özkul, Murat Demir, Murat Yeryağan, Hüseyin Kul, Fatih Aslan, Cemalettin Can, Mehmet Demirci, Ahmet Berber, Abdulmuhsin Yaşar, Veysel Bakgör, Halil İbrahim Biçer, Kamil Özkan, Abdülkedim Demir ve Süleyman Mesih Çil yer aldı.

Şenocak verdiği ilk mesajında, Bursa’nın sahip olduğu avantajları, dijitalleşme ve yenilikçilikle birleştirerek, sadece yerel değil uluslararası pazarlarda da güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediklerini belirterek, Şenocak ‘Geleceğin ekonomisi sürdürülebilirlik ve yenilikçilik ekseninde şekillenmektedir. Bu dönüşüm sürecinde, Bursa’nın sanayi ve ticaret potansiyelini daha da ileri taşımak için hep birlikte çalışacağız. Üyelerimizin gayreti ve vizyonu, hem şehrimizin hem de ülkemizin ekonomik kalkınmasına ilham veren bir güç olacaktır” ifadelerini kullandı.
