Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, göreve gelişinin üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, hem bürokrasideki etkinliği hem de akademik titizliğiyle dikkat çeken bir isim oldu. Dün Bursa Hakimiyet’in yeni ofisini ziyareti, sadece nezaket buluşması değil, kentin geleceğine dair önemli mesajların paylaşıldığı bir sohbetti.
Halisçelik, devletin mali disiplinini bilen bir Hazine kökenli bürokrat… Yerel yönetim pratiğini de Adana’dan Bursa’ya taşımış, sahada olduğu kadar masa başında da güçlü bir isim. Gençlik yıllarında futbol sahalarında gol krallığı yaşamış biri olarak, oyunu okumayı ve doğru hamleyi zamanında yapmayı iyi biliyor. Dün de öyle yaptı; Bursa’nın iki temel sorununu —deprem ve ulaşım— tüm boyutlarıyla masaya koydu.

JAPONYA ZİYARETİ İLE ORTAYA ÇIKAN MODEL…
Türkiye’nin deprem kuşağındaki en kritik kentlerinden biri olan Bursa, olası büyük bir sarsıntıya karşı ne kadar hazır?
Halisçelik’in anlattıkları, işin ciddiyetini bir kez daha gösterdi. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile yürütülen Bursa Deprem Riski Azaltma, Önleme ve Planlama Projesi 42 aylık bir maraton… Şu an yarısına gelinmiş durumda.
628 bin binanın tek tek incelendiği çalışmada, en kötü senaryoda 130 bin binanın hasar göreceği, 25 bininin ise yıkılabileceği öngörülüyor.
Ama bu proje sadece konutları değil, Bursa ekonomisinin can damarını da masaya yatırıyor: Organize Sanayi Bölgeleri. Dirençli kent plana sanayi tesislerinin eklenmesi fikri Halisçelik önerisiyle Japonya ziyaretinde ortaya çıkmış. Japon vakfı yöneticileriyle görüşmesinde plana dahil edilmesi fikri kabul görmüş.
Halisçelik’in ifadesiyle, “Deprem sadece binaları yıkmayacak, üretim zincirini de koparacak.” Bu yüzden 17 OSB’nin 14’ünden veriler alınmış durumda. Her tesisin lokasyonu, bina türü, üretim konusu tek tek analiz ediliyor. Deprem anında hangi tesisin, üretim türüne bağlı olarak nasıl etkileneceği, sonrasında tedarik zincirinde ve ihracatta ne kadar kayıp yaşanabileceği hesaplanıyor.
Japon uzmanların katıldığı BTSO’daki toplantıda ilk bulgular paylaşılmış. Bu veriler, yalnızca mühendislik hesapları değil, kentsel dönüşüm kararlarının da bilimsel dayanağı olacak.
Ayrıca hazırlıkları devam eden ve yılsonuna kadar tamamlanacak Bursa’nın kent anayasası olarak nitelendirilen 1/100 binlik planların hazırlanmasında da yol gösterici olacak.

İşte “Bursa Modeli” tam burada ortaya çıkıyor:
Deprem risk haritası + kentsel dirençlilik planı + sanayi ve ekonomi entegrasyonu.
Böylece kentsel dönüşüm kararları, sadece bina yaşı ve ruhsat tarihine bakılarak değil, şehrin ekonomik direncini koruyacak şekilde alınacak.
Halisçelik, “Bir deprem sadece Büyükşehir Belediyesi’ni değil tüm şehri etkiler. O yüzden tüm paydaşları bu sürece dahil ediyoruz” derken, aslında Türkiye’ye örnek olabilecek bir yönetim anlayışını tarif ediyor.
ULAŞIMDA İKİ İHALE BİRDEN
Bursa’nın ikinci kronik meselesi: Ulaşım.
Son dönemde en çok tartışılan konulardan biri, Bursaray’ın Görükle’ye kadar uzatılması. Başkan Mustafa Bozbey’in “hayal proje” dediği, Ulaştırma Bakanı’nın da “proje gelmedi” sözleriyle gündeme gelen bu hattın akıbeti merak ediliyordu.

Halisçelik net konuştu:
“Projeler bakanlığa gitti, revizyon istendi. Şu an iki hat için proje ihalesine çıktık: Görükle-Üniversite (5,5 km) ve Çalı-Demirtaş (21,5 km). Önümüzdeki hafta sonuçlanır.Ondan sonrası bakanlığa ait”
Burada önemli bir ayrıntı: Bu projeler bakanlık tarafından yapılıp belediyeye devrediliyor, ancak maliyeti ve faiziyle birlikte. Yani hibe değil, kredi ve bu da Bursalıların cebinden çıkacak.
Ulaşım planlarında Doğu-Batı ekseninde 40 kilometrelik hattın yanına, Güney-Kuzey aksını da eklemek gerekiyor. Halisçelik, özellikle İzmir-Ankara yollarına paralel alternatif güzergâhların önemine dikkat çekti. “20 kilometrede 200 giriş-çıkış var, bu yükü almak zorundayız” dedi. Amaç; hem karayolu yükünü azaltmak hem de toplu taşımayı cazip hale getirmek.
SON SÖZ
Bir yıl önce Bursa’ya “transfer” olan Ergül Halisçelik, şehre sadece masa başında plan yapan bir bürokrat olarak değil, veriye dayalı kararların savunucusu olarak bakıyor. Dün ortaya koyduğu “Bursa Modeli”, hem deprem hem de ulaşım için bilimsel temelli ve uzun vadeli bir vizyon sunuyor.
Depremde riskleri azaltmak da, ulaşımda akışı hızlandırmak da tesadüfe değil, doğru planlamaya bakar.Halisçelik’in burada dikkat çektiği en önemli noktalardan biri de kent planlamasına çok dikkat etmek gerektiğiyle ilgili. Çünkü yapılacak bir hata veya yanlış proje, sadece bir nesli değil gelecek nesilleri de etkiliyor.
Bursa’nın geleceği, işte bu akılcı planların hayata geçirilmesine bağlı.