Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İzmir depremini inceleyen profesörden Bursa uyarısı
06 Kasım 2020 Cuma, 07:56

Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı ve kısa adı DEPAR olan Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Beyhan Bayhan, depremin ardından İzmir'e giderek, incelemelerde bulundu.

Üç gün boyunca depremin etkilediği bölgelerde incelemelerde bulunan ve İzmir Depremi raporunu hazırlıklarını sürdüren Prof. Dr. Beyhan, ASTV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programında izlenimlerini anlattı.

Konuşmasına önce bir tespit ile başlayan Prof. Dr. Bayhan, İzmir depremi denilmesine rağmen sarsıntının merkez üssünün Ege denizi ve Sisam adası yakınları olduğuna dikkat çekti. Bu tespitin ardından söyledikleri ise oldukça dikkat çekici.

Depremin merkez üssüne yakın Aydın ve İzmir'in Seferihisar, Gümüldür ilçelerinde binalarda hasar yokken Bayraklı'ya geldiğinizde Manavkuyu, Mansuroğlu ve Adalet Mahallelerindeki bir üçgende binalar yıkıldı.

15-20 bin adımda dolaştığı bölgede yıkılan 9 binanın enkazını da inceleme fırsatı bulan Prof. Dr. Bayhan, zeminin çok konuşulduğunu, ancak aynı zemine basan başka binalarda yıkımın gerçekleşmediğini söyledi.

Yıkılan binaların ortak özelliğinin zemin artı 7 veya 8 katlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bayhan'a göre, deprem en zayıf olanları seçti. Bölgedeki 15 katlı binalarda etkilendi ama taşıyıcı elemanlarına hiçbir şey olmadı.

Peki, yıkılan binaların beton ve demir kalitesi nasıldı?

Binaların hepsinin 1998 öncesi yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Bayhan, şöyle devam etti:

'Rızabey apartmanı ve yıkılanların hepsinin beton kalitesi oldukça kötüydü. Emrah apartmanı ise içlerinde en kötü olanıydı. Yıkılan binaların hepsi ruhsatlı. Ancak tabii oldukları 1975 yönetmeliğine bile uygun yapılmamış. Emin olun 1975 yönetmeliğine uygun yapılsaydı bu binalara hiçbir şey olmazdı. Bu da bina yapımındaki zafiyetimizi gösteriyor'

Prof. Dr. Bayhan, bir binanın yapımında birçok parametrenin olduğuna işaret ederek, 'Sadece birine suçu yüklemek mümkün değil. Doğanlar apartmanı iki blok. Biri yıkılmış diğeri ayakta. Bir kolonun betonunun düzgün dökülmemiş olması bile koca binanın çökmesine neden olabilir. Buradaki en önemli konu denetim.' değerlendirmesini yaptı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN GEÇ KALMAYALIM

İzmir'e gitmeden önce Bayraklı'nın nasıl bir bölge olduğunu bilmediğini vurgulayan Prof. Dr. Bayhan, Rızabey apartmanı örneğiyle kentsel dönüşüm konusuna değindi. Prof. Dr. Bayhan, şöyle devam etti:

'Yıkımların olduğu yer orta ve üst gelir grubunun oturduğu bir bölge. Rızabey apartmanında daire fiyatları bir-bir buçuk milyon lira arası. Ömrünüz boyunca birikim yapıp bir ev sahibi oluyorsunuz. Sonra güvenli olmadığından şüphe edince deprem performans raporu için başvurduğunuzda elinizdeki her şey gidebilir. Riskli çıkarsa 60 yada 90 gün içinde yıkılması gerekiyor. Müteahhitle anlaşamadığınızda yıkılan binanın arsası elinizde kalıyor'

Prof. Dr. Bayhan'a göre, kentsel dönüşümün en büyük açmazlarından biri olan bu sorun vatandaş-devlet-finans kurumu işbirliği ile çözülebilir. Devlet bunu kanunla mecburi hale getirebilir.

Elazığ ve İzmir depremlerinin son uyarılar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bayhan, 'Marmara depremini bekliyoruz. Artık geç kalmamız gerekiyor' dedi.

2000 YILI MİLAT KABUL EDİLMELİ...

Programda, Prof. Dr. Bayhan'a Bursa'nın durumunu da sorduk.

Bursa'nın Marmara denizi, Gemlik ve Uludağ'ın kuzeyinde şehir içinden geçen üç fayın etkisi altında olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bayhan, 'Bursa, 1855 yılında deprem yaşadı. İki deprem oldu. Biri ana biri artçı depremdi. Bu depremde Bursa nüfusunun yüzde 4'ü yaşamını yitirdi. Bugün için böyle bir rakamı düşünmek bile istemiyorum' dedi.

Marmara denizindeki fayın kırılması halinde oluşacak depremin en az İstanbul kadar Bursa'yı da etkileyeceğini ifade eden Prof. Dr. Bayhan, şunları söyledi:

'Bursa'nın yapı stoku Türkiye'den farklı değil. Hatta Bursa'daki dayanıksız bina stoku çok daha fazla olabilir. Osmangazi ve Yıldırım'a baktığınızda sonradan ruhsatlandırılan yapı sayısı oldukça fazla. İzmir'deki yapıların hepsi ruhsatlıydı. Bunlar ise hiçbir mühendislik hizmeti almamış binalar. Nilüfer'e de dikkat etmek gerekiyor. Çünkü orada da 1999 depremi öncesi yapılan binalar var. İzmir'deki binalar Nilüfer'e benziyordu'

Kentsel dönüşüm için bir an önce harekete geçilip radikal kararlar alınması gerektiğine de işaret eden Prof. Dr. Bayhan, ' 20000 yılı öncesi yapılan tüm binalar risk kapsamına alınmalı. 2000 yılı milat olmalı. Bu binaların hepsinin tapuda , belediyede bilgileri var. İtiraz edenler olabilir. O zaman detaylı inceleme yapılır. Burada kararlı olmak önemli. İnsan hayatı mı yoksa maddi çıkarlar mı buna bakmak lazım' dedi.

Bu dönüşümün büyük maliyet oluşturacağını da ifade eden Prof. Dr. Bayhan, 'Deprem tehlikesi devam ediyor. Bir yerden başlamak gerekiyor' dedi.