Hava Durumu

Küsen Arap turisti spor geri getirir mi?

Yazının Giriş Tarihi: 25.12.2025 08:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.12.2025 08:06

Türkiye son yıllarda turizmde gerçekten dikkat çekici bir başarı hikâyesi yazıyor. Döviz kazandırıyor, istihdam yaratıyor, kültürel bir vitrin işlevi görüyor. Üstelik küresel ekonominin gümrük duvarlarıyla sarsıldığı bir dönemde, turizm hâlâ nispeten dokunulmamış nadir alanlardan biri.

Bu fotoğrafın içinde Bursa da bir süredir yerini yeniden tarif etmeye çalışıyor. Tarım ve sanayinin ardından, artık turizm üçüncü bir ayak olarak konuşuluyor.

Son on yılda yerel yönetimlerin öncelik vermesi, özel sektörün yatırımlarıyla birlikte kentte belirli bir ivme yakalandı. Ancak tabloyu bütüncül okuduğumuzda, bir eksik parça göze çarpıyor: eski pazarlar.

Bir dönem Bursa denilince, özellikle Körfez ülkelerinden gelen Arap turistler akla gelirdi. Çekirge’de termal oteller, yaz aylarında Uludağ, Mudanya ve Gemlik’te satın alınan evler… Hatta Bursalıların yazın evlerini Körfez’den gelen ailelere kiraladığı günler çok da uzak değil. Çok iyi hatırlıyorum. O yıllarda görev yaptığım Anadolu Ajansı’nın Bursa bürosunun bulunduğu apartmanın bir katı Kuveytlilerden oluşuyordu.

Ama gerçek şu: Bu ilgi son beş yıldır ciddi biçimde azaldı. Arap turistin rotası Karadeniz’e kaydı. Bursa ise adeta sessizce bu küskünlüğü izledi. Yaz aylarında Uludağ’da Arap turist görmek neredeyse istisna hâline geldi.

Tam da bu noktada, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Kuveyt ziyareti dikkat çekici. Bozbey, görüşmeler sırasında sık sık Bursa’yı yalnızca bugünün değil, geleceğin de turizm ve spor kentleri arasına taşıma hedefinden söz etti. Kuveytli muhataplarına, kentin doğal, kültürel ve sportif potansiyelini birlikte değerlendirme çağrısı yaptı.

Ziyaretin merkezinde ise açık biçimde spor diplomasisi vardı. Atletizm federasyonlarıyla yapılan görüşmeler, Kuveytli sporcuların Bursa’daki uluslararası organizasyonlara davet edilmesi ve özellikle kış döneminde Bursa’nın bir hazırlık merkezi olarak konumlandırılması… Bozbey’in ifadesiyle, bu iş birliklerinin yalnızca sportif değil, kültürel bağları da güçlendirecek bir etkisi olacağı düşünülüyor.

Peki soralım:
Küsen Arap turisti spor geri getirir mi?

Spor, doğru kurgulandığında güçlü bir araç. Uzun süreli konaklama, düzenli geliş-gidiş, yüksek harcama potansiyeli ve ailelerle birlikte seyahat etme gibi avantajlar barındırıyor. Bozbey’in Kuveyt’te dile getirdiği “sporcular üzerinden kurulan ilişkinin turizme ve yatırıma da kapı aralayacağı” vurgusu, bu açıdan yabana atılacak bir yaklaşım değil.

Ancak tek başına spor yeterli mi?
Burada asıl mesele şu: Arap turist Bursa’ya neden küstü, neden Karadeniz’i tercih etti? Konaklama politikaları mı, hizmet dili mi, şehir içi ulaşım mı, yoksa algı mı? Bu soruların cevabı verilmeden atılan her adım eksik kalır.

Bozbey’in Kuveyt temasları, en azından şu açıdan önemli: unutulmuş bir pazara dönük bilinçli bir geri dönüş arayışı var. Üstelik bu arayış, klasik broşür ve tanıtım diliyle değil; spor, kültür ve yatırım başlıklarıyla yürütülüyor.

Ama şunu da not düşmek gerekiyor:
Turizm, sadece heyet ziyaretleriyle değil; şehir refleksiyle büyür. Misafirperverlikten fiyat politikasına, sosyal hayattan iletişim diline kadar her şey bu denklemin parçasıdır.

Sonuç olarak…
Spor, küsen Arap turist için bir anahtar olabilir.
Ama kapıyı açmak için, Bursa’nın aynaya bakması da şart.

ZOR YILIN ARDINDAN, TEMKİNLİ BİR 2026

Ekonomi açısından 2025, yalnızca rakamların değil beklentilerin de zorlandığı bir yıl olarak hafızalara kazındı. Küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve içeride yüksek enflasyonla mücadele başlıkları, gündemin merkezinde yer aldı. Uzmanlar, 2026’ya girerken de benzer bir tablonun tamamen dağılmadığına işaret ediyor. Özellikle sıkı para politikasının devam edeceği yönündeki beklentiler hem ücretliler hem de iş dünyası açısından temkinli bir duruşu beraberinde getiriyor.

Tam da bu atmosferde, ekonomi gündemi önceki gün Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) çatısı altında ele alındı. Sanayicilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı, yalnızca bugünü değil, 2026’ya dair yol haritasını da masaya yatırdı.

Toplantının açılışında konuşan DOSABSİAD Başkanı Onur Kutlualp, küresel belirsizlikler ve sıkı para politikaları gölgesinde Türkiye ekonomisinin yeni bir denge arayışında olduğuna dikkat çekti. Kutlualp’in vurgusu, beklentileri doğru yönetmenin ve orta-uzun vadeyi sağlıklı okumanın önemineydi. Sanayiciler için risk kadar fırsat başlıklarının da dikkatle izlenmesi gerektiğinin altı çizildi.

Ekonomi gündeminin en çok merak edilen başlıkları ise DOSABSİAD Ekonomi Danışmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz tarafından paylaşıldı. Eryılmaz, 2026 yılına ilişkin makroekonomik beklentileri aktarırken, olağanüstü bir gelişme yaşanmaması halinde enflasyonda belirgin bir gerileme beklentisinin öne çıktığını ifade etti. Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin değerlendirmelerinde ise, kademeli faiz indirimleriyle piyasanın bir miktar rahatlayabileceği mesajını verdi.

Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de yatırım tercihleri oldu. Filiz Eryılmaz, mevcut ekonomik programın başarısı açısından kur istikrarının önemine işaret ederek, “2026’da doları bir korunma aracı olarak görmeyin” uyarısında bulundu. Euro/Dolar paritesine dair beklentilerini paylaşan Eryılmaz, döviz tarafında Euro’nun pozisyonunun güçlenebileceğini, buna karşın altının güvenli liman olma özelliğini koruduğunu dile getirdi. Yılın ikinci yarısında bankacılık sektörüne yönelik makroihtiyati tedbirlerde gevşeme ihtimalinin de piyasada farklı bir dinamizm oluşturabileceğine dikkat çekti.

DOSABSİAD’daki buluşma, sanayicilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi. Ortaya çıkan tablo ise netti: 2026’ya girerken, beklentiler yüksek sesle dile getiriliyor ancak kelimelerin arasına temkin, denge ve hesap başlıkları da dikkatle yerleştiriliyor. Ekonomide yeni yılın yol haritası, büyük iddialardan çok, ölçülü adımlar üzerinden şekilleniyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.