Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İslamafobi tehlikesini Avrupa'nın kalbine anlattılar
22 Ekim 2021 Cuma, 08:06

Avrupa'da en önemli sosyal ve kültürel tehlikelerden biri son yıllarda yükselen İslam düşmanlığı.

Daha önce marjinal olarak görülen ve merkezi yapıların kabullenmediği ırkçılık ve faşist düşünceler son yıllarda olağan hale gelmeye başladı.

Öyle ki merkez partilerin bile görüşleri geçmişin marjinal yapılarıyla benzeşti. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yükselen İslamafobi tehlikesinin izleri meclislerden geçen yasalarda da yer almaya başladı. Bunun en son örneklerinden biri, kendilerini demokrasinin kalbi olarak gören Fransa Meclisi'nde kabul edilen 'Ayrılıkçılık Yasası'ydı.

Başkanlığını AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu'nun yaptığı TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu geçen şubat ayında yaptığı toplantıda aldığı kararla, Avrupa Ülkelerinde Yükselen Irkçılık ve İslamofobya İnceleme ve Araştırma Alt Komisyonu kurulmasını öngören önergeyi kabul etti.

10 üyeden oluşan komisyon, geçen yasama yılında yaptığı ilk toplantıda. SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Enes Bayraklı, 'Avrupa Ülkelerinde Yükselen Irkçılık ve İslamafobi' raporunun sunumunu dinledi.

TBMM'de yeni yasama yılının başlamasının ardından komisyon çalışmalarına iki günden beri Paris'te devam ediyor. Çavuşoğlu ve beraberindeki AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, MHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bülent Karataş ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinde Fransız senatörlerle bir araya geldi.

Fransa temasları kapsamında Paris'te faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşların temsilcileriyle buluşan heyet, daha sonra Paris Camisinde Yönetici Chems-Eddine Hafız ve Fransa İslamofobi ile Mücadele Gözlemevi Başkanı Abdullan Zekri ile görüştü. Hafız, görüşmenin ardından Çavuşoğlu ve diğer milletvekillerini cami hakkında bilgi verdi, Çavuşoğlu da Hafız'a TBMM'nin minyatürünü hediye etti.

Heyetin yaptığı görüşmeleri değerlendiren Çavuşoğlu, son dönemde Avrupa'da ve Fransa'da İslam karşıtlığı ve ırkçılığın gün geçtikte arttığına dikkat çekerek, 'Fransa'da adeta İslam karşıtlığı iklim oluştuğunu, Müslümanların görünür olmaktan uzaklaştırıldığını ve bunun kurumsal nitelik kazanma yönünde ivme kazandığını görmüştük. Bu endişeleri, burada yaşayan 800 bin soydaşımızı ve çok daha büyük sayıdaki dindaşlarımızın bu süreçte yaşadıkları insan hakları ihlalleri gündeme getirmek istedik. Yaptığımız görüşmede bunları büyük açıklıkla ifade ettik' dedi.

Senatörlere kaygılarını anlattıklarını ifade eden Çavuşoğlu'nun üzerinde durduğu önemli konulardan biri ise suçların şahsiliği prensibi vurgusuydu. Çavuşoğlu, senatörlere Müslüman bir kişinin gerçekleştirdiği suçun İslam ile özdeşleştirilmemesi gerektiğini anlattı.

Hakan Çavuşoğlu, Paris Camiisindeki görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, Avrupa'da 20 milyon Müslüman'ın ve Fransa'da 800 bin Türk'ün yaşadığını hatırlatarak, antisemitizm geçen yıllara göre yüzde 50 düşüş yaşarken İslam karşıtı saldırıların yüzde 50'den fazla artış gösterdiğine dikkati çekti.

İslam karşıtı saldırıların sineye çekildiğini ifade eden Çavuşoğlu, antisemitizm kadar farkındalık oluşturmaları gerektiğini, İslamofobinin yasalarda suç olarak sayılması gerektiğini ve örneğin camiye yapılan saldırılarının İslamofobi suçu olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Paris Camisi Yöneticisi Hafız da, Fransa İslam Konseyinin hükümet ile hazırladığı "Fransa İslamı Prensipler Tüzüğünün" Fransa'daki Türk Müslüman Dernekleri Koordinasyon Komitesinden (CCMTF) ve Fransa İslam Toplumu Mili Görüş (CIMG) tarafından imzalanmadığını hatırlattı.

Bu konuda tekrar çalışma yapmaları ve çözüm bulmaları gerektiğini ifade eden Hafız, imamların eğitimi konusunda camiye ait Gazali Enstitüsü'nün Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak bir çalışma yapma önerisinde bulundu.

SOSYAL AĞLARDA MUHATAP SORUNU

Geçen yıl bireylerin kişilik haklarına, özel hayatın gizliliğine ve diğer temel hak ve özgürlüklere aykırı ya da çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimlerine zarar verici şekilde internet kullanımının önlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Dijital Mecralar Komisyonu kurulmuştu.

Başkanlığını AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman'ın yaptığı komisyonda AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık da yer alıyor.

Komisyon yeni yasama yılının ilk toplantısını dün gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan komisyon başkanı Yayman, iletişimdeki gelişmelerin baş döndürücü şekilde devam ettiğine dikkat çekerek, sosyal medya üzerinde teyit edilmemiş ve asılsız bilgilerin kısa sürede paylaşıldığına, bunun kamu düzeninin bozulmasına gidecek kadar olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi.

'Dijital dünya, siyasetin ve partilerin üstünde bir konudur' diyen Yayman, bu konuda ortak akıl ve demokratik kültür çerçevesinde adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Sokağın, sosyal medyadaki tartışmalara ilişkin rahatsızlığı olduğunu ifade eden Yayman, 'bu alanda bir düzenin ve standardın sağlanması konusunda sokağın bir talebinin olduğunu görüyoruz. Evrensel normları ıskalamadan, demokratik değerlerden vazgeçmeden bir düzenleme yapılması gerekir. Kişisel verilerin Türkiye'de kalması ve kamu düzeninin sağlanması gibi ulusal güvenlik sorununa dönüşen konularda, TBMM'nin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekir' dedi.

Daha önce sosyal ağ sağlayıcıların, Türkiye'de temsilci bulundurmasını zorunlu kılan yasal düzenleme yaptıklarını hatırlatan Yayman, "Sosyal ağ sağlayıcıların kağıt üzerinde muhataplıkları var ancak fiilen, bir ofis, adres ve çalışan bulundurmak gibi durumları yok. Bir muhatabımız yok. Hem TBMM hem de komisyon olarak bu sosyal ağların; Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD'de nasıl fiziken ve yönetsel olarak muhataplıkları, ofisleri ve bir adresleri varsa aynı şekilde Türkiye'de de bu temsilciliklerin fiziken olmasını istiyoruz. Sosyal ağ kullanan sayısının çok olduğu bir ülke olarak, bunu istemek en doğal ve demokratik hakkımızdır' mesajını verdi.

Sosyal medyaya ilişkin yasal düzenleme çalışmalarının sürdüğünü bildiren Yayman, 'Bu düzenleme bir sansür yasası olmayacaktır. Almanya, Fransa'da nasıl bir uygulama varsa, demokrasi-güvenlik dengesi içerisinde, kamu güvenliğini bozmadan, kişisel hakları koruyarak bir düzenleme yapılması gerektiğine inanıyoruz. Buna TBMM ve komisyonumuz öncülük edecektir' dedi.

Zafer Işık da, komisyonun önümüzdeki hafta Facebook başta olmak üzere diğer sosyal ağ temsilciliklerini dinleyeceklerini belirtti.