Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2026 yılının ilk aylık basın toplantısını önceki gün gerçekleştirdi.
Toplantının ana başlığı ulaşımdı.
Yeni teleferik projelerinden kavşak düzenlemelerine, Bursaray yatırımlarından Çalı–Demirtaş metro hattına, tramvay entegrasyonundan Mudanya için planlanan hızlandırılmış otobüs hatlarına kadar, Bursa’nın yıllardır biriken ulaşım başlıkları masaya yatırıldı.
Ancak toplantının satır aralarında, Bursa’nın belki de en çok konuşulan ama bir türlü hayata geçirilemeyen projelerinden biri yeniden gündeme geldi:
Uludağ’ın eteklerinden ilerleyecek Güney Çevre Yolu.

Bu proje aslında yeni değil.
Yıllar önce, çeşitli dönemlerde bakanlık görevlerinde bulunan ve bugün AK Parti Artvin Milletvekili olan Faruk Çelik tarafından ilk kez yüksek sesle dile getirilmişti.
Sonrasında neredeyse bütün siyasi partiler, belediye başkanları ve meslek odaları bu başlığı zaman zaman açtı.
Ama Bursa trafiği büyüdü, araç sayısı arttı, kent doğuya ve batıya doğru uzadı…
Güney Çevre Yolu ise hep kağıt üzerinde kaldı.

Mustafa Bozbey, son basın toplantısında bu noktaya özellikle temas etti.
Harita Mühendisleri Odası’nın bu konudaki çalışmasını “önemli ve değerli” bulduğunu vurguladıktan sonra şu ifadeleri kullandı:
“Aslında bana göre Çalı’dan Görükle Kavşağı’na kadar uzatılması daha doğru olur. Ancak bu işin proje maliyeti yaklaşık 1 milyar dolara ulaşıyor. Belediye imkânlarıyla bunu gerçekleştirmek çok zor. Bu nedenle hükümetin desteğini bekliyoruz. Siyasilerimize açık bir çağrı yapıyoruz.”
Bu sözler, konunun artık teknik bir tartışmanın ötesine geçerek doğrudan siyasi irade meselesine dönüştüğünü de açık biçimde ortaya koyuyor.
Dün Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı İlker Tokdemir’i aradım.
Hem Güney Çevre Yolu’nun ayrıntılarını hem de bu noktaya nasıl gelindiğini anlattı.
Bursa’nın mekânsal gelişimi yıllardır aynı hat üzerinde ilerliyor.
Ankara–İzmir yolu boyunca, yaklaşık 8 kilometre eninde ve 60 kilometre boyunda lineer bir kent yapısı oluşmuş durumda.
Bu ana aks, bugün hem şehir içi trafiği hem de şehirlerarası yükü aynı anda taşımaya çalışıyor.
Daha çarpıcı olan ise şu:
Ankara–İzmir yolu ile Uludağ arasında kalan, yani yolun “üst tarafında” yer alan mahallelerde yaklaşık 1 milyon 100 bin kişi yaşıyor.
Bu rakam, Bursa merkez nüfusunun neredeyse yarısına karşılık geliyor.
Bugün bu nüfusun önemli bir bölümü, kent merkezine ulaşmak için mecburen Ankara–İzmir yoluna yükleniyor.
Sonuç değişmiyor:
Sabah-akşam kilitlenen kavşaklar, bitmeyen kuyruklar, artan zaman ve yakıt kaybı.
HKMO’NUN GÜNEY ÇEVRE YOLU ÖNERİSİNDE NELER VAR?
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, bu tabloya itiraz ediyor.
19 Kasım’da düzenlenen “Bursa Ulaşımında Akıllı Sistemler ve Gelecek Vizyonu” panelinde bu konu ayrıntılı biçimde ele alındı.

Panelde Ramazan Apak’ın sunduğu Güney Çevre Yolu çalışması, teknik ve planlama boyutlarıyla masaya yatırıldı.
Ortaya konan öneri netti:
Uludağ’ın eteklerinde yaşayan nüfusun, ana arterlere inmeden üst kotlardan transfer edilmesi.
Önerilen Bursa Güney Çevre Yolu, toplam 27 kilometre uzunluğunda.
Bunun 18 kilometresi tünel, 9 kilometresi açık yol ve viyadüklerden oluşuyor.
Projede;
14 adet farklı seviyeli kavşak, Toplam 2.247 metre uzunluğunda 4 viyadük, 9 adet çift tüp tünel yer alıyor.
Tasarım hızı 70 km/s, seyahat süresi ise yaklaşık 23 dakika olarak hesaplanmış.
Yaklaşık maliyet: 941,7 milyon dolar.
Bu rakamlar, Bozbey’in neden “belediye imkânlarıyla zor” ifadesini kullandığını da net biçimde ortaya koyuyor.

BU YOL NEYİ DEĞİŞTİRECEK?
Güney Çevre Yolu hayata geçtiğinde;
Kent merkezindeki transit trafik ciddi biçimde azalacak, Sanayi–lojistik–yerleşim aksları daha dengeli işleyecek, Zaman ve yakıt kaybı düşecek, Ulaşımdan kaynaklı çevresel etkiler azalacak, Bursa’nın yatırım cazibesi ve rekabet gücü artacak.
Ama asıl mesele şu:
Bu proje yalnızca bugünün trafiğini rahatlatmaya dönük değil, 2050 Bursa’sını gözeten bir planlama yaklaşımına dayanıyor.
Bu nedenle HKMO, projenin 1/100.000 ölçekli 2050 Bursa Çevre Düzeni Planı kapsamında değerlendirilmesini istiyor.
Aksi halde bugün yol için ayrılmayan koridorlar yarın bina, site ve sanayi alanına dönüşüyor; ardından da yüksek kamulaştırma ve yıkım maliyetleri gündeme geliyor.
GÜNEY ÇEVRE YOLU DIŞINDAKİ KRİTİK ÖNERİLER
Ulaşım artık yalnızca asfalt ve kavşak meselesi değil.
Gerçek zamanlı veri yönetimi, sensörler, coğrafi analizler ve akıllı ulaşım sistemleri kent yaşamını doğrudan etkiliyor.
Bu sayede belediyeler daha hızlı, daha doğru ve daha veriye dayalı kararlar alabiliyor.
Bir zamanlar “Kara Şimşek” dizisinde hayal olan sürücüsüz araçlar bugün gerçeğe dönüşmüş durumda.
TOGG ve Tesla derken, sürücüsüz minibüsler ve otobüsler yollara çıkıyor.
Bursa’da Karsan tarafından üretilen otonom araçlar için Büyükşehir ve İnegöl Belediyesi test sürecine hazırlanıyor.
Bu gelişme beraberinde yeni soruları da getiriyor:
Şerit genişlikleri, yol çizgileri, kavşak düzenleri, yaya alanları…
Hepsi yeniden ele alınmak zorunda.
Jetgiller çizgi filmiyle büyüyen bir kuşak için romantik gelebilir ama gerçek şu:
Amerika ve Çin’de uçan araçlar için binlerce ön sipariş alınmış durumda.
Türkiye’de ise Baykar ve Aircar bu alanda ciddi çalışmalar yürütüyor.
Beş yıl sonra belediyelerin kapısı şu sorularla çalınacak:
“Uçan aracı nereye park edeceğiz?”
“Güvenli uçuş koridoru nereden geçecek?”
Bunların tamamı bugünden 2050 planlarına işlenmek zorunda.
HKMO’nun altını çizdiği diğer başlıklar da dikkat çekici:
Kestel–İnegöl metro hattı, Kestel–Yenişehir Havalimanı metro veya banliyö hattı, Görükle–TEKNOSAB–Karacabey hattı, İnegöl’ün hızlı tren ağına bağlanması, İnegöl–Domaniç yolu için tünel projesi.
Tüm bu hatların bugünden planlara işlenmesi, ileride yaşanacak kamulaştırma krizlerinin önüne geçmek açısından hayati önemde.
Son söz şu:
Güney Çevre Yolu bir tercih değil, Bursa’nın geleceği için zorunluluk.
Top artık yalnızca belediyede değil.
HKMO yönetimi bu çalışmaları AK Parti ve CHP başta olmak üzere siyasi parti il başkanlıklarını ziyaret ederek aktardı.
Bu çağrıya Ankara’nın, siyasetin ve ilgili tüm kurumların nasıl yanıt vereceğini Bursa dikkatle izleyecek.