Hava Durumu

Egemenliğin yüz yılı: Dünü anlamak, yarını kurmak

Yazının Giriş Tarihi: 23.04.2026 08:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.04.2026 08:02

Bazen tarihe sadece bakarız…
Ama bazı günler vardır ki, tarih bize bakar.
İşte 23 Nisan, tam da böyle bir gün.

Geçtiğimiz günlerde “Bindik bir alamete; cephe artık her yer” diye yazarken, dünyanın nasıl bir kırılmanın içinden geçtiğini anlatmaya çalışmıştım.
Bugün o yazının bıraktığı yerden devam etmek gerekiyor.
Çünkü dünyanın yeniden kurulduğu bir çağda, bizim bir asır önce neyi başardığımızı hatırlamak artık bir tercih değil, zorunluluk.

Yıl 1920…
Ankara’da mütevazı bir bina.

Ama o bina, sadece bir Meclis değildir.
Bir milletin kaderine yeniden sahip çıkma iradesidir.

Düşünün…
“Hasta adam” denilen bir imparatorluğun küllerinden, işgal altındaki bir coğrafyadan, yokluk içinde bir diriliş hikâyesi yazılıyor.
Ve o hikâyenin merkezinde tek bir fikir var:

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

Bugün bu cümleyi sıradan bir anayasa ifadesi gibi okumak en büyük yanılgıdır.
Çünkü o gün bu söz, dünyaya karşı söylenmiş en güçlü meydan okumaydı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “uçurumun kenarında yıkık bir ülke” tasviri bir abartı değil, gerçeğin ta kendisiydi.
Ama o uçurumun kenarında sadece bir çöküş yoktu.
Aynı zamanda bir tercih vardı:

Ya teslim olunacaktı…
Ya da yeniden ayağa kalkılacaktı.

Türkiye, ikinci yolu seçti.

Ve bugün dönüp baktığımızda şunu daha net görüyoruz:
O tercih sadece bir kurtuluş değil, aynı zamanda bir gelecek inşasıydı.

Aradan geçen yüz yıl…
Dünya değişti.

Savaşlar biçim değiştirdi.
Cepheler görünmez hale geldi.
Ekonomi, teknoloji, veri…

Artık mücadelenin araçları bunlar.

Savaş sadece topla tüfekle yapılmıyor.
Bir ülkenin para birimi, üretim gücü, hatta toplumsal algısı bile hedef haline gelebiliyor.

İşte tam da bu noktada, 23 Nisan’ın anlamı yeniden büyüyor.

Çünkü o gün kurulan irade,
sadece askeri işgale karşı değil,
her türlü bağımlılığa karşı bir duruşun adıdır.

Bugün açık konuşalım…

Eğer o gün o Meclis kurulmamış olsaydı,
eğer o egemenlik fikri hayata geçirilmemiş olsaydı,

bugün başkalarının kurduğu masalarda, yazdığı senaryolarda yer bulan bir ülke olacaktık.

Belki de yine paylaşım planlarının bir parçası…

Ama öyle olmadı.

Türkiye bugün;
bölgesinde etkisi tartışılan,
küresel gelişmelere karşı kendi pozisyonunu alabilen,
gerektiğinde kendi yolunu çizebilen bir ülke ise,

bu doğrudan 23 Nisan ruhunun sonucudur.

Ancak burada bir yanılgıya düşmeyelim.

Tarih, sadece gurur duymak için değildir.
Tarih, sorumluluk yükler.

Bugün içinde bulunduğumuz dünya,
belirsizliklerin arttığı, dengelerin hızla değiştiği bir dünya.

Kurallar yeniden yazılıyor.
Güç merkezleri yer değiştiriyor.

Ve böyle bir dönemde en büyük risk şudur:
Geçmişin başarısına güvenip geleceği ihmal etmek.

Oysa 23 Nisan bize tam tersini söyler:
“Şartlar ne olursa olsun, kendi kaderini kendin belirle.”

Bugün çocuklara armağan edilen bir bayramdan söz ediyoruz.
Bu da tesadüf değil.

Çünkü egemenlik, sadece bugünün değil, yarının meselesidir.
Ve yarın, bugünün çocuklarının omuzlarında yükselecek.

Eğer onlara güçlü bir ülke bırakmak istiyorsak;
üreten, düşünen, sorgulayan bir toplum olmak zorundayız.

Sadece ayakta kalan değil, yön veren bir Türkiye…
İşte asıl hedef bu olmalı.

“Bindik bir alamete…” demiştik ya…

Evet, dünya hızla ilerleyen, yönü her an değişebilen bir yolculukta.
Ama mesele o yolculuğun içinde olmak değil.

Mesele, o yolculuğun direksiyonunda olup olmadığımız.

23 Nisan, bize o direksiyonun nasıl ele alındığını gösteren en güçlü örnektir.

Bugün yapılması gereken çok açık:
Geçmişin cesaretini hatırlamak,
bugünün gerçeklerini doğru okumak
ve geleceği buna göre kurmak.

Çünkü unutulmasın:

Egemenlik bir kez kazanılır ama her gün korunur.

Ve o irade varsa…
Bu millet, hangi şartta olursa olsun yolunu bulur.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.