Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Kırmızı et neden pahalı? Uzmanlardan çözüm raporu…

Yazının Giriş Tarihi: 03.04.2022 08:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.04.2022 08:05

Bu konudaki bilimsel bir araştırmayı 4 yıl önce yazmıştım; ‘Et yiyen ot yiyeni yönetir’. Yapılan araştırmaya göre et yiyenlerin zeka düzeyi daha yüksek oluyormuş. 

Dünyadaki et tüketim oranları, bunun içinde tavuk, balık ve diğer hayvanlar da dahil edildiğinde G-7 sıralaması ortaya çıkıyor. ABD birinci sırada ve yıllık tüketim 110 kilogram. Onlar biraz abartmışlar galiba ama Avrupa Birliği ülkeleri ortalaması 60 kilogramdan aşağı düşmüyor. Dünya ortalaması 6,4 iken Türkiye’de ise 14 kilo. Aslında bu rakamın Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (ETBİR) verilerine göre, son iki yılda 7-8 kiloya geriledi.

Araştırmada çıkan bu sonuç ve rakamlar, Aziz Nesin’in ‘aptallık üzerine ön görüsünü’ hatırlattı. Et tüketimimiz yerlerde sürünürken, Aziz Nesin’in aptallık benzetmesi normal değil mi? Nesin de zaten protein tüketiminin azlığına dikkat çekmek için yapmıştı bu ‘benzetme’yi!..

Aslında et tüketimi gelirle de doğrudan orantılı.

Türkiye’de son aylarda en çok tartışılan konulardan biri başta et olmak üzere temel gıda maddelerindeki aşırı fiyat artışları. 

Başkanlığını Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Batmaz’ın yaptığı Çiftlik Hayvanları Hekimliği Derneği’nin hazırladığı raporda ülkemizdeki hayvancılığın başlıca sorunlarını ve çözüm önerilerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Rapor 102 sayfalık ve oldukça hacimli. O yüzden tamamını bir köşe yazısına aktarmanın imkanı yok. 27 uzmanın görüşlerinin yer aldığı raporun sonuç bölümünden bilgileri aktarmaya çalışacağım.

Önce Prof. Dr. Batmaz’ın tespitleriyle başlayayım; Türkiye’nin nüfusu 84 milyon. Bunun yanı sıra çok sayıda mülteci ve yılda 25-30 milyon turisti de düşünürseniz hesaplamaları buna göre yapmak gerekiyor.

Ülkemizdeki hayvan varlığına gelince;  2020 yılı verilerine göre, 18 milyon sığır, 42 milyon koyun ve 12 milyon keçi varlığımız bulunuyor. Son 20 yılda hayvan varlığı artsa da Türkiye nüfusundaki 2 katlık artış hızına ulaşamıyor.

Peki, sorunlar neler; başlıklar halinde sıralarsak;

-Özellikle sığır varlığının yüzde 80’inden fazlasını elinde bulunduran küçük yetiştiricilerin kar edememesi, girdi maliyetlerinin yüzde 50’den fazlasının ithal edilmesi ve artan döviz fiyatlarıyla maliyetlerin yükselmesi, kırsal kesimin kente göçü, mera hayvancılığının azalması, son 20-25 yılda koyun keçi eti tüketim oranının düşmesi, ülkemizde etçi sığır ırklarının az olması, hastalıklara karşı koruyucu hekimlik oranının düşüklüğü.

HAYVANCILIK NASIL DÜZLÜĞE ÇIKAR?

 Raporun öneriler bölümünde ise küçük üreticilerin kar edebilmesi için kooperatifçiliğin özendirilmesine ilk sırada yer verilirken, artan yem maliyetleri karşısında süt yem paritesinin getirilmesi önerildi. Diğer öneriler ise şöyle sıralandı:

Ekonomik durumlardan dolayı inek kesimi önlenmeli, yüksek verimli damızlık dişi dışında ithalat yapılmamalı, Et ve Süt Kurumu’nun ithalat yaparak piyasayı regüle etmek anlayışından süratle vazgeçerek, et ve süt piyasalarında gerçek bir müdahale kuruluşu olarak arz-talep dengesini ve piyasa istikrarını sağlamalı, yapılan teşvikler gözden geçirilmeli, büyük maliyetlere neden olan mazot, elektrik, su giderleri için çiftçi lehine düzenleme yapılmalı, yem hammaddesinde yüzde 50’ye varan dışa bağımlılığın yüzde 20’ye düşürülmesi için üretim teşvik edilmeli ve desteklenmeli, mera hayvancılığının geliştirilmesi, etçi sığır yetiştiriciliğinin arttırılması, koyun ve keçi yetiştiriciliğinin desteklenmesi, tarım bakanlığının 5-10-20 yıl sonrası için ihtiyaç ve üretim planlaması yapmalı’

Raporda tüketiciye dönük uygulama önerisinde de bulunuldu. Aile ve sosyal politikalar bakanlığı eliyle asgari ücretle çalışanlara et-süt-yumurta alabilmeleri için örneğin her ay 500 lira gibi bir kredi kartı verilmeli.

DR. ESGİN, CHP’LİLERE SORDU: İNŞAAT DURUNCA NEDEN YÜRÜMEDİNİZ?

CHP Bursa İl Başkanı ve çok sayıda milletvekilli, 10 yıldan beri tamamlanamayan hızlı tren güzergahında önceki gün yürüyüş yaparak, ‘Bursa’nın hızlı treni nerede? sorusunu yöneltmişlerdi.

Dün ASTV’de yayınlanan Sevda Kurul’un Satırbaşı programına katılmak üzere Sönmez Medya’ya gelen AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin, program öncesi sohbetimizde yürüyüşün şova yönelik ve samimi olmadığını savundu.

Hızlı tren inşaatının ihale ve finansman sorunlarının çözülmesinin ardından hızla devam ettiğini ve 6 tünelde günde 25 metre kazı yapıldığını, önümüzdeki günlerde bunun günlük 50 metreye çıkacağını belirterek, şunları söyledi:

‘ Burada Kemal Demirel’i ayrı bir yere koyuyorum. Yaptığı her şeyde samimi olan bir büyüğümüz. Ancak, yük treni sözleriyle itibarsızlaştırma gayretlerini ve Bursa için yaptığımız her yatırımdan AK Parti yapıyor diye rahatsız olan bir siyasi anlayışı, çalışmaların yavaşladığı dönemde değil de hattın uzatıldığı 6 tünelde eş zamanlı inşaatın devam ettiği günlerdeki şov kokan yürüyüşünü samimi bulmuyorum. Bursa’ya yapılan iyi işlerle ilgili bir katkı sağlama amacıyla ortaya konan bir çaba değil’

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.