Hava Durumu

Katı atıkta Kayapa’ya dönüş, peki Hamitler ne olacak?

Yazının Giriş Tarihi: 18.06.2026 08:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.06.2026 08:02

Bursa’nın çöp meselesi yıllardır konuşulur, ertelenir, yeniden gündeme gelir. Ama değişmeyen tek şey şudur: Hamitler artık bu yükü taşıyamıyor.

Koku, sızıntı, çevresel baskı… Altı mahalleyi doğrudan etkileyen bu tablo, teknik bir sorun olmanın çok ötesine geçti.

Şimdi ise dosya yeniden açıldı. Bu kez adres yine tanıdık: Kayapa.

Geçen dönem hazırlanan ve ihale aşamasına gelen Kayapa projesi, 31 Mart seçimleri öncesinde siyasetin en sert tartışma başlıklarından biriydi.

Seçim kampanyasında bölgeye gidip “buraya tesis yapılmayacak” sözü veren Mustafa Bozbey, göreve geldikten sonra bu dosyayı rafa kaldırmış, yeni yer arayışlarına yönelmiş ancak Orman Müdürlüğü’nden olumlu yanıt alamamıştı.

Ancak süreç orada donmadı, sadece bekledi.

Bozbey’in görevden uzaklaştırılması, ardından mecliste oluşan yeni tablo ve başkanvekilliğine AK Parti’li Şahin Biba’nın seçilmesiyle birlikte, Kayapa dosyası yeniden masaya geldi.

Son meclis toplantısında da Batı Bölgesi Katı Atık Entegre Tesisi’ne ilişkin uygulama imar planının kabul edilmesi, bu dönüşün en somut adımı oldu.

Kısacası; siyaset değişti, dosya raftan indi.

Aslında bu tartışma yeni değil…

Bugün yeniden konuşulan Kayapa meselesi, yıllardır adım adım ilerleyen bir sürecin sonucu.

15 Eylül 2023’te dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yaptığı açıklamalar, bugünkü tabloyu anlamak açısından önemli bir referans.

Aktaş, Hamitler’de artan koku şikayetleri üzerine acil eylem planını devreye aldıklarını açıklarken, bir yandan da yeni tesis sürecine ilişkin net mesajlar veriyordu.

Yeni tesis için Cumhurbaşkanlığı onayının alındığını, sürecin önünde ciddi bir engel kalmadığını ve projenin yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirileceğini ifade ediyordu.

Kurulacak tesisle birlikte çöp miktarının yüzde 70’e varan oranda azalacağını, açık depolamanın ortadan kalkacağını ve atıkların ekonomiye kazandırılacağını vurguluyordu.

Ve belki de en dikkat çekici cümlesi şuydu:

“Bugün anlaşılmayabilir ama 5-10-20 yıl sonra bu kararın ne kadar doğru olduğu görülecek.”

Bugün gelinen noktada tartışma tam da bu cümlenin etrafında dönüyor.

TEKNİK BİR İHTİYAÇ MI, YENİ BİR RİSK Mİ?

Belediyenin yaklaşımı net:

Artan nüfus, büyüyen şehir ve yükselen atık miktarı karşısında modern, entegre ve çevreye zarar vermeyecek bir tesis artık bir tercih değil, ihtiyaç.

Bu tespit kağıt üzerinde doğru.
Zaten Bursa gibi hızla büyüyen bir kentte çöp meselesi ertelenebilecek bir başlık değil.

Ancak sahadaki itirazlar da bir o kadar güçlü.

30 Ağustos Mahallesi Muhtarı Halil Özçoban kararın alındığı mecliste söz almak istedi ancak mevzuat engeline takıldı.

Bölge halkı tedirgin.

Ve eleştirilerin önemli bir bölümü, projenin kendisinden çok yer seçimi üzerinde yoğunlaşıyor.

Asıl tartışma: Su

İtirazların merkezinde ise çevresel hassasiyetlerin en kritik başlığı var: su kaynakları.

Kayapa-Kuruçeşme hattı;
barajlara, arıtma tesislerine, dere yataklarına ve yeni yerleşim alanlarına yakınlığıyla biliniyor.

Bu nedenle dile getirilen temel soru şu:

Böylesi bir tesisin konumu, su kaynakları açısından risk oluşturur mu?

Bu konuda daha sert uyarılar yapılıyor. Ancak tartışmanın sağlıklı ilerleyebilmesi için şu ayrımın netleşmesi gerekiyor:

Kaygı ile veri aynı şey değil.

Modern entegre tesisler, doğru projelendirme ve denetimle çevresel etkileri büyük ölçüde kontrol altına alabiliyor.
Öte yandan yer seçiminin yanlış olması halinde uzun vadeli risklerin ortaya çıkabileceği de biliniyor.

Dolayısıyla mesele, “yapılsın mı yapılmasın mı” tartışmasından çok,
“hangi şartlarda, hangi güvenlik önlemleriyle yapılmalı” sorusuna odaklanmak zorunda.

Ortaya çıkan tabloyu sadeleştirelim:

• Bir tarafta yıllardır çözülemeyen Hamitler gerçeği var.
• Diğer tarafta Kayapa için alınan plan kararı.
• Bir yanda “modern tesis şart” diyenler,
• Diğer yanda “yanlış yer” itirazı yükseltenler…

Ama eksik olan çok net:

Ortak akıl.

Üniversiteler, meslek odaları, yerel yönetimler ve merkezi idare aynı masada buluşmadan,
bu tür kararlar ne kadar teknik olursa olsun,
toplumsal karşılık bulmuyor.

Son söz:

Hamitler artık sürdürülemez.
Bu gerçek.

Kayapa ise bir tercih değil, bir zorunluluğun sonucu olarak yeniden gündemde.

Ama Bursa’nın önündeki asıl mesele şu:
Bu kez doğru karar alınabilecek mi?

Eğer süreç; şeffaf verilerle, bilimsel raporlarla ve açık bir iletişimle yürütülürse,
bu dosya kapanır.

Aksi halde Bursa,
yıllardır yaptığı gibi
aynı tartışmayı farklı dönemlerde yeniden yaşamaya devam eder.

Ve o zaman mesele sadece çöp olmaz.

Çünkü bu tartışmanın merkezinde aslında Kayapa değil,
Hamitler’in daha ne kadar taşınabileceği sorusu var.

Cevap bulunamazsa,
sorun yer değiştirmez… büyür.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.