Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in göreve gelişinin üzerinden 19 ay geçti. Bozbey bu süre içinde ulaşımdan çevre kirliliğine, turizmden sosyal belediyeciliğe kadar her ay düzenli basın toplantıları yapıyor.
Kasım ayı toplantısına başlamadan önce bu buluşmaların gerekçesini hatırlattı. Konuşmasına şeffaf yönetim vurgusuyla giren Bozbey, “Kamu adına gelen payı Bursalılar için harcıyoruz. Her kuruşun hesabını veriyoruz. İşimize bakıyoruz. Geleceğin Bursa’sı için çalışıyoruz. Gülümseyen, yeşil bir Bursa hayalimiz var. Hatalarımız olur, eleştiriden kaçmayız; yanlıştan dönmeyi de biliriz” dedi.

Bursa, son yıllarda ekonomik sıkışmışlığın etkisini en sert hisseden kentlerden biri. İşsizlik, sokaktaki vatandaşın ilk cümlesi; sanayicinin ise en temel kaygısı. Bozbey’in dün yaptığı kasım ayı değerlendirme toplantısı da bu nedenle eğitim, iş gücü ve istihdam başlıklarıyla açıldı.
Başkanın ifadeleri, belediyelerin işsizliği tamamen çözemeyeceği gerçeğini kabul eden; ancak insan kaynağını harekete geçirmeye çalışan bir yaklaşımı işaret ediyor. Bozbey bunu sahadaki gözlemleriyle de destekliyor.
Göreve başladığında ilçe ziyaretlerinde iş talebinin yüzde 50–60 seviyelerinde olduğunu, son aylarda ise bu oranın yüzde 95’e kadar çıktığını söylüyor. Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden DOSAB’da geçen yıl 40 bin olan istihdamın bu yıl 30 bine düştüğünü hatırlatıyor.

Ardından belediyenin geliştirdiği projeleri anlatıyor:
Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi, bu yaklaşımın en görünür adımları.
983 eğitim programı, 24 merkez, 11 uzmanlık okulu… Kalabalık rakamların asıl anlattığı şu:
“Bu kentte iş arayanı yalnız bırakmıyoruz.”
Kadınların evden üretime katıldığı modeller, gençlere sunulan kariyer danışmanlığı, ihtiyaç sahibi öğrencilere verilen eğitim destekleri…
HAMİTLER: YILLARIN SORUNU, YENİDEN GÜNDEMDE
Toplantının en kritik cümlesi soru–cevap bölümü sırasında geldi.
Konuşulan konu, Hamitler Katı Atık Depolama Alanıydı.
Bursa'nın çöpü yıllardır şehrin batısında, konutların neredeyse dibinde depolanıyor. Altı mahalleyi doğrudan etkileyen bu dosya artık sadece teknik bir mesele değil; kentin sağlığı, toprağı ve kokusuyla ilgili bir sorun.
Geçen dönem Kayapa’ya taşınma projesi hazırlanmış, ÇED raporu bile tamamlanmıştı. Ancak Bozbey hem kampanya döneminde hem de göreve geldikten sonra projeye karşı çıktı. “Kayapa uygun değil” diyerek yeni bir alan bulunacağını açıkladı.
Aradan 19 ay geçti.
Ve dün ilk kez kamuoyuna açık bir bilgi geldi:
Dosya, Orman Bölge Müdürlüğü’nde bekliyor; Ankara’ya bile gönderilmemiş.
Bozbey, başvuruların yanıtsız kaldığını, durumu bakana iletmesine rağmen hâlâ randevu alamadığını söyledi.
Bozbey’in “Çöpü depolayacak alan bulamayabiliriz” sözleri bir alarm niteliğinde.
Dahası, 1994’ten bu yana çöp sahası olan bölgede 200 dönümlük alanın hâlâ kamulaştırılmadığını, ayrıca 30–40 dönümlük kısmın mezarlık olarak kullanıldığını, fakat hak sahiplerine ödeme yapılmadığını öğrendik.
Bozbey, “Ulaşım ve içme suyu konularında ilerleme kaydettik. Bundan sonra Hamitler, Bursa’nın en önemli gündem maddelerinden biri olacak” diyerek meseleyi büyüklüğüyle kabul ediyor.
Bu durumda yeniden Kayapa projesine dönüş olur mu? Bilmiyoruz ama önümüzdeki günlerde bu konu masaya yatırılınca bu da ortaya çıkacak.

BURSA ARTIK SU FAKİRİ BİR KENT
Toplantının en sarsıcı bölümü, BUSKİ başlığıydı.
Bursa’da su meselesi, “geçmişteki bolluğun rehaveti” nedeniyle yıllarca ertelendi ve bugün ağır bir tablo var.
Bozbey’in ifadesiyle:
“Bursa artık su fakiri bir kent.”
Kullanımın 100 bin metreküp düşmesi nedeniyle Bursalılara teşekkür ederken, eleştirilerin hedefindeki su zammı için de net bir veri paylaştı:
Suyun birim maliyeti: 92,94 TL.
Abonelere bunun yarısından bile düşük fiyat yansıtılıyor.
Bu rakam, Sayıştay’ın tespiti.
Ve daha çarpıcısı:
BUSKİ’nin borcu yüzde 94 artarak 23 milyar liraya çıktı.
Yeni arıtma tesislerine, mevcutların kapasite artışına ve yaklaşık 250 milyon Euro kaynağa ihtiyaç var.
2026 Nisan sonunda devreye girecek Çınarcık Barajı arıtma tesisi bir nebze nefes aldıracak.
Ancak Bozbey’in şu cümlesi bir dönüm noktası:
“Bursa artık su şehri değil, suya ihtiyaç duyan bir şehir haline gelmiştir.”
Bu söz, gelecek yılların su politikasını baştan yazacak.
BURULAŞ: SÜBVANSİYONUN BÜYÜYEN YÜKÜ
Kent içi ulaşım son yıllarda tüm büyükşehirlerin en ağır maliyetlerinden biri.
Bursa’da öğrencilerin uygun ücretlerle seyahat etmesi önemli bir avantaj; fakat bunun belediyeye yükü oldukça yüksek.
Bozbey’in yaptığı hesap:
2026 için BURULAŞ’a ayrılan destek: 3 milyar 600 milyon TL.
Ücretsiz ya da indirimli yolcu grupları nedeniyle sistem, “iki kişiyi taşıyıp bir yolcu ücreti alma” noktasına geliyor.
2018’deki sözleşmenin getirdiği yükler ve bakım maliyetleri de tabloyu ağırlaştırıyor.
Toplu taşıma tercih edilmedikçe bu yükün azalma ihtimali düşük.
TİRİLYE’DE BİR İLK: GRİ SU HATTI
Türkiye’de yeni yeni konuşulan gri su sistemi, Tirilye’de uygulanacak projeyle Bursa’ya öncülük rolü yükleyebilir.
İçme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon ve gri su hattı tek projede birleşecek.
Arıtılan atık su, tuvaletlerde kullanılacak.
Yeni binalara bu sistem için zorunluluk getirilecek.
Bu, sadece tasarruf değil; geleceğin suyunu garanti altına alma adımı.
Bozbey’in kendi mahallesi Özlüce’deki atık suyun Ayvalıdere’ye aktığını yeni öğrendiğini söylemesi, yılların denetim eksikliğini gözler önüne seriyor. Nilüfer Deresi’nin çamur rengine mahkûm olmasının nedeni de burada gizli.
“Bir gram suyu arıtmadan Nilüfer Deresi’ne vermeyeceğiz” sözü, yeni bir eşik.
Ancak sadece bu yatırım için bile 70–80 milyon lira gerekiyor.
Ayrıca İstanbul’daki çevre toplantısında Bursa’nın atıklarının yüzde 94’ünün arıtıldığı bilgisinin yanlış çıkması, kentin bu konuda gerçek anlamda 250 milyon Euro’luk yatırıma ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu.
TOPLANTININ FOTOĞRAFI
Kasım ayı değerlendirmesi, belediyenin yol haritasını şöyle özetliyor: İnsan kaynağına yatırım var. Su politikasında zorunlu bir dönüşüm var. BURULAŞ’ın yükü büyüyor. Tirilye ile sürdürülebilir altyapının ilk adımı atılıyor. Ama en kritik başlık hâlâ Hamitler.
Çünkü bir kentin çöpü, diğer tüm tartışmaların gölgesinde kalmayacak kadar hayati.
Ve dün ilk kez öğrendiğimiz bürokrasi engeli, Bursa’nın önümüzdeki yıllardaki en gerçek sınavı.
Kent sorunlarını erteleyerek değil, yüzleşerek çözebilir.
Bozbey’in sözleriyle:
“Çuvaldızı kendimize, iğneyi karşıya batıralım.”
Bu yaklaşımın tüm kurumlara yayılması, Bursa’nın kaderini belirleyecek.
SON NOTLAR
Soru: “AK Parti’ye geçecek mi?”
Bozbey’in yanıtı: “Konuşmaya bile gerek yok. Biz işimize bakıyoruz.”
İkinci konu, eski başkanlara makam aracı ve şoför tahsisi tartışması.
Bozbey, Sayıştay’ın kabul etmeyeceğini bildiğini ancak konu mecliste değerlendirilsin diye kendisinin yazdığı teklif ile gündeme aldığını, eski başkanlardan talep gelmediğini ve teklifin kabul edilmediğini söyledi.