Bursa’nın en çok üyeye sahip akademik odalarından biri olan İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, 14–15 Şubat’ta yapılacak genel kurulda yeni yönetimini belirleyecek.
Mevcut Başkan Çalışma Grubu adayı Serdar Atilla Erdem yeniden aday. Karşısında ise Çağdaş Grup’un adayı Ferdi Tercanlıoğlu var.

13 Ocak’ta bu köşede Serdar Atilla Erdem’in görüşlerini aktarmıştım.
Dün de Ferdi Tercanlıoğlu, ekip arkadaşları Emre Göncü ve Nedret Bayramoğlu ile birlikte Bursa Hakimiyet’i ziyaret ederek hem adaylık gerekçesini hem de yeni döneme ilişkin hedeflerini anlattı.
Bu ziyaret, yalnızca bir seçim kampanyası değerlendirmesi değildi.

Aynı zamanda meslek odalarının kentle kurduğu ilişkinin nasıl şekilleneceğine dair önemli mesajlar içeriyordu.
Tercanlıoğlu, adaylığının kişisel bir hedef değil, çevresinin ısrarı ve mesleki sorumluluk duygusuyla ortaya çıktığını söyledi.
En dikkat çekici cümlelerinden biri, geçmişte karşı çıkılmadığı için hayata geçirilen projelerin Bursa’ya verdiği zarar üzerineydi.
Bu ifade, aslında akademik odaların varlık sebebini özetleyen bir cümleydi.
Çünkü akademik odalar yalnızca proje değerlendiren kurumlar değil; kent adına itiraz eden, kayıt tutan ve gerektiğinde “dur” diyebilen yapılardır.
Bursa’nın yakın geçmişi, bu itirazların çoğu zaman ne kadar haklı çıktığını gösteren örneklerle dolu.
DEPREM VE BURSA “ÜVEY EVLAT” MI SORUSU
Sohbetimizin önemli başlıklarından biri de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüydü.
Tercanlıoğlu, Bursa’nın deprem hazırlığı konusunda yeterince öncelik görmediğini savundu ve dikkat çekici bir ifade kullandı:
“Bursa deprem meselesinde üvey evlat muamelesi görüyor.”
İstanbul’da yürütülen “Yarısı bizden” kampanyasının Bursa için de uygulanması gerektiğini dile getirdi.
Bu talep, yalnızca bir seçim söylemi olarak görülmemeli.
Çünkü Bursa; sanayisi, nüfusu ve yapı stoku dikkate alındığında deprem riskiyle yüzleşmesi gereken en kritik kentlerden biri olmasına rağmen, kamuoyu gündeminde çoğu zaman ikinci planda kalıyor.
Tercanlıoğlu’nun üzerinde durduğu bir diğer başlık, genç mühendislerin mesleki ve ekonomik sorunlarıydı. İnşaat mühendisliğinin hak ettiği değeri görmediğini, mesleki saygınlığın giderek aşındığını ifade etti.
Bu tespit yalnızca bir meslek grubunu ilgilendirmiyor.
Nitelikli mühendislik hizmetinin zayıfladığı bir ortamda, kent güvenliğinin de zayıflayacağı açık bir gerçek.
Bu nedenle mesele, maaş ya da istihdam sorununun ötesinde, doğrudan kamu güvenliğiyle ilişkili.
Aday tanıtım toplantısında öne çıkan başlıklardan biri de inşaat mühendislerine yeşil pasaport verilmesi önerisiydi. Görüşmemizde Tercanlıoğlu bunu gerekçeleriyle anlattı. Bugünlerde herkes doktorların yurt dışına gitmesini konuşuyor ama Tercanlıoğlu’nun tespitlerine göre inşaat dünyanın dört bir yanındaki şantiyelerde 10 binlerce mühendis görev yapıyor.
Dolayısıyla bu talep, bir ayrıcalık isteğinden çok mesleğin küresel niteliğinin kabul edilmesi gerektiği yönünde bir çağrı olarak okunmalı.
BİR FOTOĞRAFIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ VE PROJE ÖNERİSİ
Görüşmenin en çarpıcı anı ise Bursa Hakimiyet’in birinci sayfasında yer alan deprem fotoğrafı üzerine yaptığımız sohbetti.
Enkaz altında kalan kızının elini tutan babanın görüntüsünü gösteren Tercanlıoğlu, şu soruyu sordu:
“O enkazın yakınında küçük bir ilk müdahale deposu olsaydı, kazma, kürek, demir makası bulunsaydı… o baba kızını oradan çıkarabilir miydi?”
Bu soru, teknik bir öneriden çok daha fazlasını içeriyor.
Tercanlıoğlu’nun aktardığına göre BUMİAD bünyesinde, tamamen betondan oluşan ve ağır darbelere dayanıklı “ilk yardım deprem odası” prototipi hazırlanmış.
Amaç; mahallelerin farklı noktalarına yerleştirilecek küçük müdahale alanları oluşturmak.
Depremde ilk dakikalar, çoğu zaman profesyonel ekiplerden önce mahallelerin kendi imkânlarıyla verdiği mücadeleye bağlı.
İMO Bursa seçimleri doğal olarak iki grubun yarışına sahne olacak.
Bir tarafta mevcut yönetimin devam talebi, diğer tarafta değişim iddiası… Çalışma Grubu 30 yılı aşkın bir geleneği temsil ediyor. İki seçim önce Çağdaş Grup Ülkü Küçükkayalar’ın adaylığı döneminde sürpriz yaparak seçimi kazanmıştı.
Kampanya sürecine baktığımızda Çalışma Grubu aynı sürprizi yaşamamak adına işi sıkı tutuyor.
Tercanlıoğlu da deneyimini oluşturduğu genç kadroyla birleştirerek seçimden galip ayrılmayı hedefliyor.
Ancak bu yarışın anlamı yalnızca oda yönetiminin kimde olacağıyla sınırlı değil.
Bu seçim, kentin geleceğinde akademik aklın nasıl konumlanacağını da belirleyecek. Ve cevap sandıktan çıkacak.
Bursa, hızla büyüyen ama aynı hızla risk biriktiren bir şehir. Çünkü yapı stokunun yüzde 65’i kaçak ve imara aykırı yani mühendis eli değmemiş.
Deprem gerçeği ortada, yapılaşma baskısı ortada, genç mühendislerin yaşadığı sorunlar ortada.
Böyle bir tabloda İnşaat Mühendisleri Odası’nın nasıl bir rol üstleneceği, yalnızca meslek camiasını değil, doğrudan kentte yaşayan herkesi ilgilendiriyor.