Kentler artık yalnızca tarihiyle, kültürüyle, sanayisiyle değil; dijital dönüşüm kapasitesiyle de yarışıyor. Dünya ölçeğinde söz sahibi olmak isteyen şehirler, teknolojiyi günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirmek zorunda. Bu yarışta Bursa, önemli bir adım attı.

Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı şehircilik vizyonu, uluslararası arenada karşılığını buldu ve Bursa, dünyanın en akıllı 7 kenti arasına girdi. ICF tarafından verilen “Top7” sertifikası, sadece bir ödül değil, aynı zamanda bu kentin geleceğe dair güçlü bir iddiasının belgesi. Başkan Mustafa Bozbey’in törende söylediği gibi, “Bursamız Türkiye’de bu başarıyı elde eden ilk şehir oldu. Bu başarı yalnızca Bursamızın değil, ülkemizin de gururudur.”
Bu başarının arkasında elbette uzun süredir devam eden planlı bir çalışma var. Fiber altyapıdan ücretsiz wi-fi noktalarına, yapay zekâ destekli kavşaklardan çevreye duyarlı sistemlere kadar pek çok yenilik, artık kent yaşamının bir parçası. Bursa Cepte ve Bursakart uygulamalarıyla vatandaşın belediye hizmetlerine ulaşması kolaylaşırken, mezarlık bilgi sisteminden turizme kadar uzanan dijital çözümler, akıllı şehir kavramının yalnızca teknolojiye değil, insana dokunan yönünü de ortaya koyuyor.
Törene katılan ICF Kurucu Ortağı John G. Jung’un sözleri ise Bursa açısından ayrı bir anlam taşıyor. Jung, Bursa’nın bu başarıyı elde ederken “liderlik” kriterini öne çıkardığını vurguladı. “İlk 7’ye çıkmak en zor aşamaydı ve Bursa bunu başardı. İnsanlar sizin kim olduğunuzu bilmek, sizi tanımak istiyor” derken aslında şehrin uluslararası tanınırlığının altını çizdi. Dünyanın farklı bölgelerinden kentler arasında Bursa’nın yer alması, sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda küresel ölçekte fark edilen bir kimlik kazancı.

Bursa’nın bu listede yer alması, yalnızca bir belediye projesi değil; aynı zamanda kentin tüm dinamiklerinin ortak çabasının ürünü. Üniversiteler, teknoparklar, iş dünyası ve sivil toplumun katkısı olmadan böyle bir noktaya gelmek mümkün olmazdı. Ulutek-Teknopark’tan BTSO’ya kadar birçok kurumun desteği, Bursa’nın dijital geleceğini güçlendiriyor.
Başkan Mustafa Bozbey’in, “Bursa’nın dijital geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz” sözleri, bu çabaların sürekliliğine işaret ediyor. Kenti geleceğe taşıyan bu vizyon, yalnızca projelerle değil, toplumun her kesimini kapsayan bir anlayışla ilerliyor. Gençlerden kadınlara, engellilerden girişimcilere kadar herkesin sürece dahil edilmesi, Bursa’nın dijital yolculuğunu daha güçlü kılıyor.
Şimdi gözler Aralık 2025’te Vietnam’da yapılacak olan “Yılın Akıllı Topluluğu” seçiminde olacak. Bursa’nın bu iddialı yolculukta bir adım daha ileri gitmesi kimse için sürpriz olmaz. Çünkü kentin sahip olduğu birikim, rekabet avantajı ve toplumsal destek bu vizyonu taşıyacak güçte.

Ama en önemlisi şu: Bu başarıların günlük hayata yansıması. Daha az kesinti, daha güvenli ulaşım, çevreye daha duyarlı bir şehir ve herkesin cebinden ulaşabileceği belediye hizmetleri… Vatandaşın yaşamını kolaylaştıran her küçük dokunuş, aslında bu büyük vizyonun gerçek anlamı.
Sonuçta Bursa, tarihi mirasını geleceğin teknolojisiyle buluşturarak bir kez daha örnek oldu. Uluslararası alanda kentin saygınlığını artıran bu unvan, aynı zamanda bizlere sorumluluk yüklüyor. Çünkü akıllı şehirler listesinde yer almak kadar, vatandaşın günlük yaşamında bu aklın karşılığını görmek de çok değerli.

Küçük bir notla bitireyim;
Toplantıyı izlerken 10 yıl önce yazdığım bir yazı aklıma geldi. O dönem çok modaydı; belediye başkanları, hiçbir ciddi referansı olmayan kuruluşların verdiği “yılın başarılı belediye başkanı” ya da “en başarılı kent” ödülleriyle PR çalışması yaparlardı. Hatta hiç unutmam turizmle ilgili bir ödülün izini sürerek, veren kuruluşun pek de itibarlı olmadığını yazmıştım. İçimdeki bu şüpheyi gidermek için internette küçük bir araştırma yaptım ve yapay zekadan da yardım istedim.
Sonuç şu: Bu ödülü veren ICF, uluslararası referansları olan saygın bir kuruluş. O yüzden bu başarı Bursa açısından gerçekten önemli.
DİYET YAPAN BOZBEY KAÇ KİLO VERDİ?
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i yıllardır takip ederim. Hep hareketli, hep dinamikti. Doğal olarak fit görüntüsü de dikkat çekerdi.
Ancak bahar aylarından itibaren gözlemlediğim bir değişiklik vardı. Belediye başkanlığı sorumluluklarının yoğun temposu mu, yoksa masa başı mesaisi mi bilmiyorum ama kilo almaya başlamıştı.
Dün, Bursa’nın akıllı şehirler arasında yer alması dolayısıyla düzenlenen törende dikkatimi çeken başka bir ayrıntı oldu. Bu kez Bozbey’in yüz hatları incelmiş, çene hattı belirginleşmişti. Açıkçası “Başkan kilo mu vermiş?” diye düşündüm.

Merak edip kendisine sordum. Gülümseyerek, “Diyet yapıyorum, 5-6 kilo verdim” yanıtını verdi.
Büroya döndüğümde de gazeteci merakıyla haziran-temmuz aylarında çekilen fotoğrafları bugünkü karelerle karşılaştırdım. Fark net şekilde görülüyordu. Hatta yapay zekâya da sordum. Onun yorumu da çarpıcıydı:
“Yanaklardaki incelme, çene hattının belirginleşmesi ve takım elbisenin oturuşu dikkate alındığında yaklaşık 4 ila 7 kilo arası bir kayıp yaşanmış gibi görünüyor.”

Tabii bu sadece görsel bir tahmin. Ama gerçek olan şu: Bozbey yeniden fit görünümüne dönüyor.